Fistikyesili

  • Son Yazılar

    SOKRATESİN SON GECESİ

    SOKRATESİN SON GECESİ

    HÜZÜN DİYARINDAN PARÇALAR

    HÜZÜN DİYARINDAN PARÇALAR

    RENAULT DUBLESİ

    RENAULT DUBLESİ

    SALİM EFENDİ

    SALİM EFENDİ

    DOĞUM GÜNÜNDE YENİDEN DOĞMAK

    DOĞUM GÜNÜNDE YENİDEN DOĞMAK

    BUTTON ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN ETTİ

    BUTTON ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN ETTİ

    YAZI YAZ KİTAP KAZAN

    YAZI YAZ KİTAP KAZAN

    KÖPEK ALIRKEN DİKKAT

    KÖPEK ALIRKEN DİKKAT

    FALLOUT VE INTROLARI

    FALLOUT VE INTROLARI

    RAPIDSHARE ILE PAYLASMAK?

    RAPIDSHARE ILE PAYLASMAK?

    DURMA GÖĞE BAKALIM

    DURMA GÖĞE BAKALIM

    TAKSİCİ DİYALOGLARI

    TAKSİCİ DİYALOGLARI

    OYUN DÜNYASINDAN HABERLER

    OYUN DÜNYASINDAN HABERLER

    HAFTANIN VİZYON FİLMLERİ

    HAFTANIN VİZYONU

    GELECEĞİ BELİRSİZ 5 ÇOCUK

    GELECEĞİ BELİRSİZ 5 ÇOCUK

“Köpeklerde Beslenme Hakkında Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları”

Yazan: - Konuk Yazar - 6 Şubat 2010

Köpeğim neden dengeli beslenmeli?

Köpekler sağlıklı yaşamak için en az 39 çeşit besin maddesine ihtiyaç duyarlar. Bu besinler amino asit, yağ, vitamin ve mineral içerir. Besinler köpekler tarafından kabul edilebilir olmalıdır. Bu besin maddelerini içeren mamalar köpekler tarafından yenibilmesi için lezzetli olmalıdır. Son olarak; en önemli besin maddesinin “su” olduğunu unutmayalım. Köpekler için daima temiz su bulundurulmalıdır.

Proteinler köpek beslenmesinde ne kadar önemlidir? Bazı proteinler diğerlerinden daha mı iyidir?

Proteinler amino asitler tarafından oluşturulur ve bu amino asitler de kas, tüy, der, ve enzimlerin oluşumunda rol oynarlar. Öyleki proteinler amino asitlerin tek kaynağıdır. Genellikle yumurtadaki protein en iyi olarak söylenir. Hayvansal proteinler genelde bitkisel proteinlerden daha iyidir. Birçok yiyecek yeterli seviyede amino asit üretebilmek için dengeli miktarda hayvansal ve bitkisel protein ihtiva eder.

Karbonhidratlar köpeğin beslenmesinde ne kadar önemlidir? Bazı karbonhidratlar diğerlerinden daha mı iyidir?

Karbonhidratlar genellikle mısır , pirinç, buğday, arpa, yulaf gibi bitkisel gıdalarda bulunur. Tam olarak çok gerekli olmasa da karbonhidratlar genellikle köpek mamalarında mevcuttur çünkü karbonhidrat enerjinin temel kaynağıdır. Fakat unutmamak gerekirlidirki Köpeklerin sindirim sistemi tahılları sindirmek için uygun değildir.

Yağlar köpek beslenmesinde ne kadar önemlidir? Bazı yağlar diğerlerinden daha mı iyidir?

Yağlar köpek beslenmesinde 3 önemli rol oynar. İlk olarak, enerji sağlarlar. İki, besinlerin daha lezzetli olmasını sağlar ve çabuk çürümelerini önler. Son olarak; Daha sağlıklı tüyler ve deri için yağ asitleri içerirler.

Bütün köpek mamaları köpeğin ihtiyacı olan tüm vitamin ve mineralleri içerir mi?

Köpek mamalarındaki tüm vitamin ve mineraller mamanın üzerindeki etikette yazılıdır. Bunun için etiketteki besin değerlerini dikkatlice kontrol etmeniz gerekir.

Köpeğime vitamin ve mineral takviyesi yapmalımıyım?

Eğer köpeğinizi dengeli vitamin ve minarel içeren köpek maması ile besliyorsanız bu gereksizdir. Hatta zararlı bile olabilir. Fakat bazı hastalık, stres veya tıbbi durumlarda veteriner tavsiyesi ile alınabilir.

Köpeğimi ne kadar beslemeliyim?

En iyi besleme yöntemi köpek mamalarında yazılı olan miktarlardır. Besleme miktarı köpeğin yaşına, kilosuna ve aktivite durumuna göre değişiklik gösterir. En iyi yöntem köpeğinizi düzenli olarak tartarak kilo aldığında miktarı düşürmek, kilo kaybında ise miktarı arttırmaktır.

Köpeğimi ne kadar sıklıkla beslemeliyim?

Genç, büyüyen yavru köpekler günde iki yada üç defa beslenmelidir; çok küçük yavruları günde üç defa , genç yavruları ise iki defa besleyiniz. Yetişkin köpekler sahibinin isteğine göre günde bir yada iki defa beslenebilir. Şişman köpeklerin yemek dilenmelerini önlemek için günde iki defa beslenmesi yararlı olur.

Normal insan yemekleri ve yemek artıkları köpekler için yaralımıdır?

Bir parça patlamış mısır köpeğinizi incitmezken yemek artıkları 3 nedenden dolayı tavsiye edilmez;

* Normal yemek ve Yemek artıkları köpeğinizin ihtiyacı olan besin maddelerinden daha fazlasını içerir.
* Köpeğiniz her zaman her yemeği yiyebileceğini ve sizin de onun yemeğini yiyebileceğinizi varsayar.
* Normal yemek ve Yemek artıkları köpeğinizin sizden yemek dilenmesine sebep olur.

Kuru mama konseve mamadan daha mı iyidir?

Yeterli miktarda vitamin ve mineral içeren her çeşit köpek maması tavsiye edilir. Kuru mamalar konservelere göre daha ucuzdur ve aynı zamanda dişlerinin temiz kalmasına da yardımcı olur.

Köpeğim sadece konserve mama seviyor.Sadece koserve mama ile beslemem sakıncalı mı?

Eğer konserve mama tüm vitamin ve minarelleri içeriyor ise bunda bir sakınca yoktur. Eğer sadece konserve mama ile besleniyorsa ayrıca diş temizleme kemiklerinden almanız yada düzenli olarak dişlerini fırçalamanız gerekir.

Veterinerim köpeğimi “ödül” mamalarıyla beslememi tavsiye etti. Niçin bu mama daha iyi?

Ödül mamaları tipik olarak normal mamalardan daha kaliteli ve zengin muhteviyata sahiptir. Bu demektir ki ödül mamaları daha çok protein, daha çok vitamin ve mineral içerir. Böylelikle normal mamalardan daha az miktarda ödül maması yeterli vitamin ve minerali almasında yeterli olur. Ayrıca ödül mamaları daha çok doğal madde içerdiğinden daha sağlıklıdır. Ödül mamaları birde karbonhidrat içeren pirinç gibi besinler içerdiğinden köpekler tarafından daha kolay sindirilirler.

Bazı insanlar tüm gün boyunca köpekleri için mama bulunduruyorlar. Bu iyi midir? Böylece çok fazla mama yemezler mi?

Kuru mamalar tüm gün boyunca köpeğiniz fazla yemediği sürece tabağında kalabilir. Eğer köpeğiniz aşırı kilolu ise onu günde bir yada iki defa beslemeniz daha iyi olacaktır.

Köpeğimin mamasını değiştirmeye korkuyorum. Hasta olur mu?

Köpeğiniz belirli bir mamaya alıştığı zaman onun sistemi bir denge kurmuş olur. Çok ani mama değişimleri onun sistemini bozabilir. Bunun için aşamalı değişim tavsiye edilir. Aşağıda yazıldığı kadar yeni maması ve eski mamasını 10 gün boyunca belirli miktarlarda karıştırarak veriniz.

                      Yeni Mama   Eski Mama
1.-3. Gün         %25               %75
4.-6. Gün        %50               %50
7.-9. Gün        %75               %25
10. Gün           %100

Köpeğim artık yemek yemiyor. Neden?

Bunun birçok nedeni olabileceği gibi birgün boyunca birşey yememesi normal sayılabilir. Eğer iki gün boyunca birşey yemez ise derhal veterinere götürüp iyi olduğundan emin olumanız gerekebilir. Köpekler yeni bir yere gittiğinde yada yeni bir tas ile beslediğinizde yemeyebilirler. Bazen havalar çok sıcak olduğunda yemek yemek istemeyebilirler. Son olarak; köpeğinizin yemediğinden iyice emin olun, başka bir yerde birşeyler yemiş olabilir.

Köpeğime vermemem gerekenler nelerdir?

İlk sırada “çikolata” yer alır. Çikolatada “theobromine” diye adlandırılan bir çeşit zehir vardır. Köpeğinize kesinlikle çikolata vermeyin. Ayrıcaköpeğinizi asla soğan ile beslemeyin. Çok miktardaki soğan kırmızı kan hüzrelerini tahrip ederek kan kanseri oluşturabilir. Çiğ et ile beslemeniz de tavsiye edilmez çünkü çiğ ette bakteri ve parazitler mevcuttur. Yumuşak ve sivri kemikleri vermeyiniz. Son olarak bazı kişiler tüylerinin daha parlak görünmesi için çok miktarda yağ ile besliyorlar. Bu yanlıştır. Onun yerine dengeli beslenmeli gerekir.

Suni mamalar yada kemikler köpeğim için iyi midir?

Piyasada bir çok zengin vitamin ve mineral içeren suni mamalar ve kemikler mevcuttur. Suni mamaları kullanırken %10 kuralını unutmamanız gerekir. Suni mama ve kemiklerin köpeğin tüm beslenmesinin %10`unu geçmesine asla izin vermeyin. Ayrıca bilindiği gibi mama değişimi köpeğin sistemini bozabilir. Bir de eğer çok fazla suni yiyecek verdiyseniz bu çok fazla kalori demektir. Bu yüzden normal beslenmesini biraz kısabilirsiniz.

Köpek maması ne kadar dayanır? Mamanın hala iyi olduğunu nasıl anlayabilirim?

Çoğu köpek mamaları uzun raf ömrüne sahiptir ve birçok üretici son kullanma tarihlerini mama paketlerine yazarlar. Genel olarak kuru mamalar üretim tarihinden itibaren 1 yıl dayanırlar. Buna karşılık konserve mamaların dayanma süreleri 2 yıldır. Kuru mama bozulduğu zaman kötü kokmaya ve köpeğiniz yememeye başlar. Konserve mama açıldıktan sonra bir kaç saat içersinde tüketilmesi gerekir yoksa bozulabilir.

Yazar: İrfan İmer
Site: www.retriever.gen.tr
Şehir: İzmir

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | » yorum bırak;

2009’da Türk Sinemasının Sönen Yıldızları Anısına (2)

Yazan: serguls 3 Şubat 2010

Zeki Ökten (1941 – 19 Aralık 2009) Sinemaya 1960 yılında yönetmen yardımcısı oalrak başladı. Ömer Lüfti Akad, Memduh Ün, Halit Refiğ ve Atıf Yılmaz gibi yönetmenlerle çalıştıktan sonra 1972 yılında yönettiği “Kadın Yapar” filmiyle dikkat çekti. 1973’te çektiği “Bir Demet Menekşe” çıkış filmidir. Ömer Lüfti Akad, Memduh Ün, Halit Refiğ, Osman Seden, Metin Erksan, Halit Refiğ’den sonra gelen “İkinci Yeni Kuşak Sinemacıları”ndandır. 1978 yılında yönettiği, senaryosunu Yılmaz Güney’in yazdığı “Sürü” filmi Türk Sinemasının başyapıtları arasındadır. “Faize Hücum” (1982) filmiyle Antalya Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ödülünü aldı. Filmlerinden bazıları: Çinliler Geliyor (2006), Gülüm (2002), Güle Güle (1999), Düttürü Dünya (1988), Düşman (1979), Çöpçüler Kralı (1977), Kapıcılar Kralı (1976), Boşver Arkadaş (1974), Bitirim Kardeşler (1973)

Çetin Gürtop (1936 – 4 Ocak 2009) Türk Sinemasının önemli görüntü yönetmenlerinden biridir. İlk olarak 1960 yılında Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Dolandırıcılar Şahı” ile kamerayı eline aldı. Ustası Mike Rafaelyan’dan çok şey öğrendi. Gürtop’un en önemli özelliği tripotsuz, kamerayı ilk kez eline alarak çalışanlardan olmasıydı. İlk dönem çalıştığı siyaz-beyaz filmleri Türk Sinemasının klasikleri arasında girdi. 1976’da “Baş Belası” (Atıf Yılmaz) adlı filmle 14. Antalya Film Festivalinden En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünü aldı. Yakın zamana kadar Türker İnanoğlu Vakfı’nda (Türvak) ders verdiyordu. 1960’dan 1991’e kadar 300’ü aşkın filmde görüntü yönetmenliği yaptı. Hergün televizyonlarda onun görüntü yönetmenliği yaptığı filmler dönüyor. Bazı filmleri: Varyemez (1991), Talih Kulu (1989), Karılar Koğuşu (1989), Dünyayı Kurtaran Adam (1982), Gırgıriye (1981), Kara Murat filmleri, Baş Belası (1976), Keşanlı Ali Destanı (1964).

Seyfi Havaeri (1920 – 24 Ocak 2009) Sinemadan önce Raşit Rıza, Burhanettin Tepsi, Sadi Tek Toplulukları’nda sahneye çıktı. 1947 yılında yönettiği “Yara” film ile sinemaya adım attı. Aynı zamanda yönettiği filmlerin çoğunun senaryolarını da kendisi yazdı, bazılarında oyunculuk da yaptı. Türk sinemasında en uzun süreli film çeken yönetmenlerden biridir. Filmlerinde çoğunlukla kahramanlık ve aile konularını işledi. 1968 yılında çektiği “Kara Sevda” filmiyle Anadolu’da gişe rekorları kırdı. 1950’li yılların başında Türk sinemasında yarı belgesel tarzda yaptığı Kore filmleriyle bu akımı başlattı ve birçok Kore filminin çekilmesine öncülük etti. 2005 yılında 42. Antalya Altın Portakal Film Festivalinden Onur Ödülü aldı. Bazı filmleri: Fedekar Ana (1949), Kore Gazileri (1951), Körlerin Şarkısı (1957), 222 Nolu Dosya (1967), Allah Aşkı Yarattı (1969), Kanım Vatan İçin (1971) ve Zafer Kartalları (1974)

Yaman Tarcan (1959 – 2 Mayıs 2009) 1979 yılında çeşitli tiyatro topluluklarında sahneye çıkarak sanat yaşamına başlayan Tarcan, 1987 yılında Bulgar Türklerinin yaşadıkları dramı anlatan “Belene” adlı dizi ile oyunculuğunu kamera karşısına taşımış oldu. Sonrasında birçok sinema ve televizyon yapımında oyunculuk kariyerine devam etti. Daha çok karakter rollerde seyirci karşısına çıktı. Rol aldığı bazı film ve diziler: Kader (2007), Sis ve Gece (2006), Çinliler Geliyor (2006), Köprü (2006), Mustafa Hakkında Herşey (2003), Asmalı Konak (2002), Kurtuluş (1996), Ayaz Geceler (1989)

Yücel Çakmaklı (1937 – 23 Ağustos 2009) İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra sinemada asistanlık yaptı. 1969 yılında kendi film şirketini kurarak Milli Sinema akımına dayalı filmler çekti. Kumarın, alkolün, batı kültürünün ya da burjuva yaşamının yozlaştırdığı, kurtuluşu geleneksel ve dinî değerlerde arayan kişilerin öykülerini anlattı. 1980’den sonra Milli Sinemanın devamı niteliğinde olan politikadan da etkilenen Beyaz Sinema akımına dahil oldu. 1990’da yönettiği “Minyeli Abdullah 2” filmi dönemin gişede en fazla başarı kazanan filmleri arasında yerini aldı. Bazı filmleri: Cumbadan Rumbaya (2005 – TV Dizisi), Kanayan Bosna (1993 TV Dizisi), Küçük Ağa (1983 TV Dizisi), Kızım Ayşe (1974), Memleketim (1974), Diriliş (1974), Çile (1972), Zehra (1972)

Şadan Kâmil (1917 – 4 Haziran 2009) Türk sinemasının en eski yönetmenlerinden biridir. 1939’da Londra’da bir film stüdyosunda çalıştıktan sonra savaş döneminde Almanya’da sinemayla tanıştı. Türkiye’de sinemanın kuruluş sürecinde önemli bir görev üstlenerek yönetmen, senarist ve görüntü yönetmeni olarak çalıştı. Türk sinemasına yenilikler getirmeyi amaçlayan “Geçiş Dönemi Sinemacıları” arasına katıldı. 1959’da son filmini çektikten sonra üniversitede eğitim çalışmalarına ağırlık verdi. Bazı filmleri: Duvaklı Göl (1958), Kaçak (1954), Edi İle Büdü (1952), Dudaktan Kalbe (1951), Dümbüllü Macera Peşinde (1948), Efe Aşkı (1948), Onüç Kahraman (1943)

Yazı kategorisi: web | » yorum bırak;