Fistikyesili

  • Son Yazılar

    RICKY NELSON

    SUSHI BÖREK

    NAMLI KARAKÖY

    YAPICI ELEŞTİRİ HAKKINDA

    DEMİRCİKÖY DALIA BALIK

    HIZLI OKUMA NOTLARI

    HANS ZIMMER

    AĞUSTOS'UN POPÜLER YAZILARI

    İKİ LEZZETLİ FIRIN YEMEĞİ

    DENİZE SIFIR KAHVALTI KEYFİ

    ALTI ÜSTÜ TASARIM

    AVRUPA YAKASINDAKİ SAHİL MEKANLARI

    SAĞ BEYİN SOL BEYİN KARMAŞASI

Mart, 2009 için Arşiv

“Yeni bir ay yeni hediyeler:)”

Posted by Ekin Acar 31 Mart 2009

carminyMart ayının son günü itibariyle yavaş yavaş kabanlarımızı montlarımızı ve yünlü hırkalarımızı üzerimizden atıp, kat kat lahana modelinden daha enerjik, aktif ve rahat bir forma geçmeye başladık.

Mart ayı bittiğine göre, bu ay Fistikyesili.com’dan hediye kazanan okurlarımızı açıklama vakti de gelmiş demektir…

1-30 Mart tarihleri arasında en fazla yorum gönderen okurumuz:
Pierid Bonnyfood’un en yeni lezzeti olan Carminy kurabiye çiçeğini

En fazla yorum gönderen ikinci okurumuz:
Aslı Dinlemezler MediaCat Kitapları’nın en yeni yayınlarından biri olan Marcus Buckhingam’ın yazdığı “Güç” adlı kitabı

gucEn fazla yorum gönderen üçüncü okurumuz:
Jesterdvine AFM IMAX Sinemaları’ndan çift kişilik sinema bileti

En fazla yorum gönderen dördüncü okurumuz:
Onur Almışlar Costa Gavras’ın yönettiği Ölümcül Çözüm filminin DVD’sini

En fazla YAZI paylaşan okurumuz:
Olcay Bayram Francette Pacteau’nun “Güzellik Semptomu” adlı kitabını
kazandı.

Nisan ayında da şüphesiz bizi takip ederek görüşlerini ve yazılarını bizlerle paylaşan okurlarımıza hediyelerimiz olacak.

azotafisbeatleskucukSıcaklığın en nihayetinde artmaya başladığı ve yeni bir mevsime kavuştuğumuz bu ay Nisan ayı için bir yenilik de biz yapalım dedik. Artık hediyelerimizi aylık değil haftalık olarak okurlarımıza dağıtacağız. İlk haftanın hediyelerinin herbiri birbirinden güzel:)

1-5 Nisan tarihleri arasında Fistikyesili.com’a en fazla yorum yazan
Birinci okurumuz Akla Ziyan Oyuncular Topluluğu’ndan çift kişilik tiyatro bileti (sadece İstanbul),
İkinci okurumuz Özdemir Asaf’ın Yuvarlağın Köşeleri adlı kitabını
Üçüncü okurumuz 13 – Tzameti adlı filmin DVD’sini
kazanacak.

13tzametiElbette yazı gönderenleri de unutmadık… Bu hafta en fazla yazı gönderen okurumuza da sürpriz bir hediyemiz olacak.

Şunları da unutmamak gerek:
- Her okur bir ay içinde sadece bir kez hediye kazanma hakkına sahip
- DVD ve kitaplar bizzat Fistikyesili yazarları tarafından izlenmiş ve okunmuş olup, tamamı ikinci eldir.

Hepinize birbirinden keyifli yazılar ve yorumlarla dolu bir Nisan ayı ve iyi okumalar diliyoruz:)

Neler Dediler?

Ölümcül Çözüm (çözüm mü?)

Fıstıkyesili.com‘un çok güzel bir aktivitesi var. Her ay fistikyesili.com’da yayınlanan yazılara en çok yorum yapanlar ya da en çok yazı gönderenlere çeşitli hediyeler veriyorlar. Aslında hediye vermeseler bile yine çok yorum alırlar diye düşünüyorum. Çünkü ben de yayınlanan yazılar güzel olduğu için yorum yazıyorum. Çünkü keyif almayınca üretemiyorum.

Geçen ay hediyeyi düşünmeden birçok yorum yapmıştım. En çok yorum yapanlardan birisi olmuşum ve bana çok güzel bir DVD film gönderdiler. Başta Ekin Acar olmak üzere tüm Fistikyesili.com ekibine çok teşekkürler. Filmin ismi Ölümcül Çözüm. Neymiş, nasılmış ve ben neler anlamışım bu filmden hep birlikte okuyalım… >>

Onur Almışlar

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 6 Yorum »

“İyi bir gerilim için Mahşerin Dört Atlısı”

Posted by Ozkan Ulukok 30 Mart 2009

the-horsemenSinemada iyi bir gerilim ve korku filmi izlemeyeli bayağı olmuştu galiba. Uzun zamandır ekranları kaplayan sorunlu Japon kız çocukları ya da Clive Barker gibi bir ustanın eserinden uyarlanmış olsa bile asla tatmin etmeyen bir “Midnight Meat Train” gibi filmler sayesinde gösterime giren her korku/gerilim filmine ön yargıyla yaklaşmaya başlamışken geçen haftalarda gösterime giren Mahşerin Dört Atlısı (The Horsemen) imdada yetişti ve son 5 dakikası hariç tatmin edici bir gerilim olarak gözüme girmeyi başardı.

Aslında hikayenin teolojik boyutu benim gibi sinemada Omen, televizyonda da Supernatural’ı takip eden birisi için yeterince ilgi çekiciydi. İncil’de de yer alan Mahşerin Dört Atlısı (Salgın, Savaş, Kıtlık, Ölüm) kıyametin habercisi olan yedi mühürden ilk dördü. İşte filmde bu tema üzeriden 4 atlının 4 cinayetle kıyametin yaklaştığını anlatma çabasını aktarmaya çalışıyor.

dennis_quaidDedektif Aidan Breslin (Dennis Quaid), 3 yıl önce eşini kaybetmiş ve bu dönem içerisinde işine odaklanarak çocuklarını ihmal eden bir babadır. Ormanda bulunan bir kanıt nedeniyle davaya dahil olur ve üstüste 2 tane vahşice öldürülerek kancalara asılmış cinayetle karşı karşıya kalır. Bundan sonra hikaye başlar. Film hakkında spoiler olmasın diye fazla birşey yazmayacağım ancak aklıma gelen ilk şey Se7en (Yedi) ile olan benzerlik oldu. Orada da hatırlarsanız katilimiz John Doe (Kevin Spacey), kurbanları İncil’de geçen yedi ölümcül günah çerçevesinde öldürüyor ve filmin herkesi etkileyen finalinde de yedinci günahı başroldeki dedektifimize işletiyordu.

Mahşerin Dört Atlısı elbette bir Se7en değil. Bunda da en büyük etken filmin kapanışının diğer filme oranla bir o kadar kötü olması. Hatta Se7en’ı boşverin filmin tüm gidişatını bence son derece olumsuz etkileyen ve hiç de içe sinmeyen bir finali var. Ama buna rağmen hemen gözden çıkarılabilecek bir yapım da değil.

ziyi_zhang1Oyuncu kadrosuna baktığımızda film Dennis Quaid etrafında cereyan ediyor. Yaşlandığı gözlerden kaçmayan usta aktörü daha önce Jerry Lee Lewis’in hayatını anlatan Great Balls of Fire filmindeki başrolü ya da 94 yapımı Wyatt Earp’deki müthiş Doc Holliday performansıyla hatırlayabilirsiniz. Quaid, bu filminde kesinlikle itici gücü olmuş. Filmin diğer bir ünlü oyuncusu da Ziyi Zhang. Çinli aktrisi hepimiz Kaplan ve Ejderha, Bir Geyşanın Anıları gibi filmlerden hatırlayabiliriz. Bu arada dikkat ettimde filmde Japon değil ama yine sorunlu bir Uzak Doğulu kız varmış bu durum nasıl da  gözümden kaçtı!

Jonas Akerlund’un yönetmen koltuğunda oturduğu Mahşerin Dört Atlısı imdb puanı olarak da 7.7 almış ki bence hak ettiği bir puan. Hatta sağlam bir final olsa daha iyi puan bile alırdı. Bu arada yönetmen Akerlund; daha önce Madonna, Moby, Metallica, Smashing Pumpkins gibi sanatçıların kliplerinin yönetmenliğini yapmış (Se7en’ın yönetmeni Fincher ile bir benzerlik, ilginç değil mi?)

Bu arada bu kadar bahsettik ama Mahşerin Dört Atlısı’na da kısaca değinelim. İlk binici, beyaz ata biner ve Salgını sembolize eder, elinde yay taşımaktadır (bazı kaynaklara göre beyaz ata İsa ya da Sahte İsa binmektedir ki filmde de buna benzer bir anlatım var). İkinci at kırmızı renktedir elinde kılıç taşır ve Savaşı simgeler. Üçüncü at siyah renktedir Kıtlık getirir ve bir terazi taşımaktadır. Son at soluk gri rengindedir, binicisi Ölümdür. (Gerçekten bayağı kısa bir değinme oldu:)

Bu kadar yazıya rağmen hala kafanızda merak varsa buradan fragmanını izleyebilirsiniz. Buna rağmen gitmem diyorsanız karar sizin. Ama bence filme gidin ve izleyin ya da daha doğrusu şöyle de diyebilirim Come and See…

mahserin5

Friendfeed Yorumları

ffmahser1

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 8 Yorum »

“Avustralya Grand Prix’sinde zafer Brawn GP’nin”

Posted by Ozkan Ulukok 29 Mart 2009

Yorum Yaz Hediye Kazan

Jenson Button

Jenson Button

Formula 1 2009 sezonunun ilk yarışı Avustralya Grand Prix’sine Brawn GP pilotlatı damgasını vurdu. Sıralama turlarında ilk sırayı alan Jenson Button yarışı birincilikle tamamlarken yarışa ikinci sırada başlayan takım arkadaşı Rubens Barrichello kötü bir başlangıç yapması ve birkaç kez geriye düşmesine rağmen yarışı ikinci sırada bitirmeyi başardı. Bu sonuçlarda bize Ross Brawn’ın takımı yarışlara yetiştirebilmek için yaptığı büyük harcamaların nedenini daha iyi gösteriyor. Açıkçası ben Brawn GP konusunda yanıldığımı itiraf edebilirim.

Bu arada bu yarışının bir diğer önemli özelliği de yaklaşık 50 küsür yıldan sonra ilk defa bir takımın ilk yarışta ilk iki sırayı elde etmesi oldu. Piste iki kez güvenlik aracının girdiği yarışta en önemli an benim de çok sevdiği iki pilot Vettel ve Kubica’nın bitime üç tur kala çarpışması oldu. Bu kaza ile sıralamalar tamamen değişti ve Toyota’dan Jarno Trulli üçüncü sıradan podyuma çıktı.

Kural değişikleri ve KERS (ki bu yarışta özellikle Start anında etkisini iyice gördük) sayesinde daha zevkli bi yarış izlendiğini söyleyebilirim ama unutmamak gerekir ki F1′de sezon her zaman Avrupa yarışlarında başlar. Bu da diğer takımlarının Brawn GP’ye yetişmesi için zamanı var anlamına geliyor. Ferrari pilotu Massa ise 46. turu 3. sırada geçtikten sonra araçta çıkan mekanik bir sorun nedeniyle pite girdi ve yarış dışı kaldı. Massa dışında Kovalainen, Piquet ve Nakajima’da yarış dışı kaldı.

En hızlı turu da Nico Rosberg’in 1.27.706′lık dereceyle elde etiiği, sponsor reklamları olmayan Brawn GP’lerin zaferiyle tamamlanan Albert Park yarışının sıralamasını aşağıya yazıyor ve tebrikler Brawn GP diyerek Malezya Sepang yarışının hemen gelmesini diliyorum.

Poz  Sürücü        Takım                      Zaman

 1.  Button        Brawn GP              (B)  1s34:15.784

 2.  Barrichello   Brawn GP              (B)  +     0.807

 3.  Trulli        Toyota                (B)  +     1.604

 4.  Hamilton      McLaren-Mercedes      (B)  +     2.914

 5.  Glock         Toyota                (B)  +     4.435

 6.  Alonso        Renault               (B)  +     4.879

 7.  Rosberg       Williams-Toyota       (B)  +     5.722

 8.  Buemi         Toro Rosso-Ferrari    (B)  +     6.004

 9.  Bourdais      Toro Rosso-Ferrari    (B)  +     6.298

10.  Sutil         Force India-Ferrari   (B)  +     6.335

11.  Heidfeld      BMW Sauber            (B)  +     7.085

12.  Fisichella    Force India-Ferrari   (B)  +     7.374

13.  Webber        Red Bull-Renault      (B)  +     1 tur

14.  Vettel        Red Bull-Renault      (B)  +     2 tur

15.  Kubica        BMW Sauber            (B)  +     3 tur

16.  Raikkonen     Ferrari               (B)  +     3 tur
Tablo: Turkiyef1.com

Destekleyenler

mediacat3afm4bonny3azot10Destekleyenler

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 2 Yorum »