Fistikyesili

  • Son Yazılar

    HAYATA BAHARAT KAT

    KIŞ İÇECEĞİ SAHLEP

    RITANIN ŞARKISI

    SPIKE VIDEO OYUNLARI ÖDÜLLERİ

    SPIKE VIDEO OYUNLARI ÖDÜLLERİ

    DUMBLEDORE VEDA

    SOKRATESİN SON GECESİ

    SOKRATESİN SON GECESİ

    HÜZÜN DİYARINDAN PARÇALAR

    HÜZÜN DİYARINDAN PARÇALAR

    RENAULT DUBLESİ

    RENAULT DUBLESİ

    SALİM EFENDİ

    SALİM EFENDİ

    DOĞUM GÜNÜNDE YENİDEN DOĞMAK

    DOĞUM GÜNÜNDE YENİDEN DOĞMAK

    BUTTON ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN ETTİ

    BUTTON ŞAMPİYONLUĞUNU İLAN ETTİ

    YAZI YAZ KİTAP KAZAN

    YAZI YAZ KİTAP KAZAN

    KÖPEK ALIRKEN DİKKAT

    KÖPEK ALIRKEN DİKKAT

    FALLOUT VE INTROLARI

    FALLOUT VE INTROLARI

    RAPIDSHARE ILE PAYLASMAK?

    RAPIDSHARE ILE PAYLASMAK?

    DURMA GÖĞE BAKALIM

    DURMA GÖĞE BAKALIM

    TAKSİCİ DİYALOGLARI

    TAKSİCİ DİYALOGLARI

    OYUN DÜNYASINDAN HABERLER

    OYUN DÜNYASINDAN HABERLER

04 Haz 2009 için Arşiv

“Japonya’dan İnciler”

Yazan: - Konuk Yazar - 4 Haziran 2009

yoshi1Japonlar trenlerde rahatlarına inanılmaz düşkün oluyorlar. 4 kişinin oturabileceği yere 2 kişi oturuyorlar. Ayakta bir sürü insan olmasına rağmen kimse “Biraz kayar mısın kardeşim biz de oturalım” demiyor. Tabi ki ben diyorum ve güzelce de oturuyorum. Ayrıca güzide yurdum insanının “Arkaya ilerleyelim, otobüsün arkası da aynı yere gidiyor” olayı buradaki trenler için geçerli değil. Tren diyorum çünkü burada otobüsler çok az, her yere şehirici-şehirlerarası trenlerle gidiliyor. Tren değiştire değiştire Japonya’nın bir ucundan diğerine gitmek mümkün.

Neyse, geçen gün uzak bir yere gidiyordum ki aynen şöyle bir anons yapıldı: ” Trenin 1,2,3,4 no’lu vagonları havaalanına, 5,6,7,8 nolu vagonları Wakayama’ya gitmektedir. Yanlış vagondaysanız bir sonraki durağa kadar lütfen vagon değiştirin.” Burada vagonlar arası geçiş mümkün ve ben hep merak etmiştim vagonlar arası geçişe ne gerek var diye, bu insanlar niye dolanıp duruyorlar bir vagondan diğerine diye. Bu yüzdenmiş. Demek ki burada sadece bindiğin trene değil, bindiğin vagona da dikkat etmek gerekiyormuş.

MUTLULUK YOLU-1

MUTLULUK YOLU-1

nba_finals_2009_logo

MAYIS ÖZETİ

MAYIS AYI ÖZETİ

MAYIS HEDİYELERİ SAHİPLERİNİ BULDU

MAYIS HEDİYELERİ SAHİPLERİNİ BULDU

AFYON JAZZ FESTİVALİ

AFYON JAZZ FESTİVALİ

İLİŞKİ SANA BENZER - 1

İLİŞKİ SANA BENZER-1

HAFTANIN FİLMLERİ

HAFTANIN FİLMLERİ

BARCELONA ZİRVEDE

BARCELONA ZİRVEDE

MELEKLER VE ŞEYTANLAR

MELEKLER VE ŞEYTANLAR

Sonbahar ve ilkbahar Japonya’da kültürel olarak çok önemli ve en sevilen mevsimler. İlkbaharda “sakura” adı verilen kiraz ağaçlarının çiçek açışını, sonbaharda da yaprakların kırmızılaşmasını; ağaçlardaki bu doğal değişimi izlemek müthiş bir eğlence onlar için. Tüm sonbahar boyunca Japon arkadaşlarımın konuştuğu tek bir kelime vardı: “Kouyou”. Kouyou, Japonca yaprakların sonbaharda renk değiştirmesine verilen isim. Bunun için kelime türetmişler… Tapınaklarda sonbaharın şerefine ışıklandırmalar yapıldı. 2 ay boyunca çevremdeki bütün Japonlar “Kouyou izlemeye gidelim.” deyip durdu.

yoshi2En son dayanamadım sordum birine: “İzlemek derken ne kastediyorsunuz?” diye… Kyoto’nun ağaçlıklı, güzel yerlerine gidip ağaçlara bakacakmışız. Olay buymuş. E hadi bakalım, neymiş görelim dedik ve Japonlar’ın en sevdiği tapınak olan Kyotodaki Kiyomizu Tapınağı’na gittik. Kiyomizu’ya daha önceden gitmiştim ve evet gerçekten de şimdiye kadar gittiğim tapınaklar arasında en güzeliydi. Ama şimdi sonbaharı, kırmızı yaprakları ve ışıklandırmaları görmek için bir kez daha gidiyordum.

Hayatımda böyle bir kalabalık görmedim. Yüzlerce tur otobüsü ve içlerinden Japonya’nın dört bir yanından gelmiş olan Japonlar, akın akın dökülüyorlar. Bu kadar Japon’u ben daha önce bir arada görmemiştim. Tapınağın içi de yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz üzere geyşa doluydu. Evet, gerçekten de ağaçlar çok güzel. Bizim Türkiyedeki ağaçlar niye böyle olmuyor merak etmedim de değil. Ama altı üstü 3-5 tane güzel ağaç, bu kadar olay yaratmaya ne gerek var dediysem de aslında dememek lazım. Çünkü bu da bir nevi onların dinsel inançları. Dinleri Shintoism sebebiyle doğa inanılmaz önemli onlar için. Fotoğrafta özellikle arka plandaki kalabalığa dikkat lütfen.

yoshi3Tapınağa özellikle hava kararmasına yarım saat kala girdik ki biz içerideyken hava kararsın, ışıklandırma başlasın da görebilelim. Ama ışıklandırma için baştan bilet alıp içeri girmek gerekiyormuş. İçerideki herkesi dışarı çıkardılar, biz de çıkmak zorunda kaldık.

Neyse dedik, geldik o kadar bir daha gireriz artık ne olacak. Öyle gireriz deyince de girilmiyormuş. Tapınaktan bir çıktık, kapıya yığılmış binlerce Japon ve izdihami önleme amaçlı tapınak görevlileri… “Olay nedir?” diye sorduk. Işıklandırma için sıraymış! SIRA.

Fotoğrafta gördüğünüz kalabalık aslında sıraymış. 50′şer kişilik sıralar oluşturmuşlar anladığım kadarıyla. Ve sıranın sonunu göremedik. Biraz yürüdük ama baktık ki sonu gelecek gibi değil; rahat 1 km vardı bence. Beklemeyi göze almıştık ama sıranın sonuna bile ulaşamadığımız için vazgeçtik. Bu kadar insan ne için bekliyordu peki? Kırmızı yapraklar ve ışıklandırma…

yoshi4Kasım sonunda 3 günlük tatili fırsat bilerek Wakayama’ya, Türkiye’den tanıdığım Nao’nun evine gittik. Japonlar gerçekten çok misafirperver, 3 gün boyunca elimizi sıcak sudan soğuk suya sokmadık. Annesi bize süper yemekler hazırladı, mangal bile yaptı.

Süper diyorum, gerçekten her şeyi bayıla bayıla yedim. Japon yemeklerinden de sevdiğim yemekler olabiliyormuş demek ki. Mesela en sevdiğim Japon yemeği “Yakisoba”. Lahana, soğan, havuç gibi sebzeleri et veya tavukla, noodle ve yakisoba sosuyla pişiriyorsunuz. Bu kadar da kolay. Yakisoba sosu aldım bile Türkiye’de de yapacağım. Ayrıca Japonların mangal anlayışı bizden biraz farklı. Lahana ve balkabağı falan vardı misal. Enterasan ama güzeldi.

İkinci gün Nao araba kiraladı ve onun birkaç arkadaşıyla yıllar önce Ertuğrul Gemisi’nin battığı yer olan Kushimoto’ya gittik. Japonya’nın en büyük adası olan Honshuu’nun en güneyi oluyor ve çok güzeldi. Japonya’nın şimdiye kadar gördüğüm en güzel yeriydi-ki çok yerine gittim-. Denizi çok özlemişim. Japonya ada ülkesi olmasına rağmen, denize karşı oturalım, sohbet edelim, yemek yiyelim kültürü yok. Sanırım sadece denizden balık tutar, yeriz kültürü var. Bu kadar deniz kıyısına gittim, gördüğüm restoran, kafe sayısı bir elin parmağını geçmez.

ertugrul-sehitligiBurası da Ertuğrul Şehitliği. Şehitliğe giderken yolda bir de kocaman bir nazar boncuğu heykeli var.

Dönüşte de dünyada panda sayısının en yüksek olduğu eğlence parkı-hayvanat bahçesi karışımı bir yere gittik.

Panda olmak varmış… Hepsinin birer kaydırağı var. Ya çimlere oturmuş ot yiyorlar ya da uyuyorlar. Kaydıraktan kayan panda görmedim ne yazık ki. O zaman niye kaydırakları var?

yoshi5Gelişmiş ülke her yerde kendini belli ediyor. Adamlar sadece Tokyo’ya odaklanmamış. Ülkenin her yerini geliştirmişler. Bizde böyle insanların akın akın panda görmeye geldiği bir hayvanat bahçesi olsa Erzurum’da mı olur? Hayır, İstanbul’da olur. Ama burada Erzurum’da olabiliyor işte.

Ne kadar birikmiş yazacaklarım. Burada evlerde kalorifer sistemi yok. Klimayla ısınıyorlar. Ama klimayı da kar yağana kadar açmıyorlar sanırım. Hava çoğunlukla güneşli olsa da kış olması sebebiyle çok soğuk. H

omestay yapan arkadaşlarım sürekli evlerin buz gibi olduğundan şikayet ediyor. Japonca hocamız da her yerde satılan, bele, karına filan koyulan ısıtıcı bez tarzı şeylerden bahsetti. Soğukta oturup bellerine sıcak su torbası filan koyuyorlar demek ki. Bu ne cimrilik. Neyse ki yurtta kalıyorum ben. Bu sayede burada üşüyen diğer yabancılarla aynı kaderi paylaşmak zorunda kalmıyorum…

Begum-BerberogluYazan: Begüm Berberoğlu
Ülke: Japonya

READING ZİNDANI BALLADI YAZISINA YORUM YAZ, ÇİFT KİŞİLİK TİYATRO BİLETİ KAZANMA ŞANSI YAKALA!–

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 11 Yorum »

“Mutluluk Yolu, kısım 1″

Yazan: Mahir Efe Falay 4 Haziran 2009

READING ZİNDANI BALLADIYANDAKİ YAZIYA BUGÜN İÇİNDE YORUM YAZ,

ÇİFT KİŞİLİK TİYATRO BİLETİ KAZANMA ŞANSI YAKALA!

Yazıyı okuyarak konusuyla ilgili yorum yazan 10. okurumuz,
AZOT‘tan çift kişilik tiyatro bileti kazanacak.

Hemen TIKLA,
Kazanma şansını kaçırma!

nba_finals_2009_logo

MAYIS ÖZETİ

MAYIS AYI ÖZETİ

MAYIS HEDİYELERİ SAHİPLERİNİ BULDU

MAYIS HEDİYELERİ SAHİPLERİNİ BULDU

AFYON JAZZ FESTİVALİ

AFYON JAZZ FESTİVALİ

Mutluluk

Tutturduk gidiyoruz, mutlu olmak istiyoruz. Ama ne resmini çizebiliyoruz ne de kokusunu alabiliyoruz. Bu durumda diğer yolları düşünmeliyiz…

Gözlemime göre, pek çok insan ayağında zincirli metal gülle misali (bkz. Daltonlar) geçmişini sürüklüyor peşinde. Yaşanmış her olay, söylenmiş her kelime, yenmiş her kazık ve temasa geçilmiş her eşya sürekli peşimizde, etrafımızda ve aklımızda.
Nasıl fazla yüklü bir aracın performansı düşecekse, beyni geçmişle fazla yüklenmiş kişininki de azalacaktır. Odak noktası geçmişte kaldığı için, günü de kaçıracak ve psikolojik açından sağlam bir gelecek kuramayacaktır.

Tüm bu söylediklerim demek değildir ki “geçmiş ve gelecek yok, vur dibine!”. Fakat yüklerden kurtulmak için de bir çözüm, bir uzlaşı gereklidir. Ben de bir zamanlar anlattığım gibiyken nasıl düze çıktığımı paylaşmak isterim:

Aslında sakın uzun bir plan program beklemeyin, o kadar basitti ki ben bile şaştım. Farkına vardığım durum şuydu ki “geçmiş sadece ders almak için vardır. dersi alınca geçmişin önemi kalmaz. an ise geçmişi taşıdığımız sahadır, geçmişten öğrendiklerimiz eşliğinde mücadeleye devam edeceğimiz alandır. Gelecekse an’da kazandığımız savaşların ganimetini yiyeceğimiz yerdir”

Hal böyleyken yapmamız gereken geçmişle barışmak ve bu vesileyle geçmişe takılmamaktır. Affetmek bir erdemdir ve geçmişteki olaylar da affedilirse bütün yükünü bırakırla, önemini yitirirler.

Hayatta böyle basit bir durum varken, geçmişi biriktirmek ve taşımak neden?

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 5 Yorum »