
İmaj: Tonquinadventures.com
İlişki, dünyanın en kolay şeyidir; onu zorlaştıran biziz.
İlişkiler ava çıkmaya benzer.
Kimisi sezonluk sever kimisi “farketmez” zamanları.
Keklik, bıldırcın ya da domuz.
Tercih sizin.
Ama en rahat zamanlar ve her zaman çıkılabilecek av “balık” avıdır.
Mevsimlikleri bulunur.
Sadece hareket ettiği için avladığınız şeyin bir kedi olduğunu fark ettiğinizde vicdan azabı çekiyorsanız ava çıkmayın.
“Ava giden avlanır” sözü de başka bir öğretidir.
İnanmayan görür.
Kedi siz olduğunuzda büyümüşsünüzdür.
Yazar: Burak Şentürk
Şehir: İstanbul

10 Haziran 2009


Fok balıklarının hikayesi: Avcıyla göz göze gelmek o an kanını dondurur-kımıldayamaz, zaman durur ve elinden hiçbir şey gelmez kaçmak için. Adam kancalı sopayla vurur kafasına acımadan. En sonunda daha hayattayken nefes alıyorken canlı canlı derisini yüzüp bir kenara atar onu -sadece bir “post” için. “Keşke buzun altından hiç çıkmasaydım,” der fok balığı. Sonra başka bir avcı gördüğünde hemen buzun altına kaçıp yalnızlığın soğukluğunda saklanır. Zamanla üzerindeki o buzdan delik kapanır ve bir daha hiç çıkamaz dışarıya. Gökten 3 elma düşmüş . . .
Eğer avlanmaya benzetilecekse fok balıklarının avlanması gibi bir şey. Avcıyla göz göze gelmek o an kanını dondurur-kımıldayamazsın, zaman durur elinden bir şey gelmez. Sonra kancalı sopayla vurur kafana acımadan en sonunda daha hayattayken canlı canlı derini yüzüp seni bir kenara atar sadece. Keşke buzun altından hiç çıkmasaydım dersin. Sonra başka bir avcı gördüğünde hemen buzun altına kaçıp yalnızlığın soğukluğunda saklanırsın. Zamanla üzerinde o buzdan delik kapanır ve bir daha hiç çıkamazsın dışarıya.
ilişki kuru kumu kazıp kuyu açmaya ya da kuru kumdan kale yapmaya benzer…..
hep bir amacın vardır ona ulaşmaya çalışırsın ama yorulursun….
bazen bir dalga gelir kum nemlenir biraz ilerlersin….fakat güneş hep tepededir….kuruma devam eder…
bir kere görmüşsündür ıslak kumla olduğunu bu işin….kumu hep nemli tutmaya çalışırsın…
hep bir yerden su temin etmen gerekir….yine yorulursun….
kuyuyu kazarsın yada kaleyi dikersin tüm ihtişamıyla….ama bu seferde kuyuya su dolar…rüzgar eser kalenin suru yıkılır….
duvar örersin kuyu çevresine su girmesin diye…sabah geldiğimde kaldığım yerden devam ederim dersin…uyursun buyuk bir mutlulukla yüzünde gülümsemen….koşarsın ilk ışıklarla sahile ne kuyu kalmıştır ne kale….
kısır döngü hep devam eder….senin yorgun olup olmamana bakmadan…..
İlişki, dünyanın en kolay şeyidir; onu zorlaştıran biziz size katılıyorum Burak bey
ilişki gerçektende bize benziyor nasıl yaşamak istiyorsak öyle yaşıyoruz ama biz ilişkiyi zorlaştırmadan değerini bilerek yaşamalıyız çünkü elinizdekini kaybedince balık siz oluyorsunuz… sudan çıkmış balık:(
gercekten de karsilikli sevgi, saygi ve fedakarlik olduktan sonra iliskiler kolay oluyor. Allah herkese guzel iliskiler nasip etsin ve kotu insanlardan da uzak tutsun.
benden başka kimse bilemez bunu ;)
o zaman, bugüne kadar avcı değil hep av oldunuz yada hiç ilşki yasamadınız mezeler hariç
:)
ava çıkmayı sevmem…
güzel bir rakı sofrasında mezelerle bana yeter…
siz ne avlamayı tercih ediyorsunuz burak bey?
bu yazı dizisinin genel özelliği ilişkilerde ki her seçeneği değerlendirmesi yani sadece iyi ve kötü şekline iki seçenek değil biz insanlar ne kadar çeşitliysek yaşayabilceklerimiz de o kadar çeşitli ve biz ne kadar karmaşıksak karşımıza çıkan yollarda o denli çetrefilli…