Fistikyesili

  • Son Yazılar

    RICKY NELSON

    SUSHI BÖREK

    NAMLI KARAKÖY

    YAPICI ELEŞTİRİ HAKKINDA

    DEMİRCİKÖY DALIA BALIK

    HIZLI OKUMA NOTLARI

    HANS ZIMMER

    AĞUSTOS'UN POPÜLER YAZILARI

    İKİ LEZZETLİ FIRIN YEMEĞİ

    DENİZE SIFIR KAHVALTI KEYFİ

    ALTI ÜSTÜ TASARIM

    AVRUPA YAKASINDAKİ SAHİL MEKANLARI

    SAĞ BEYİN SOL BEYİN KARMAŞASI

12 Haz 2009 için Arşiv

“Bu hafta vizyona giren filmlere kısa bir bakış”

Posted by serguls 12 Haziran 2009

ask atesiAşk Ateşi – The Burning Plain

Paramparça Aşklar ve Köpekler (Amores Perros) filminin yazarı Guillermo Arriaga, bu kez hem senarist hem yönetmen olarak karşımıza çıkıyor. Aşk Ateşi, yönettiği ilk film olmasına rağmen Arriaga bundan önce bir çok filmde senarist olarak yer almış ve yaptığı açıklamada yönettiği bu ilk filmini sadece kendisi için yazdığını ifade etmiş. Filmin oyuncuları arasında Charlize Theron (Slyvia) ve Kim Basinger (Gina) gibi tanıdık isimler göze çarpıyor. Bunlardan başka Jennifer Lawrence (Mariana), José Maria Yazpik (Carlos) ve Joaquim de Almeida (Nick) rol alıyor. Mickey Rouke’un sinemaya dönüş filmi olan Şampiyon’un (The Wrestler) Altın Aslan’ı kazandığı 2008 Venedik Film Festivali’nde Jennifer Lawrence Aşk Ateşi’ndeki performansıyla özel ödülü hak etmişti.

İkiye bölünmüş zaman kurgusunda ilerleyen filmde zor geçen çocukluğunun ardından anne (Gina) ve kızının (Slyvia) aralarındaki bağı tekrar kurmalarının hikayesi anlatılıyor. Slyvia Portland’da gizemli hisleri olan bir restoran işletmecisidir. Maria, Meksika sınırında ailesiyle birlikte mutlu hayat sürerken trajik bir kaza ile her şeyi değişir. Mariana ve Santiago ise ummadıkları bir anda aşık olurlar. Gina ve Nick’in yaşadıkları yasak aşk ise bu insanların yaşam ile ölüm arasındaki farkı ortaya koyan yaşam biçimlerini keşfetmelerine sebep olur.

Imdb puanı 10 üzerinden 6.9

Adamim-BenimAdamım Benim! – I Love You, Man!

Amerika’da vizyona girdiği ilk haftada gişe sıralamasında 2. sırada yer alan komedi türündeki filmin senaristi ve yönetmeni John Hamburg. Oyuncuları ise Paul Rudd (Peter Klaven), Rashida Jones (Zooey), Jason Segel (Sydney Fife) ve Sarah Burns (Hailey).

“Seni seviyorum, adamım” diyebilecek kadar erkek misin?.. Başarılı bir emlak komisyoncusu olan Peter Klaven nişanlısı Zooey ile yakında evlenecektir ama nikahta sağdıçı olabilecek bir yakın arkadaşı yoktur. Peter sonunda sağdıç olabilecek kendisinden zıt karakterli biri olan Sydney Fife ile tanışır. Ancak hızlı bir şekilde dostluğa dönüşen ilişkileri Peter ile Zooey’nin evlilik arifesinde aralarını açar. Peter, sağdıçı ve nişanlısı arasında bir seçim yapmak zorunda kalır.

Imdb puanı 10 üzerinden 7.8 olan filmin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

kuzeyKuzey – Nord

Norveç yapımı bir komedi filmi. 2009 Tribeka ve Berlin Uluslar arası Film Festivali’nden ödüllerle ayrılan filmin yönetmeni Rune Denstad Langlo, senaristi Erlend Loe. Oyuncuları ise Anders Baasmo Christiansen (Jomar Henriksen), Marte Aunemo (Lotte), Kyrre Hellum ve Celine  Engebrigtsen.

Bir anti-depresif yol hikayesi… Jomar, bir sinir krizi geçirince kayak sporunu bırakıp inzivaya çekilir. Aradan beş yıl geçer ve Jomar yeni bir başlangıç yapmak için kar motorsikletine atlayıp eski kız arkadaşının ve varlığından bihaber olduğu oğlunun yanına gider. Kuzeye doğru yaptığı yolcuğunda Jomar’ın başından tuhaf ve komik olaylar geçer.

Imdb puanı, 10 üzerinden 8.0 olan filmin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Kanli-HesaplasmaKanlı Hesaplaşma – Shinjuku Incident – Sak Suk Si Gin

2009 Hong Kong yapımı bir aksiyon filmi. Filmin senarist ve yönetmeni Tung-Shing Yee. Oyuncuları arasında herkesin tanıdığı Jackie Chan (Steelhead) başta olmak üzere Naoto Takenaka (Müfettiş Kitano), Daniel Wu (Jie), Jinglei Xu (Xiu Xiu / Yuko Eguchi) ve Bingbing  Fan  (Lily) yer alıyor.

Steelhead, bir süre önce Tokyo’ya giden ve bir daha haber alamadığı kız arkadaşı Xiu Xiu’nun peşinden Tokyo’ya gider. Tokyo sokaklarında kız arakdaşını ararken burada yaşayan Çinli göçmenlerin büyük bir baskı altında olduklarını görür. Kız arkadaşı ise Japon kimliğine geçmiş ve Eguchi isminde biriyle evlenmiştir. Steelhead tesadüfen Eguchi ile tanışır ve ona bir rakibini yenmesinde yardım eder ve Steelhead kendini yeni bir hayatın, yeni bir aşkın ortasında bulur ancak bu yeni huzurlu hayatında yeni tehlikeler bekliyordur. Jackie Chan meraklılarını sinemaya götürecek bir film.

Imdb puanı 10 üzerinden 7.9 olan filmin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

hainHain – Traitor

2008 yapımı aksiyon – gerilim tarzındaki filmin senaristi ve yönetmeni Jeffrey Nachmanoff. Filmin oyuncuları arasında Don Cheadle (Samir Horn), Guy Pearce (Roy Clayton), Jeff  Daniels  (Carter) ve Neal McDonough (Max Archer) yer alıyor.

Gerçek karmaşıktır… FBI ajanı Roy Clayton yeni bir gizli soruşturma yürütüyordur. Clayton’un bu uluslararası komployu çözmeye çalışırken ulaştığı ipuçları eski özel harekât subayı Samir Horn’un üstünde birleşir. Ancak zamanla birbiriyle çelişen kanıtlar Clayton’u hedefi konusunda tereddüte düşürür. Aksiyonu ve FBI filmlerini tercih edenlerin beğeneceği bir film.

Imdb puanı 10 üzerinden 7.2 olan filmin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

lanetli-evLanetli Ev – The Haunting in Connecticut

Yaşanmış bir hikayeyi anlattığını iddia eden filmin senaristliğini Adam Simon ve Tim Metcalfe, yönetmenliğini ise Peter Cornwell üstlenmiş. Virginia Madsen (Sara Campbell), Kyle Gallner (Matt Campbell), Elias Koteas (Reverend Popescu) ve Amanda Crew (Wendy) filmin oyuncuları arasında.

Bazı şeyler açıklanamaz… Campbell ailesi oğullarının tedavisi için Connecticut’ta yeni bir eve taşınırlar. Ancak bu yeni evde yaşadıkları esrarengiz olaylardan sonra, evin daha önce akıldışı olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüş olduğunu öğrenirler. Evin sahibinin oğlu Jonah da ölülerle iletişim kurabilen bir medyumdur. Campbell ailesini yeni evlerinde dehşet verici ve ürpertici günler beklemektedir.

Imdb puanı 10 üzerinden 5.8 olan filmin web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 3 Yorum »

“Hacker Etiği: İş hayatına dair yıkıcı bir yaklaşım”

Posted by Ekin Acar 12 Haziran 2009

hacker-etigiTeknoloji çağımızın merkezinde, kendilerine hacker adını veren etkileyici bir grup insan yer alır. Geniş kitlelerce tanınan televizyon şöhretleri olmasalar da herkes onların başarılarından yani ortaya çıkan yeni toplumumuzun teknolojik temelinin büyük parçasını oluşturan, İnternet ve Web’den (ki ikisine birlikte Net denebilir), kişisel bilgisayardan ve bunları işletmede kullanılan yazılımın önemli bir bölümünden haberdar.

Hackerların, Net’te ortaklaşa derledikleri “Jargon File” onları:

Hevesle programlayan,

Bilgi paylaşımının gerçekten etkili ve işe yarar bir şey olduğuna,

Özgür yazılım yazıp, bilgi ve bilgisayar işlem kaynaklarına mümkün olan her yerde ulaşım sağlayarak uzmanlıklarını paylaşmalarının etik görevleri olduğuna

inanan insanlar olarak tanımlıyor.

Bu tanım, 60′ların başlarında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü MIT’ten bir grup tutkulu programcı, kendilerine hacker demeye başladığından beri, hacker etiği olmuştur. 80′lerin ortalarında medya, bilgisayar korsanlarını bu isimle anmaya başladı. Hackerlar, virüs yazıcıları ve bilgi sistemlerinin davetsiz misafirleriyle karıştırılmamak için bu bahsi geçen yıkıcı bilgisayar kullanıcılarına, “cracker” demeye başladı.

Pekka-HimanenHacker Etiği’nin yazarı Pekka Himanen, 20 yaşındayken Helsinki Üniversitesi felsefe bölümünden doktora derecesi aldı. Teknolojik gelişmenin anlamı üzerine sürdürdüğü derinlemesine incelemeleri, onu akademisyenlerle, sanatçılarla, hükümet yetkilileri ve şirket yöneticileriyle iletişime geçirdi. Himanen, Helsinki Üniversitesi’nde ve Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde çalışıyor.

Kitabın yazım sürecinde destek veren isimlerden Linus Torvalds, 1991′de Helsinki Üniversitesi’nde öğrenciyken, Linux işletim sistemini yaratarak bilgisayar camiasının en çok saygı duyulan hackerlarından biri oldu. O günden bu yana Linux, dünya çapında binlerce programcıyı ve milyonlarca kullanıcıyı kapsayan bir proje haline geldi.

Kitapta katkısı bulunan bir diğer isim de Manuel Castells. Castells, Kaliforniya Berkeley Üniverrsitesi’nde sosyoloji profesörü. Büyük övgü alan The Information Age, The City (Kent, Sınıf, İktidar) ve The Grassroots üçlemesi başta olmak üzere yirmiden fazla kitabın yazarı.

Orijinal adı, The Hacker Ethic – A Radical Approach to the Philosophy of Business olan ve Ayrıntı Yayınları tarafından piyasaya sürülen Hacker Etiği, 188 sayfa ve 7 temel bölümden oluşuyor. Bölümlere, alt başlıklarıyla birlikte göz gezdirecek olursak:

1. Hacker Çalışma Etiği
Hayatın Maksadı
Tutkulu Hayat

2. Vakit Nakit Midir?
Vakit Nakittir
Optimize Edilmiş Zaman
Pazarın Cumalaştırılması
Esnek Zaman
Cumanın Pazarlaştırılması
Yaratıcılığın Ritmi

3. Bir Dürtü Olarak Para
Para Etiği
Bir Dürtü Olarak Para
Kapitalist Hackerlar
Serbest Piyasa Ekonomisi

4. Akademi ve Manastır
Açık Model
Akademi ve Manastır
Hacker Öğrenim Modeli
Net Akademisi
Toplumsal Model

5. Netiketten Netiğe
Netiket ve Netik
Konuşma Özgürlüğü: Kosova Meselesi
Mahremiyet ya da Elektronik Ortamda Her Şeyi Bilme
Sanal Gerçeklik

6. Enformasyonculuğun Ruhu
Özprogramlama Yapabilen Çalışmalar
Kişisel Gelişimin Yedi Alışkanlığı
Enformasyonculuğun Ruhu
Network’ün Etiği
Bilgisayarın Etiği
Duyarlı Olmak

7. Geriye Kalanlar
Hacker Etiğinin Yedi Değeri
Protestan Yaratılış Miti
Protestan Öncesinde Yaratılış
Cuma ve Pazarın Ötesinde

Hackerlar olmasaydı ne elektronik posta, ne internet, ne de World Wide Web olurdu…

Weber meşhur “Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu”nda dinsel bir inanç sistemi, iş ahlakı, kapitalizm ve tüm bir çağın ruhu arasında bir ilişki kurmuştu. Protestanlık insanlardan büyük bir çalışkanlık, kendini işine adama, hazdan ve müsriflikten uzak durma bekler. İnsan kendine verilen işi sorgulamadan kabul etmeli, öteki dünya için değil, bu dünya için çalışıp didinmelidir. Fabrikalardaki işçileri bütün hayatları boyunca bir vida sıkmaya ikna etmek bu inanç ve ruhla ilgilidir.

Hacker Etiği ise Weber’in kitabına bir naziredir. Weber’in kapitalizmin ruhuna atfettiği iş ahlakını, çalışkanlığı, adanmışlığı sorgulayıp eleştiren, bunun yerine tamamen yeni bir iş etiği öneren bir yapıda. Bize verilen işi ne kadar monoton, sıkıcı, insanı tüketici olursa olsun, tüm hayatımız boyunca bir robot gibi yapmak; hayatımızı bu işin dayattığı iş günleri, hafta sonu ve tatillerden oluşan bir zaman çizalgesine bölmek; tüm günlerimizi bu tatilleri bekleyerek geçirmek… Bütün bunların yerine insan kendini gerçekleştirebileceği, zevk alabileceği bir iş düzeni kurabilir; bu düzende vaktini tamamen kendine göre ayarlayabilir. İşte hackerlar bunu becerebilen insanlardır.

Ve son olarak Himanen’in “Teşekkür” sayfasından ilgimi çeken birkaç cümleyi paylaşmak istiyorum:

Bu kitabın yazılışı, konusuyla hayat buldu. Hacker etiğiyle. Öncelikli olan bir kitap yazmak kararı değil, belli bir hayat biçimine olan inançtı. Kitap ise bu inancın sonuçlarından biri oldu.

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 1 Yorum »