Fistikyesili

  • Son Yazılar

    RICKY NELSON

    SUSHI BÖREK

    NAMLI KARAKÖY

    YAPICI ELEŞTİRİ HAKKINDA

    DEMİRCİKÖY DALIA BALIK

    HIZLI OKUMA NOTLARI

    HANS ZIMMER

    AĞUSTOS'UN POPÜLER YAZILARI

    İKİ LEZZETLİ FIRIN YEMEĞİ

    DENİZE SIFIR KAHVALTI KEYFİ

    ALTI ÜSTÜ TASARIM

    AVRUPA YAKASINDAKİ SAHİL MEKANLARI

    SAĞ BEYİN SOL BEYİN KARMAŞASI

14 Haz 2009 için Arşiv

“Zamanın ötesinde biz neyiz ki…”

Posted by - Konuk Yazar - 14 Haziran 2009

Zamanin Otesinde

İmaj: Jimenapoloeng.wordpress.com

Bazen kıskacındasındır zamanın

Bulutlar senden çok uzakta

Ağaçlar yapraklarını dökmüş

Oysa mevsim ilkbahardır henüz

Sularda güneş kırıkları vardır

Hüznün sevdalı kollarında

Teselli ararsın

Senin

Olmamış

Bir kadın

Doldurur

Rüyalarını

Haykırırsın

Duyuramazsın

Sesini

Ağlarsın

Silen

Yoktur

Gözyaşlarını

Koca şehirde

Kalabalıklarda

Yapayalnızsındır

Zaten

Yalnızlık çokluk değil midir

Çokluk yalnızlık bazen

Sen hangisindesin

Bilir misin

Geçmişin boğar seni

Gelecekse iter geri

Merdivenlerinden

Zamanın

Koskoca boşluktur kalan

Senin dost bildiğin avuntun

Yakalayamadığın

Birol-AcarYazan: Birol Acar
Şehir: İzmir

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 6 Yorum »

“Mutluluk Yolu, kısım 3″

Posted by - Konuk Yazar - 14 Haziran 2009

mutluluk3“Sabah 6′dan akşam 9′a, çalış daha hiç durma.
Günler geçmesin boşu boşuna,
Kazan daha çok para”

diye başlayan bir şarkı vardır, ki verdiği mesajı kısmen severim. Sürekli çalışmayı salık veren bu mesaj, aslında başka bir manada da mutluğun ve huzurun anahtarı. Evet çok çalışmak yorucudur, kabul.

Fakat hayatında neyi yorulmadan kazandın?

Hayatta pek çok şey yaşarsın. Kimine sevinir, kimine üzülür, kimine de kafayı takarsın. Sürekli evirir çevirir, tekrar tekrar – adeta geviş getirir gibi – hatırlarsın. Bir sahne mi takıldı? Sürekli o sahne tiyatro gibi yaşanır hayalinde. Bir söz mü takıldı? Teypte sürekli aynı şarkıyı çalan bir kaset gibi, döner durur aklında. Hakkında olumsuz bir ifade mi okudun? Film şeridi gibi, gözünün önünden hiç gitmez… Peki söyle bana, şu anlattığım durumlarda mutluluğun nerede?

Söyle bana, hatırlar mısın bir şeye odaklanmış halini? O anlarda sana söylenenleri duymadığın hatıraları? Hızla dümdüz ileri yürürken fark etmediğin arkadaşını? Nasıl geçtiğini anlamadığın zamanları? Sence nedendi bunlar? Bence kolaydı cevap; beynin o anda bütün pencerelerini kapatmış ve ne arka, ne sağ, ne de sol; sadece önündekini açık bırakmıştı.

Anahtar, ortak nokta, “odaklanmakta”. İşinde çalışırken veya müzik enstrümanını çalar ya da üflerken, tuvaline fırçanı sürerken; hiç fark etmez. İşin sırrı TEK bir şeye bakmak / düşünmek. Bu öyle bir duvar örerki zihninde, hiçbir düşünce giremez. Hiçbir kötü duygu hissedilmez. Hiçbir kaygı duyumsanmaz, planlar da yapılmaz. Zaten seni mutsuz edenler geçmişe veya geleceğe dair takıldıkların değil miydi?

Bir düşün, işkolik denen insanlar “neden” işkolik. Çünkü gerçek hayatlarında onları zorlayan sorunları var ve çözüme hazır olmadıklarından dolayı, zaman kazanmak için kendilerini işlerine adeta adıyorlar. Bu sayede, sorunlarından uzak kalabiliyor zihinleri ve mutlulukları.

İşkolikler sadece bir örnekti. Neticede kaçarak hiçbir şeyi çözemezsin. Ama yerinde olduğun gibi durarak da çözemezsin! İşte bu yüzden, sen sen ol; çalışma hayatının sana verdiği bu eşsiz kalkana bürün ve sakın sızlanma. Zira, o sıkıntı duyduğun işin olmayıp da evde otursaydın, derin uçurumlarda hızla düşecektin…

İmaj: Photography.nationalgeographic.com

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 10 Yorum »