Fistikyesili

  • Son Yazılar

    RICKY NELSON

    SUSHI BÖREK

    NAMLI KARAKÖY

    YAPICI ELEŞTİRİ HAKKINDA

    DEMİRCİKÖY DALIA BALIK

    HIZLI OKUMA NOTLARI

    HANS ZIMMER

    AĞUSTOS'UN POPÜLER YAZILARI

    İKİ LEZZETLİ FIRIN YEMEĞİ

    DENİZE SIFIR KAHVALTI KEYFİ

    ALTI ÜSTÜ TASARIM

    AVRUPA YAKASINDAKİ SAHİL MEKANLARI

    SAĞ BEYİN SOL BEYİN KARMAŞASI

Temmuz, 2009 için Arşiv

“Dört şarkıyla başlayan yolculuk: Alexi Murdoch”

Posted by Ozkan Ulukok 31 Temmuz 2009

Alexi_Murdochİskoç asıllı Londra doğumlu sanatçı Alexi Murdoch son yıllarda keşfettiğim ve dinlemekten de en zevk aldığım şarkıcılardan bir tanesi. Keşfettiğim diyorum zira sanırım 2004 yılında ilk defa dinlemiştim ve o zaman sadece 2002′de yayınladığı Four Songs adlı bir EP’den başka bir çalışması yoktu. Sade, duru bir ses ve arkada eşlik eden gitarıyla kesinlikle üst üste dinlenebilecek lezzette şarkılar yazan Murdoch’ın ayrıca şarkı sözlerinin de dört dörtlük olduğunu ekleyeyim.

Alexi Murdoch’ın ilk çalışması olan Four Songs adlı EP, kasım 2002′de piyasaya çıktı ve sadece 40.000 adet olarak basıldı. Ancak hemen ardından online müzik mağazası cdbaby’de bir anda en çok satın alınan kayıtlardan birisi konumuna geldi. It’s Only Fear, Orange Sky, Blue Mind ve Song for You’dan oluşan EP’nin bu kadar tutmasındaki en büyük etkenlerden birisi kesinlikle dönemin popüler dizilerinde şarkıların yer alması olsa gerek. Orange Sky gerek Prison Break gerekse The O.C.’nin ilk sezon bölümlerinde yer aldı. Ayrıca Blue Mind yine The O.C. ve ek olarak Dawson’s Creek’de de çaldı.

2006 yılına gelindiğinde Alexi Murdoch, ilk albümü “Time Without Consequence”i yayınladı. Albümde Four Songs’da yer alan dört şarkıda dahil olmak üzere toplam 11 parça yer alıyordu ve diğer şarkılarda ilk dörtlü kadar güzeldi. Özellikle Breathe, Home albümün öne çıkan parçalarından oldu. Albüm, Heatseekers Billboard’da 25. sıraya kadar yükselmeyi başardı. Bu arada en çok tutulan şarkı Orange Sky’da daha birçok televizyon programında yer almaya devam etti. House, Ugly Betty, Ladder 49 bunlardan sadece birkaç tanesi. Bu arada yeni parçalardan Home’ın da Prison Break ikinci sezon onaltıncı bölümde Patoshik’in yakalandığı ve kendisini boşluğa bıraktığı sahnede çalan şarkı olduğunu da ekleyeyim.

time_without_consequence3 yıllık aradan sonra 2009 yılı içinde Alexi Murdoch resmen yayınlanmamış olan yeni EP’si Towards the Sun’ı çıkardı. EP’de yine güzel, sakin ve insanı bazen hüzünlendiren bazen de rahatlatan 7 sağlam parça bulunuyor. Benim için ilk birkaç dinlemeden sonra öne çıkan şarkılar ise Towards the Sun, Here Hands Were Leaves ve Through the Dark oldu. Bu arada bu EP’nin de zaman içerisinde genişleyerek bir albüme dönüşeceğine inanıyorum.

2002′den 2009′a geçen7 yıllık sürede 2 EP ve 1 albüm çıkaran Alexi Murdoch, günümüzde daha çok albüm çıkarmayı amaçlayan, benzer tonları kullanan ve birbirine benzer kalıplar içerisinde müzik ürettiğini söyleyen birçok sanatçı arasında kendi tarzı ve üretkenliğiyle açık ara öne çıkıyor. Sanatın ve sanatçının eserini üretmesinin bir süreç olduğunu ve bunun da zaman ve emek istediğini kanıtlayan Murdoch’ın bu tarzının başarısının en büyük kanıtı severleriyle buluşan bu toplamdaki 18 güzel şarkısı olsa gerek.

Albümlerine ve şarkılarına zor ulaşılan birisi olarak internetten size fazla şarkısını dinletemeyeceğim. Buna bir de hala devam eden Youtube durumunu eklersek buraya görüntü ekleyemiyorum. Ama meraklıları için aşağıdaki linkten Orange Sky’ın ve All My Days’in canlı versiyonunu dinleyebilirsiniz. Ancak sizlere en büyük tavsiyem ne yapıp edip Murdoch’ın tüm şarkılarını bulun ve dinleyin. Eminim ki içlerinden en az bir tanesi sizin en iyi ve anlamlı şarkılar listenize eklenecektir. Benim favori şarkım ise yazı içinde ismi sadece bir kere geçen “Song for You” (So today I wrote a song for you, Cause a day can get so long…).  Hepinize iyi dinlemeler…

Alexi Murdoch – Orange Sky

Alexi Murdoch – All My Days

www.aleximurdoch.com

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 4 Yorum »

“İş Dünyasında Zirveye Giden Yol”

Posted by Ekin Acar 29 Temmuz 2009

is-dunyasindaBir soluk alın. Daha derin bir soluk alın…

Farzedin ki 95 yaşındasınız ve ölüm döşeğindesiniz. Son nefesinizi vermeden önce size büyük bir hediye veriliyor. Zamanda geriye yolculuk yapabilme yeteneği. Şu an bu satırları okumakta olan kişiyle konuşabilme şansı. İş yaşamında daha başarılı olması ve daha iyi bir hayat sürmesi için ona yardımcı olabilme şansı.

95 yaşındaki siz, hayatta nelerin önemli olup olmadığını, nelerin öncelikli olup olmadığını artık anlamışsınızdır. Bu bilge ihtiyar sizin, bu satırları okumakta olan size tavsiyeleri neler olurdu?

Acele etmeyin ve soruyu iki açıdan cevaplayın: Kişisel tavsiyeler ve mesleki tavsiyeler. Bir kağıda ihtiyar sizin, genç size söyleyeceği kelimeleri özetleyen şeyleri karalayın. Bu kelimeleri yazdınız mı gerisi kolay… Zirveye giden yolu tanımladınız bile.

Şimdi sıra kitabın sayfalarını karıştırıp tüm bu yazdığınız şeyleri hayata nasıl geçireceğinizi öğrenmekte.

Nerede Yanlış Yapıyoruz?

Zafer Takıntısı: Her halükarda ve her durumda kazanma arzusu.
Gereğinden Fazla Yorum Yapmak: Fikrimizin sorulup sorulmadığını önemsemeden her tartışmaya burnumuzu sokmaya dair içimizden taşan karşı konulmaz istek.
Yıkıcı Yorumlar Yapmak: Bizi açıkgöz ve esprili gösterdiğini düşündüğümüz yersiz, iğneleyici ve alaycı sözler sarfetmek.
Karşımızdakini Hakettiği Şekilde Takdir Etmemek: Hakettikleri durumlarda bile başkalarını övmemek veya ödüllendirmemek.
Adam Tutmak: Birilerine adil davranmadığımızın farkına varamamak.
Pişmanlığı Dile Getirmekten Çekinmek: Yaptığımız işlerin arkasında durmamak, hatalı olduğumuzu kabullenmemek veya davranışlarımızın başkalarını etkiliyor olduğunu itiraf etmekte aciz kalmak.
Dinlememek: Bir kişinin iş arkadaşlarına yaptığı saygısızlıklardan en pasif agresif formda olanı.
Aşırı Derecede Kendim Olma İsteği: Hatalarımızı kişiliğimizin ayrılmaz bir parçasıymış gibi görüp sanki birer faziletmişcesine yüceltme arzusu…
Liste böyle uzayıp gidiyor. En çok yaptığımız 20 alışkanlığı tamamlayana kadar.

Marshall Goldsmith

Marshall Goldsmith

Gelelim yapılması gerekenlere…

Dört Yükümlülük:
1. Geçmişe Bir Süger Çek
2. Her Zaman Gerçeği Söyle
3. Destekleyici ve Yardımcı Ol. Alaycı veya Olumsuz Değil.
4. Kendinde de Geliştirebileceğin Bir Şeyler Bul. – Böylece her iki taraf da yargılamaktan ziyade geliştirmeye odaklansın. -

Ayrıca,

Kendi Basın Sözcünüz Olun:
1. Sanki her gün olası bir yanlışınızı kollayan ve sizi yargılamaya dünden hevesli olan iş arkadaşlarınıza hitaben bir basın toplantısı düzenliyormuşsunuz gibi düşünün. Bu şekilde insanların gözünün üstünüzde olduğunu düşünmeniz, tetikte olmanız gerektiğini size hatırlatması için kendi farkındalığınızı körükleyecektir.
2. Her yeni günü hedefinizi 12′den vurmak – Gerçekten çok çaba sarfediyor olduğunuzu insanlara hatırlamak için – yeni bir fırsat olarak görün. Aksi biçimde düşünerek hareket ettiğiniz her bir gün, bir ya da iki adım gerilemenize neden olur. O takdirde kendinizi düzeltmeye çalışacağınıza dair verdiğiniz sözden caymış olursunuz.
3. Her yeni günü, rakiplerinizi alt etmek için yeni bir şans olarak düşünün. Etrafınızda başarılı olmanızı alenen ya da içten içe istemeyen insanlar mutlaka olacaktır. Dolayısıyla toyluktan sıyrılın ve az buçuk paranoyak olmaya bakın. Başarısız olmanızı isteyen bu insanlara karşı tetikte olursanız onlarla nasıl baş edeceğinizi öğrenirsiniz.
4. Söz konusu süreci, bir seçim kampanyası gibi düşünün. Her şey bir yana kendinizi yeni ve daha iyi bir siz pozisyonuna kendiniz getirmeyeceksiniz. İş arkadaşlarınız getirecek, onlar sizin seçmenleriniz. Onların oyu olmadan değişmiş olduğunuzu asla ispat edemezsiniz.
5. Söz konusu süreci haftalar ve aylar bazında düşünün, günlük bazda değil. En iyi basın sözcüleri günlük eleştirileri etkisiz hale getirmekte uzman oldukları gibi aynı zamanda uzun vadede görülecek işlere odaklanmakta da ehildirler. Siz de öyle olmalısınız. Gün içinde ne olursa olsun uzun vadedeki hedefiniz kişiler arası bir problemi çözüyormuş gibi algılanmak olmalıdır. Söz konusu şey artık bir problem teşkil etmeyene kadar.

Marshall Goldsmith ile Mark Reiter’ın kaleme aldığı ve MediaCat Kitapları tarafından yayınlanan “İş Dünyasında Zirveye Giden Yol”, 4 kısım, 14 bölüm ve 232 sayfadan oluşuyor. Kitaptaki kısım ve bölümler şöyle:

Birinci Kısım – Başarı Saplantısı
1. Bölüm
Buradasınız
2. Bölüm
Sizinle İlgili Bu Kadarı Yeterli
3. Bölüm
Başarı Yanılgısı veya Değişime Gösterdiğimiz Direncin Nedeni

İkinci Kısım – Sizi Zirveye Ulaşmaktan Alıkoyan 20 Alışkanlık
4. Bölüm
20 Alışkanlık
5. Bölüm
21 Alışkanlık: Hedef Takıntısı

Üçüncü Kısım – Daha İyi Olmak için Nasıl Değişebiliriz?
6. Bölüm
Geribildirim
7. Bölüm
Özür Dilemek
8. Bölüm
Dünyaya Duyurmak ya da Reklamını Yapmak
9. Bölüm
Dinlemek
10. Bölüm
Teşekkür Etmek
11. Bölüm
Takipte Olmak
12. Bölüm
İleribildirim

Dördüncü Kısım – Elinden Geleni Ardına Koymamak
13. Bölüm
Değişim: Kurallar
14. Bölüm
Yöneticiler için Özel Durumlar

Profesyonel yaşama katkılarının olduğuna inandığım bu kitap, umarım sizin de ilginizi en az benimki kadar çekmiştir… Şimdiden keyifli okumalar :)

Yazı kategorisi: web | Etiketler: | 1 Yorum »