“bizim William*”

demiş ki vaktiyle, yaşadığı ortamın havasından herhalde;

“iyi demek, kötü demek, kötü demek, iyi demek, sisli, puslu havalarda, kanatlanıp uçmak gerek”…

Bir de diyorlar ki, William‘ın esas adı Francis‘miş. Ölüm tarihlerinin yakın olmasından hareketle varılmış bir kanıdan öte semantik yapılarında da ciddi benzerlikler var aslında.

İsmi her ne olursa olsun, iyidir bizim William.

“when I saw you I fell in love and you smiled because you knew” demişliği de vardır mesela… Üstelik ben bunun ne anlama geldiğini de biliyorum. Hani bir yerlerde demiştim ya (diyeceğim demediysem de), “güldüğünde dünyayı güldüren kadın” vardı bir zaman hayatımda.

Hava nane molla ya, oradan hatırladım bizim William’ı. O kadar ve o bakımdan.

ps1. resimdeki manzara Embarkment, şimdilerde “tube” çıkışında solda Starbucks var, önünde de üç-dört masa. Sabah saatlerinde kahve ve sigaraya oturunca, Burroughs düşünürüm orada, Electronic Revolution ve meşhur “rat race” kavramı aklımda. Yağmur da varsa, damdan düşen kediler ve köpekler olur yanında.

ps2. “you’re the jester of this courtyard with a smile like a girl’s” diyen bir kadın var, şarkıcı, çok mühim. başlıktaki mevzu. G G/F# Em7 C(9) G/B G/F# G C(9) detayında.

Yazan: Kaan Volkan
Şehir: İstanbul

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

Gravatar
WordPress.com Logo

Please log in to WordPress.com to post a comment to your blog.

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 118 other followers