“Ölüleri Gömün Devlet Tiyatroları Sahnelerinde”

Devlet tiyatroları perdelerini açtı ve tiyatrosuz geçen yaz aylarının sıkıntısı da geride kalmış oldu. Perdeler açıldığı gibi bizde koştuk ve bu sezona Irwin Shaw’ın eseri Ölüleri Gömün (Bury the Dead) ile başladık.

Cevahir AVM’deki büyük salonda koltuğa kurulmadan önce dışarıda oyunla ilgili yüksek ses uyarısı dikkatimi çekmişti. Gerçekten daha ilk andan itibaren büyük bir ses ve müzik saldırısına uğruyorsunuz. Bu özellikle oyunda başarıyla düzenlenmiş sahne tasarımını da destekliyor.

Gelelim tek perde olan ve 1 saat 40 dakika süren oyunumuza. Oyun, savaş karşıtı eserlerin en önemlilerinden bir tanesi böyle olunca da bolca savaş, savaş endüstrisi ve savaşın insanları inandırdığı değerler üzerine yorumlar izliyorsunuz. Cephede ölen 6 asker, arkadaşları tarafından gömülür ama rahip dualarını edip topraklar üzerine atıldıktan sonra ölüler bir anda topraktan çıkar ve gömülmeyi kabul etmez. Bundan sonrada hikaye başlar. 6 askerin gömülmeyi kabul etmemesi generaller tarafından önlenmeye çalışılır, devlet tarafından basına bu konuda haber yapılma izni verilmez, borsa düşer, halk galeyana gelebilir yorumlarına rağmen 6 asker gömülmeyi yine de kabul etmez.

Oyunda yaklaşık olarak ilk kısım ağırlıkla böyle ilerler sorun çözülemeyince bu sefer generaller, askerlerin anne, kardeş, kız arkadaş ya da eşlerinden onları gömülmeye ikna etmeleri için yardım ister ve bu sefer 6 asker ve gelen yakınları arasında geçen diyaloglarla oyun doruk noktasına ulaşır.

Hayallerini yaşayamamış, daha yapacak çok şeyi olduğuna inan, savaşı kendisinin istemediğini başkaları tarafından piyon olarak gönderildiğini anlayan 6 asker gömülmeyi kabul etmez. Ama gerek din, gerekse toplum yargıları ve devletin anlattıklarıyla uyuşturulan yakınlarının hepsi onların gömülmesini ister. Bu aşamada aslında savaşın geride kalanlar üzerindeki etkilerini de kabullenme, öleni yüceltme, intihar gibi şekillerde gösteren oyunun sanıyorum en etkili diyaloğu en son Martha tarafından yapılan 18 dolar 50 cent olanı olsa gerek. Son sahnelerde yerden yükselen haç ve orada geçen replikler ise bence harikulade idi. Sonunda gömülmeyi kabul etmeyen askerlere destek olan yaşayan arkadaşlarıyla beraber savaş alanından ayrılmaları da sanıyorum hiç gerçekleşmeyecek olacağını bilmemize rağmen güzeldi.

Birçok tanıdık yüzün yanı sıra genç ve başarılı oyuncuları da izleme şansını bize sunan oyunun son kısmında Hallelujah şarkısını söyleyen oyuncunun sesi, Martha’nın repliği, alkolik yüzbaşı karakteri oyun ile ilgili olarak aklımda yer eden en güzel noktalardı. Sonuç olarak bu savaş karşıtı oyunu bu sezon kaçırmayın derim. İzlerken birçok alt metin ile savaşın aslında ne kadar berbat birşey olduğunu herkese bir kere daha hatırlatan oyun aslında savaşla ilgili hiçbirşeyi unutmamamız gerektiğini ve yaptığımız hataları tekrarlamamamızı da anlatıyor. Yoksa herşey unutulur ve en başa döneriz. Bunu da zaten oyunda generallerden bir tanesi çok güzel özetlemişti: “Savaşlar ancak ölüler gömülüp unutulduğunda kazanılır”

Ozkan Ulukok hakkında

Ozkan Ulukok was born on 1977, in Ankara. He was graduated from Ege University Communication Faculty, Public Relations and Publicity Department. He worked as a Research Assistant at the Ege University Communication Faculty in Izmir between 2002-2005. Then he moved Istanbul and worked as a Training Professional at the different companies between 2005-2011. He has a PhD in Brand Equity. He lives in Sisli and his interests are pc games, basketball, music, cinema, travel, photography and blogging. http://www.fistikyesili.com

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 149 other followers