Zuhal Olcay bir konserinde muhteşem “Yalnızlığım” şarkısından sonra şöyle demişti: “Her insan yalnızdır aslında, işte bunu kabullenebildiğinde her kayba dayanabilir insan !” Oldukça etkilenmiştim. Gerçekten de bugün etrafınızda birçok insan olabilir, sevenleriniz dostlarınız olabilir. Ama aslında hepimiz yalnızız,tek başına olmayabilir ama yalnız. Ailemiz dışında biliniz ki şuanda etrafınızdaki tüm insanlar uygun şartlar oluştuğunda bir bir [...]
Devamını oku
“Otello olmak…”
Otello… İtalyan Giuseppe Verdi tarafından bestelenen ve 1887 yılında ilk gösterimi yapılan dört perdelik opera eseridir. Olay, 15.yüzyıl sonlarında Venedik hakimiyetinde olan Kıbrıs’ta geçer. Kıbrıs Valisi Otello fırtınalı bir günde zafer kazanarak karaya ayak basar. Herkes sevinç içinde Otello’nun zafer konuşmasını dinler. İçlerinde iki kişi; eski yaveri Iago ve Venedikli Roderigo bu durumdan memnun değildir. [...]
Devamını oku
“Aklımda”
Dün gece gene öylece bakarken aklıma düştü. Aslında düşme değildi bu. Zaten hep oradaydı. Aklıma geldin diyemiyorum zaten hiç gitmemişken. Giden birinin ardından bunları diyebilmektir aslında sevmek. Bunlar denilebiliyorsa sevgi olmuştur, yaşanmışlıklar vardır zaten. İnsanın içinde bir şeyler hep biter ve belki yeniden canlanır tekrar. Ama bilemeyiz ki içimizde ki “O” öldü mü? Ara ara [...]
Devamını oku
“İnsan Kaynaklarında yeni trend: IK 3.0″
1990′lı yılların sonlarına kadar iş arayanların en çok tercih ettiği yöntem elden CV bırakmaktı. İş başvurusu yapılmak istenen şirkete şahsen gidilip CV’ler o zamanki genel adıyla Personel Müdürlüğü’ne elden teslim edilirdi. Çoğunlukla kullanılan bir diğer yöntem de faks ile özgeçmiş gönderimi idi. 2000 yılından itibaren ise işe alım ve başvuru süreçlerinde yeni bir döneme girildi. [...]
Devamını oku
“Gaz lambası”
Şöyle biraz gerilere gitsek, zaman tüneline girsek. Hani fırtınalı bir günde, yağışlı bir havada ya da üretimin yetersiz kaldığı bir anda gece gündüz fark etmez gidiverirdi elektrik. Gece ise ani bir kararma ufak bir sersemlemeyle beraber ne olduğunu anlayana kadar bir an çaresizlik içinde kalırdık. Gündüz ise duran buzdolabına, görüntüsü giden televizyona ya da sesi [...]
Devamını oku
“nefret”
bazen yanı başındakinden öyle bir nefret edersin ki bu nefret yutsan da bitmez kussan da – İmaj: Tribune.com.pk
Devamını oku
“Vietkongların selamı var! Bölüm 2″
Vietnam’la ilgili yazımın 1. bölümünde Vietnam hakkında genel bilgiler vermiştim. Bu bölümde ise tarihinden ve Ho Chi Minh’den bahsedeceğim. Vietnamın yaklaşık 2500 yıllık tarihi savaşlar,işgaller ve bağımsızlık mücadelesi ile dolu. 938 yılına kadar Çin hegomenyasında kalmış ülkede bugün hale Çin kültürünün izlerini görmek mümkün(bkz.:Edebiyat tapınağı) 938 yılında Çin’e karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini kazanan Viet halkı [...]
Devamını oku
“Ölüm Bir Randevudur: King Kong’un Kızları”
Devlet tiyatroları sahnesinde bu sene 1999 yılında yılın oyunu seçilen, Alman oyun yazarı Theresia Walser’in eseri King Kong’un Kızlarını da izleme şansımız oldu. Bu oyunu yazmadan önce bir yılını yaşlılar yurdunda çalışarak geçiren Walser ortaya sarsıcı bir kara komedi çıkarmış. Hayatlarının son dönemlerini bir yaşlılar yurdunda geçirmekte olan, akıl sağlıklarını iyice yitirmiş ve hep kaybettikleri [...]
Devamını oku

10 Şubat 2011


Son Yorumlar