NBA tamamlandığından beri basketbol ile ilgili pek fazla yazamadık. Ama şanslıyız ki futbolun aksine basketbolda Dünya ve Avrupa şampiyonaları 2 yıl arayla yapılıyor. Bu da demek ki her sene bir tanesini izleme şansımız var. İşte bu sene de sıra Avrupa şampiyonasında ve Eurobasket 2011, Litvanya’nın ev sahipliğinde bugün start alıyor. Son şampiyonun İspanya olduğu ve [...]
Devamını oku
Bu “daha”lar nerede bitiyor?
Son zamanlarda aslında yıllarda en çok kullandığım kelime “daha”. Hep bir şeylerin daha’sı peşindeyim, aklımda hep bir şeylerin daha’sı var. Her şeyin önüne bir adet “daha” ekliyorum, arkasını henüz göremedim. Bu “daha”ların bir sonu yok. Bitmiyor da bitmiyor. Bu durum daha ne kadar devam edebilir? daha iyi, daha güzel, daha sağlıklı, daha canlı, daha enerjik, [...]
Devamını oku
Gir Kanıma, Låt den rätte komma in, Let The Right One In, Let Me In
Vampir filmlerinin klasik sahnelerinden ve “Vampir raconu”nun en ileri gelen kurallarından, adetlerinden biri, “Vampir, davet edilmeyen evin kapısından içeri girmez!” mottosu temelinde konmuş bu filmin adı… Yabancı filmlere Türkçe isim bulan grup kimlerden meydana geliyorsa bu filme de en “yakışan” (!) ismi uydurmuş görüldüğü kadarıyla… Böylelikle Türkçe film adı bulmanın klasik örneklerinden biri ortaya çıkmış. [...]
Devamını oku
Eğitim Serüveni-4
Tatil arası, mezuniyet derken blog işlerini boşlamışım. İçimden gelmeden yazamadığım için de uzun bir süre bloga yazı düşemedim. Takipcilerimden özür dilerim. Bu kısa özür mesajından sonra “Eğitim Serüveni” başlıklı yazı dizimin dördüncüsüne geçelim. Lise yıllarım aslında çok hızlı başlamadı. Anadolu Öğretmen Lisesi’ni kazandığımı öğrendiğimin yazı, ortaokulda çok görüşmediğim ama gene de tanıdığım arkadaşların da Anadolu [...]
Devamını oku
Mevsim Eskirken
Ağustosböcekleri eşlerine daha isteksiz sesleniyorlar. Çok uzak bir yerlerde düşen yağmurun yıkadığı rüzgarın toprak ve taze çimen kokan serin eli, alacakaranlık sokakları okşuyor. İçimde sanki yetişmem gereken bir şey varmışçasına bir acele… Sabaha karşı, odamın açık kapısından içeri giren hafif esintinin kulağıma “üstüne bir şeyler al istersen” diyen fısıltısı… Etrafta dinginliğin yavaşça bozulacağını hissettiren anlamsız [...]
Devamını oku
O’nun
Dalyan’da bir Haziran günü… Çeşme’de esen rüzgâr; karada enerji tribünlerini çevirirken, sahilde yelkenleri şişirip denizi kabartıyor. Sahilde taşlık kesime kurulu platformda sert rüzgâra rağmen güneşe karşı oturmuş; dalgaların sahile vururken çıkardığı o huzur verici hışırtılı, dalgalanan bayrakların çıkardığı patırtılı seslere kulak kabartıyorum. Ne gariptir ki; bu rüzgârda bile havadaki martı hiç savrulmadan ufak kanat hareketleri [...]
Devamını oku
Bir şans daha: “Tiyatro”
Fıstıkyeşili’nin geçmiş yazılarını karıştırırken aşağıdaki “tiyatro” etiketli yazılara bir şans daha verilmesi gerektiğini düşündüm. Geçmişte kalıp gidemeyecek veya gözden kaçamayacak kadar okumaya değer olduklarını düşünüyorum. Bakalım siz de okuduktan sonra aynı fikirde mi olacaksınız? Keyifli okumalar:) Ölüm Bir Randevudur: King Kong’un Kızları Devlet tiyatroları sahnesinde bu sene 1999 yılında yılın oyunu seçilen, Alman oyun yazarı [...]
Devamını oku
Yaz durakları: Gökova’nın incisi Akbük
Gökova’nın en güzel koylarından Akbük Koyu, birinci derece doğal koruma alanı. Sit alanı olmadan önce yapılan bir kaç ev dışında hiçbir beton yapı bulunmuyor. Arabayla ya da deniz yoluyla bu koya ulaşım sağlanabiliyor. Milas Ören’den Gökova’ya doğru Alatepe Köyü yolundan devam edildiğinde muhteşem manzarasıyla selam veriyor Akbük. O manzarayı gören insan yerinde duramıyor, yukarıdan gördüğü [...]
Devamını oku

31 Ağustos 2011


Son Yorumlar