Patrick Süskind’le ilk kez 1990’lı yılların ortalarında “Koku” yu okuduğumda karşılaşmıştım. Türkçe öğretmeni olan ablam ilk kez bu romanı okumamı önerdiğinde çok farklı bir şeyle karşılaşacağımı söylemiş ve muzipçe gülmüştü. “Koku” gerçekten elimden bırakmadan bitirmeme neden olan lezzette bir romandı. Hissettirdiği; gerilim, acıma, şaşkınlık, duygularının yanı sıra, ait olduğu çağın ve bölgenin yapısı ve yaşamından [...]
Devamını oku
Karl Olsberg’in yeni kitabı Kara Yağmur
Bundan yaklaşık 6-7 ay önce Karl Olsberg’in Sistem adlı kitabına blogumda yer vermiştim. Yazar hakkında iyi kurgular ortaya çıkardığı ve akıcı bir dille yazdığını söylemiştim. Benim gibi daha çok gerilim romanları okumayı sevenler için güzel bir kitap Sistem. O günden sonra yazarın yeni kitabı çıkar mı çıkmaz mı diye çok merak etmiyordum ta ki yeni [...]
Devamını oku
Fıstıkyeşili’nin en sevdiği klasik: Suç ve Ceza
Fıstıkyeşili’nin Facebook sayfasında sık sık sorular soruyor ve okurlarımızın nabzını ölçmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz günlerde de en sevdiği klasik’i öğrenmek istedik ve sadece 5 şık verdiğimiz bir soru sorduk. Sorumuz: “En sevdiğin klasik hangisi?” Seçeneklerimiz: – Budala – Diriliş – Goriot Baba – Madame Bovary – Suç ve Ceza Sorumuz takipçilerimiz tarafından toplam 57 defa cevaplandı. [...]
Devamını oku
“Jacques Tati’den Mösyö Hulot serisi”
Jacques Tati’nin Mösyö Hulot filmlerini keşfetmem, ilkokul kütüphanesinden Milliyet Yayınlarına ait Tatil Günleri (Jean-Claude Carriere) kitabını ödünç almam ile başlar. Mizah tarzı oldukça hoşuma giden kitabın içinde yer alan çizimler de ayrı bir güzellikti. Yıllar sonra internetin etkisiyle birçok filme ulaşma şansı doğunca bu kitabın filmini izleyebildim. Kitapta yer alan tarz ve çizimlerdeki estetik filme [...]
Devamını oku
“Fistikyesili Mart ayında neleri okudu?”
Mart 2011′de de sürprizlerle dolu bir ay oldu. Kimi zaman güneş açtı kimi zaman soğuktan donduk. İş hayatı oldukça yoğundu ama güneş yüzünü gösterdikçe sosyal hayata da kendimizi verdik. Her ikisi arasında koşuşturarak koca bir Mart’ı geride bıraktık… Bu inişli çıkışlı ayda bakalım Fıstıkyeşili okurları en çok hangi yazıları okudu? “Oscar’dan bir siyah kuğu geçti…” [...]
Devamını oku
“Koloni”
“Çığlık orgun içine hapsolmuştu.”* Böyle başlıyor Jean-Christophe Grangé “Koloni”ye. Nazi Almanyası’ndan, 1973 Pinochet Şilisi’ne oradan da günümüz Fransası’na uzanan işkence, tarikat ve çığlık yumağı. Koloni… En basit anlatımı ile; hiçbir öldürücü alet kullanmadan sadece çocukların çıkardığı çığlığın insanı öldürebileceği üzerine kurulmuş, olayların ayrıntıları ile irdelendiği ve kurgulandığı bir roman. “Onlar çocuktular… En mükemmel elmaslarının saflığındaydılar… [...]
Devamını oku
“Felsefespri”
Ofh içinde bir çok kendileri ve cevaplarını bile anlamadığım bir çok soru var. Hep felsefeye bu açı ile yaklaştık. Aslında bu yaklaşım kendi kendine oluşmadı. Felsefenin ne olduğu ve nasıl yapıldığı konusu üstüne kaçımız ne kadar fikre sahibiz? Belki bir kaç küçük fikrimiz olabilir. Peki bunları nasıl edindik? Sonra baktık felsefe sıkıcı ve bayıcı. Hayat [...]
Devamını oku
“Gelişen Ruhlar İyileşen Yaralar”
Yazar kişilik tiplerini, kendi araştırmaları ve verdiği eğitimler sonrasında edindiği tecrübeler doğrultusunda insanların çocukluk yaralarının hem kişiliklerinde hem de bedenlerinde değişime neden olduğunu öne süren bir kitap hazırlamış. Bu tip sonuçları ilk açıklayan kişi değil. Aslında Wilhelm Reich’in çalışmaları bu anlamda daha da doyurucudur. Bir sonraki yazımda W. Reich’in hayatı ve çalışmaları hakkında bir kısa [...]
Devamını oku

14 Eylül 2011


Son Yorumlar