Yurdun dört bir yanında soğuk hava ve kar yağışı etkili olunca bu hafta Fıstıkyeşili’nde yazılarımızın çoğunluğunda kar konusuna yer verildi. Dün de İzmir’de uzun bir aradan sonra ilk defa yoğun bir kar yağışı görülünce bundan da bahsetmeden geçmek istemedim. Dün sabah uyandıklarında her yerin karla kaplı olduğunu gören İzmirliler tahminimce mutlu bir şaşkınlık yaşadılar. Gördükleri [...]
Devamını oku
Teknolojik Hatırat / Bölüm 3
Bir dönem (biz genç iken yani henüz internet icat edilmemişken hatta cep telefonu bile yokken) telefonu bir iletişim aracı dışında eğlence aracı olarak da kullanırdık. Tanıdığımız ya da tanımadığımız birilerini arayıp onlarla dalga geçerek kendi çapımızda eğlenirdik. Ama bu durumu telefon sapıklığından ayırmak gerekir, bizim yaptıklarımızın sapıklıkla hiç alakası olmazdı. Hatta bu telefonla işletme konusunda [...]
Devamını oku
23=(2012-1989)
baba, geçen sefer uzun süreden beri birikmişlerim vardı yazacak, bu yıl anlatacaklarım var kısacık ancak yoğun geçmiş bir zamana sığacak… değişik geçti bu sene, unuttuğum tüm öğrettiklerini hatırladığım, yeniden öğrenmekle kalmayıp benim de çocuklarıma öğretmem gerekenler olduğunu kavradığım bir kaos, bir dram, bir mutluluk ve bir farkındalığına geçiş sürecini deneyimledim. şaşırdım baba, hem tüm olan [...]
Devamını oku
susma!
susma! ölüyorum sukunetinde. ses etmedin mi sen, soluğum kesiliyor. sen susma, lütfen. yeter ki susma sen, sordum diye, az yordum diye, biraz üstüne vardım diye. susma sen. susma. susma lütfen, bilirsin susunca sen, ben ne yapacağımı bilemem. bilmiyor musun? sen sustuğunda ben, yaşadığım her günün sonunda, uyuduğum her gece, sessizliğinin sağırlığında, ölüyorum gizlice gözlerin göz [...]
Devamını oku
Teknolojik Hatırat / Bölüm 2
Cep telefonu yokken ne mi yapıyorduk? Bu soruya cevap verebilmek için ilk önce şöyle bir uzaklara daldım gittim. Koltuğa uzandım ve çocukluğuma geri döndüm. Hazır çocukluğuma kadar gitmişken bir süre orada kaldım. Nereye kadar gittin diye soracak olursanız 80′lere doğru bir yol aldım. O zamanlarda daha cep telefonunun c’sinden m’sinden haberimiz yoktu. O da neyin [...]
Devamını oku
“kabus.”
yerimdeyim. olması gerektiği, olduğum, olacağım gibi. farkındasın değil mi? “enterasanlık yaptığın” bir şarkıyı zamanında silmiş olman, seni kabuslarından kurtarmayacak, biliyorsun değil mi? geç hikaye anlatanları, bilmeden konuşanları… olması gerektiği, olduğum, olacağım gibi yerimdeydim değil mi? üstelik sorguladığımda aldığım, o nefis; “yeah, that equality thing…” cevabında. cidden geç. sonumuzu biliyoruz, sadece acele etmiyoruz. anlatmıştım: “cave canem” [...]
Devamını oku
sona son kala…
yeterince acı çektik ve çoğunu ödedik hesabın. çok az kaldı, inan son demlerini yaşıyoruz, titreyerek yatak kuytularında bir diğerimizi özlemenin. benim tarafımda eşelenecek geçmişin kalmamış olması da bir diğer güzel tarafı işin. sorgu yok, sorular da yok üstüne gelinecek artık… belli ki bir süre bedenlerimizi kopartmış olsak da, ruhlarımızı ayıramadık. kolay mı? izlerimiz var nakşolmuş [...]
Devamını oku
konu:
fark ettim ki yılın bitmesine yaşımdan az gün kalmış, birçok soru aklıma takılmış; tek başıma içinden çıkamadım, sıklıkla olduğu gibi arttı aklına ve mantığına olan ihtiyacım. yaş ilerledikçe, kendime geldikçe, seni ÇOK sevdikçe sorguladıklarım artıyor. elimde değil, düşündüklerim fazlalaşıyor. her bir fazda, kendimi sağlamam gerektiğini düşünüyorum, sen aklımda oldukça, soluğuna muhtaç kaldıkça… “sudan çıkmış balık [...]
Devamını oku

3 Şubat 2012


Son Yorumlar