yeterince acı çektik ve çoğunu ödedik hesabın. çok az kaldı, inan son demlerini yaşıyoruz, titreyerek yatak kuytularında bir diğerimizi özlemenin. benim tarafımda eşelenecek geçmişin kalmamış olması da bir diğer güzel tarafı işin. sorgu yok, sorular da yok üstüne gelinecek artık… belli ki bir süre bedenlerimizi kopartmış olsak da, ruhlarımızı ayıramadık. kolay mı? izlerimiz var nakşolmuş [...]
Devamını oku
konu:
fark ettim ki yılın bitmesine yaşımdan az gün kalmış, birçok soru aklıma takılmış; tek başıma içinden çıkamadım, sıklıkla olduğu gibi arttı aklına ve mantığına olan ihtiyacım. yaş ilerledikçe, kendime geldikçe, seni ÇOK sevdikçe sorguladıklarım artıyor. elimde değil, düşündüklerim fazlalaşıyor. her bir fazda, kendimi sağlamam gerektiğini düşünüyorum, sen aklımda oldukça, soluğuna muhtaç kaldıkça… “sudan çıkmış balık [...]
Devamını oku
Teknolojik Hatırat / Bölüm 1
Mecburen kullanıyorum yoksa keyfi değil… Bir gün kapatayım dedim ve hiç açmayım. Bırak 24 saati, bi’ şey oldu ve 2 saat sonra açmak zorunda kaldım. Ne mi? Cep telefonu tabii ki! 13 yıldır aktif olarak cep telefonu kullanıcısıyım. İlk cep telefonumu gazete kuponuyla almıştım, yanında da kontörlü hat veriyorlardı. Ama annem bana kıyak geçerek faturalı [...]
Devamını oku
90.
doksan. doksan gün önce bu gün mevsim yazdı, hava sıcaktı. ben gecesi ağlıyordum, sen sabahı. olması gerekiyordu, oldu. yaşanması gerekiyordu, yaşandı. “zaman en iyi ilaçtır…” neden denir anladım. senden hiç bir yere kaçmadan, kendimi sarıp sarmaladım. kuytuma çekilip tedavime başladım. önce aklımı, sonra ruhumu geri kazandım. açıkça söylemem lazım, çok örselendim senden sonra, dehşet yıprandım. [...]
Devamını oku
eski_sen, yeni_ben?
biliyor musun, seninle beraber olduğumuz zamanlarda kalmış olsam, kızıp köpüreceğim, küfür kıyamet gireceğim bir çok hadiseye, isme ya da fikre aldırmıyorum artık. değiştiğimden de değil üstelik, kendime geldiğimden. senden sonra yıkılmadığımı fark ettiğimden. bir-iki haftalık artçı sarsıntılardan sonra, kendime geldiğimden bu güne, sensizlikten yana mutsuz ancak kendimden yana huzurluyum. sen sonrası şokları da oldukça normal [...]
Devamını oku
tercih meselesi?
hayatın tam da kendisi gibi… hatırlıyor musun? bir sabah, erken saat uyandırmıştın beni, daha önce hiç yapmadığın gibi hem de. hava sıcaktı, çok sıcak ve bir diğerimizi bağırıyorduk, sonra ne olduk? inat, kavga, gürültü, öfke, özensizlik, bencillik, terbiyesizlik, densizlik ve son. kesmeşekerlerin yerde unufak olduğu bir anda, ben çıktım gittim, sen kaldın ardımda. ya sonra? [...]
Devamını oku
soru-cevap.
düşünüyorum çok uzun zamandır ve sorduğum tek bir soru var kendi kendime, yanıtlarını artık iyi bildiğim: “Tanrı bana ne öğretti bu güne kadar?” cevapları paylaşmayı deneyeyim; sevmeyi öğrendim, onca yıl amaçsız dolandıktan sonra, aşık olmak nedir yaşadım, hissettim. “sizin bildiklerinizi unuttum ben çoktan” derdim ya sıklıkla, çoğunu hatırlamayı becerdim. acı çekmeyi ezberledim. vaz geçmemeyi ve [...]
Devamını oku
hayalet şehir.
şehir farklıydı şarkılarından, yaşadığımdan biliyorum. şarkıların hiç bir zaman beni kast etmedi, ne mutlu olduğumuzda, ne de huzursuz ve öğrendim artık şarkılarına atfen cevap vermemeyi, arıza etmemeyi, üzerime alınmamam gerektiğini de, geç ve güç oldu maalesef. ardından şarkıların aklımda, bildik sokakların tanımadığım kedileriyle muhatap oluyorum sen yokken. iki satır laflıyoruz sık sık tek konumuz senken. [...]
Devamını oku

19 Ocak 2012


Son Yorumlar