“Fuji Dağı’nı Nasıl Taşırsınız?”

fujidagininasiltasirsinizWilliam Poundstone tarafından 2003 yılında kaleme alınan ve Eray Sarıot tarafından dilimize çevirilen “Fuji Dağı’nı Nasıl Taşırsınız?” adlı kitapta bulmacalı mülakat tarzıyla ilgili pek çok değerli bilgi yer alıyor.

William Poundstone’un Fuji Dağı’nı Nasıl Taşırsınız da dahil olmak üzere toplam 12 kitabı bulunuyor.

McDonald’s, Hewlett Packard gibi büyük şirketler tarafından oldukça sık kullanılan bulmacalı mülakatı en çok uygulayan şirket ise “Microsoft“.

William Poundstone

William Poundstone

Mülakatlarda sorulan sorulardan birkaç örnek:

Fuji Dağı’nı taşımak ne kadar zaman alırdı?

İçinden dikdörtgen bir dilim çıkarılmış pastayı, iki eşit parçaya nasıl bölersiniz?

Kanalizasyon kapakları neden kare değil de yuvarlaktır?

Görme özürlü biri için bir baharat takımı tasarlayın.

Yukarıdaki soruların cevaplarını ve dünyanın en önemli şirketlerinin en yaratıcı beyinleri nasıl seçtiğini öğrenmek istiyorsanız kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

About Ekin Acar Ulukok

1981 yılında İzmir’de doğdum ve 2004 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Lise ve üniversite yıllarında İngilizce, Almanca ve İtalyanca öğrendim. Bolca mesai harcayacağım profesyonel yaşama, AFM Sinemaları pazarlama departmanında başladım. Teknoloji Holding’de, web ve mobil alandaki yüzlerce yerli-yabancı proje başvurusu arasından en iyilerini bulup hayata geçirmek ve bu projelerin tüm pazarlama & PR faaliyetlerini koordine etmek için çalıştım. TTNET’te interaktif medya bölümünün doğru şekilde kurulup büyümesi, Turkcell Global Bilgi‘de Türkiye’nin lider markalarına dijital dünyada yön göstermek adına mesai yapıyorum. Seyahat etmek, fotoğraf çekmek, Fistikyesili.com‘da blog yazmak ve müzik dinlemek gibi hobiler edindim. Pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya, lokasyon bazlı pazarlama ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar yapıyor, eğitimler veriyorum.

10 Yanıt to ““Fuji Dağı’nı Nasıl Taşırsınız?””

  1. Arkadaşlar kitabı okudum. Boşa geçirecek 1 saatiniz varsa almanızı öneririm. Sorulan 3-5 tane dandik soruyla insanın yeteneğini ve becersini ölçmeye çalışmak gayesi, savaşa gönderilecek bir avuç acemi ere 2 atış yaptırıp onun savaş yeteneğini ölçmeye benziyor. Gelecekte olabicek olayların simülasyonunu çıkartarak kişilerin bu olaylar karşısında takınabileceği durumu ölçme amacı, ilk başta insana olabiliritesi yüksek gelmesine rağmen olayın içindeki “insan-olay-kader” faktörlerini es geçiyor. Gaziantep yöresinin istiklal savaşı kahramını “karayılan” dır. Hatta TV de dizisi bile vardı. Peki siz onun aslında eskiden korkağın teki olduğunu biliyormuydunuz. Fransızlar Antep e girdiğinde onu bir incir ağacının üstünde saklanırken buldular ve cepheye yolladılar. cephede tek mermi atmadan siperin arkasında sinip oturdu. gerisini nazım hikmet şöyle anlatıyor…”..toprakta yatarken ak bir taşın altında derisi ışıl ışıl gözleri kıpkırmızı bir yılan çıktı,derken kör bir kurşun hayvanın kafasını kopardı.hayvan devrildi kaldı.Ve o anda karayılan ilk defa düşündü. -İbret al deli gönlüm demir sandıktada saklansan bulur seni ak taşın altındaki yılanı bulan ölüm-” bu olayın akabinde karayılanın cesarati şiirlere konu olmuştur. heralde karayılana savaştan önce yapılacak cesaret testi -değerlerde çıkardı.

  2. ya benim en ilginç iş sınavı yada mülakatı olayım, daha önce çalıştığım kurumda yaşadığım bir olay, kişilk testi dedikleri türden bir sınava girdim, soruları kuzu kuzu çözerken karşıma çıkan bir soru beni kopardı : Bahçede ne yaparsınız? a)ders çalışırım b) party veririm c)yemek yaparım d) sexs yaparım. Bu cevapların hepsi kişiye, bahçenin fiziki yapısına göre değişirrr, tabi bu soruyu aynen bu şekilde yanıtladım şıklardan da hiç birini işaretlemedim. Bence, kabul etmek lazım bu sorular bu işi bilmeyenler tarafından hazırlanınca yada ABD den bir kurumdan çalınınca bize epey komik gelebiliyor (saçmaaa). Bu soruları hazırlayanlarda uzman bir ekip olmalı.

  3. Bence bu fikir sadece ama sadece karedeniz “laz” vatandaşlarıma uygulanmalı.
    Bir örnek:Lokantada yemekleri ters servis edilen iki karadenizli vatandaşımız nasıl çözüm bulur? gibi bir soruya ne yanıt verirlerdi? Ben bunu öğrenciyken Topkapıdaki Hasan ustanın lokantasında şahit oldum. Önce şaşkın şaşkın bakıştılar(2 saniye kadar) sonrada Yanlış yerlere oturmuşuz” diyerek yer değiştirdiler.

  4. sayfanızı çok sevdim bundan sonra takip edeceğim. Özelliklede kitap tavsiyeleri bir harika. En kısa zamanda bu kitabı alacağım.sevgiler

  5. Ufak ufak buradan yazmaya başlayalım, ne dersiniz? Görüşmelerimde adaylardan güçlü ve zayıf yönlerini yazmalarını isterdim, yani bir bakıma swotun ilk iki basamağını kendileri için uygulamalarını… Burada kişilerin kendilerine dair oldukça ilginç özellikleri çıkardı. İçerik yönetimi için görüştüğümüz bir aday: “Ben aslında kitap yazmak istiyorum, içeriklerim bazen fazla edebi olabilir.” diyerek bunu zayıf yönlerine “Türkçe’yi edebi kullanma” olarak eklemişti. Biz de edebiyle kullandığın sürece bir problem yok de(me)miştik tabi.

    Junior pozisyona hazırlamak amacıyla açılan stajyer pozisyonu için yaptığım bir görüşmede, adayın Türk dilini nasıl kullandığını bir nebze görebilmek için kendine dair 8-10 cümlelik bir yazı (isterse bir gününü, isterse yapmaktan hoşlandığı şeyleri, isterse beğendiği bir filmi, kısaca ne isterse onu) yazmasını istemiştim. Aday, görüşmeye gelmeden önce yaşadıklarını ve görüşmedeki izlenimlerini esprili bir dille birkaç paragrafta öylesine güzel anlattı ki… Okurken gülmeden edemedik. Ertesi gün de olumlu sonuçlandığını bildirmek üzere dönüş yaptık. Fakat çok geç kalmışız. O sabah bir telefon gelmiş ve global bir firmada (stajyerlik değil) iş teklifi almış. Kaçan balık büyük oluyor.

    Başka bir adaya da: “Diyelim ki üst düzey bir çalışanla bir problem yaşadın ve diyalog senin için kötü bir şekilde sonuçlandı. Böyle olumsuz bir durumda nasıl tepki verirsin?” diye sorduğumda, “Ben çok duygusalım, kendime hakim olamam; orada ağlarım” demişti…

    Daha bir sürü böyle ilginç anı var. Aklıma geldikçe yazayım:)

  6. Bu durumda ben de (yönetici olduğum dönemlerdeki) kendi mülakat sorularımı ve beklediğim yanıtları yazmaya karar verdim. Esin kaynağı olduğun için teşekkürler

  7. Valla ciddi süper bir fikir bende katılmak istiyorum yazma olayına.

  8. Fırat cidden süper fikir! Hadi yazalım:)

  9. 🙂 bu kitaptakine benzer şekilde sorulacak bilmecelere yurdum insanın verebileceği cevapların anlatıldığı bir kitap bu eserden daha çok satar.

Trackbacks/Pingbacks

  1. Uğur Özmen » İşe giriş görüşmesi… - 12 Kasım 2008

    […] Acar’ın friendfeed’deki linkini görüp okuduğum yazısı bana fikir verdi. Üstüne Enver Altın’ın yazısı da gelmez […]

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: