“Seçim ve İletişim Konferansı’nda gençlerin kazanılması ve yeni medyanın gücü konu alındı”

Seçim ve İletişim Konferansı, 29 Mart yerel seçimleri öncesinde seçmen beklentileri, davranışları ve seçmenle iletişim kurmak için yeni ufuklar açılması amacıyla MediaCat, Bahçeşehir Üniversitesi ve Reklamcılar Derneği’nin işbirliği ile 27 Şubat Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasını Reklamcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan’ın yaptığı Seçim ve İletişim Konferansı’nda, Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Prof. Dr. Yılmaz Esmer, Ali Eşref Turan, Prof. Dr. Haluk Gürgen, Necati Özkan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin yer aldı. Konferansta, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Deniz Ülke Arıboğan, “Siyasi İletişimin Esasları”, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yılmaz Esmer ve Yönelim Araştırma’dan Ali Eşref Turan, “Yerel Seçimlerden Arda Kalanlar”, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen ve Avrupa Siyasi Danışmanlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Necati Özkan, “Siyasi İletişim Stratejileri ve Örnek Vaka: Obama Kampanyası” ve Güneri Civaoğlu moderatörlüğünde 2009 CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, “İstanbulluların Beklentileri, CHP’nin Vaatleri” konularında düşüncelerini dile getirdi.

secimveiletisim

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğa konuşmasında, 21. yüzyılda toplumun bilgi toplumu değil, tasarım toplumu olduğuna değinerek, günümüz post endüstriyel toplumunda kurulu düzenin tüketiciye satamayacağı hiçbir şey olmadığını ve iletişim bilimlerinin doğru kullanılması ile bu düzenin artık taşı dahi para ile satabilecek konumda bulunduğunu ifade etti. Sanayi toplumundan tasarım toplumuna geçişle birlikte, iletişim fakültelerinin ve iletişim öğrencileri ile mezunlarının yerinin öneminin son derece arttığını, medya kanallarının gücü ile birlikte artık siyasetin dahi insanların beklentileri ve çıkarları üzerinden geliştirildiğini dile getirerek, iletişim bilimleri ile alıcı kitlesinin oluşturulması sonucu artık her şeyin satılabileceğini vurguladı. Schopenhauer’in “Bu dünya benim tasarımımdır.” sözünü hatırlatan Arıboğa, günümüz şartlarındaki dünyanın bizim değil, bize dayatılanların tasarımı olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Yılmaz Esmer

Prof. Dr. Yılmaz Esmer

Prof. Dr. Yılmaz Esmer sözlerine, “Gene başımı derde sokacağım, nedense hep böyle oluyor. Benim söylediklerimi kimse beğenmiyor, ben de inatla söylemeye devam ediyorum.” cümleleriyle başladı ve seçmen ile tüketiciyi bir tutmanın yanlış olduğunu, oy vermenin irrasyonel bir davranış, seçmenin ise duygusal bir varlık olduğunu belirtti.

Ali Eşref Turan, Türkiye’deki seçimlerin genel yapısı hakkında bilgi vererek seçim tarihinde seçimlerden zaferle çıkan siyasi partilerin o dönemdeki yapıları ile ilgili bilgi vererek, yerel seçimlerin geçmişten günümüze hangi eksende hareket ettiğine dair genel bir tablo çizmeye çalıştı. Türkiye’deki yerel seçimlerde, alışılagelmiş tutumun genel konulara fazla değinilmemesi olduğunu söyleyen Turan, istisnasi olarak 1970’lerdeki yerel seçimler dışında 29 Mart’taki düzenlenecek olan önümüzdeki yerel seçimlerde bu tutumun dışına çıkıldığını, yerel seçim olmasına rağmen genel seçim konularının da gündeme getirildiğini ifade etti.

“Obama’nın Liderlik Sırları” kitabının yazarı Necati Özkan, siyasetin bütün rasyonalitesinin seçmen kafasında “güven” unsuru oluşturabilmek olduğunu ve Obama’nın da seçim kampanyasını Umut ve Değişim kelimeleri üzerine inşa ettiğini dile getirdi. Obama’nın seçmen profilinin analizini çok iyi çıkararak, kendi kampanyasında umutsuzları, sistemi protesto edenleri, gençleri ve ilk defa oy kullanacak olanları, genel anlamıyla bir nedenle sandık başına gitmeyen kitleyi hedeflediğini söyledi. Obama’nın Amerika’da 200 milyonluk seçmen sayısının neredeyse 100 milyonunun sandık başına gitmediği gerçekliği üzerinden, bu seçmenleri kazanmak, kendine yeni seçmenler bulmak taktiğiyle bu kitleye yoğun olarak odaklandığını ve düzenlediği kampanyalar ile oy kullanan genç seçmenlerin oranını yüzde 50’de yüzde 67’lere çıkardığını ifade etti. Özkan, ardında kabilesi olmayan bir adayın yeterince güçlü olamayacağını vurgulayarak, Obama’nın seçim kampanyaları ile bir Obama nation (Obama kabilesi) oluşturduğunu ve bu gönüllü ordusunun çalışmaları ile yükseldiğini belirtti.

Prof. Dr. Haluk Gürgen

Prof. Dr. Haluk Gürgen

Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin, iletişimin çağımızın en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek seçim çalışmalarında özellikle yatay ileşimin kullanılmasının kritik olduğunu söyledi. CHP’nin medya kanallarını yoğun olarak kullandığı seçim çalışmalarında, internet medyasının öneminin de farkında olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, seçim kampanyaları doğrultusunda gençlerin kazanılmasının büyük değer taşıdığını vurguladı. Gürsel Tekin, sadece İstanbul’da 100’ün üzerinde gençlik grubu kurduklarını ve bu grupların çalışmalarından güç kazandıklarını ifade etti. Güneri Civaoğlu’nun “Sizin için sinirlerini aldırmış diyorlar, bu konudaki görüşleriniz nedir?” sorusuna Kemal Kılıçdaroğlu, tabiatı itibari ile sessiz sakin bir insan olduğunu ama bunun güçsüz olduğu anlamına gelmediği yanıtını verdi.

Medyanın ilgisinin yoğun olduğu Seçim ve İletişim Konferansı’nda, katılım sınırlı tutularak ücretsiz gerçekleştirildi. Konferansta, salonun tümüyle dolu olması ve yüksek talepten ötürü katılımcıların bir kısmının konferansı ayakta dinlemesi dikkat çekti. Soru-cevap bölümünde, bir basın mensubunun Kılıçdaroğlu’na yönelttiği bir soru tepkiye neden olarak heyecanın yükselmesine sebep oldu. Basın mensubunun sorusu üzerine yaşanan yüksek tempolu dakikalar, görsel medya da dahil olmak üzere pek çok medya kanalında yer aldı.

About Ekin Acar Ulukok

1981 yılında İzmir’de doğdum ve 2004 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Lise ve üniversite yıllarında İngilizce, Almanca ve İtalyanca öğrendim. Bolca mesai harcayacağım profesyonel yaşama, AFM Sinemaları pazarlama departmanında başladım. Teknoloji Holding’de, web ve mobil alandaki yüzlerce yerli-yabancı proje başvurusu arasından en iyilerini bulup hayata geçirmek ve bu projelerin tüm pazarlama & PR faaliyetlerini koordine etmek için çalıştım. TTNET’te interaktif medya bölümünün doğru şekilde kurulup büyümesi, Turkcell Global Bilgi‘de Türkiye’nin lider markalarına dijital dünyada yön göstermek adına mesai yapıyorum. Seyahat etmek, fotoğraf çekmek, Fistikyesili.com‘da blog yazmak ve müzik dinlemek gibi hobiler edindim. Pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya, lokasyon bazlı pazarlama ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar yapıyor, eğitimler veriyorum.

3 Yanıt to ““Seçim ve İletişim Konferansı’nda gençlerin kazanılması ve yeni medyanın gücü konu alındı””

  1. Sayın Ekin Hanım,

    Yazınızı özenle okudum. Benim İçin Çok Yararlı Bilgiler var hayatınızın geri kalanında başarılar dilerim…

    Cemil UYANIK
    Karikatür Dergisi

  2. yine dicem çekinmeden AK Parti ve muhalifleri arasında tamam mı devam mı seçimi oldu ve bir çok noktada devam tercih edildi. Buna rağmen kaybedilen yerlerin CHP ye gitmiş olması gerçek bir kayıptır ki muhalifler sırf alternatif olabilsin die hiç desteklemedikleri aksine kendilerine zarar verebilecek bir partiyi desteklediler. Bu durumdan bizim halktan ceza aldığımız açık fakat bu ceza bize mi yoksa halkımıza m ı daha fazla zarar verecek işte orası tartışılır.

    Bu seçimle bi önceki seçim arasında ise şu fark vardı bu seçim yerel seçimdi yüzlerce aday vardı iyi kötü çalışan ve çalışmayan adaylar vardı. Bir önceki seçim genel seçimdi tek bir aday vardı başbakan ve herkes onu lider olarak sevip kolluyordu. Bir sonraki seçim de genel seçim olacak ve bu iki seçim arasınjdaki farkı çok net anlamış olacaz.

  3. Sevgili Ekin,

    Doğrusu toplantıda kalabalık ve yoğunluktan dolayı seni göremedim. Ancak şimdi blogundan okuduğum kadarıyla toplantıyı çok iyi izleyerek, tüm detayları blog okurlarınla paylaşmışsın. Bir toplantıyı bu kadar iyi özetleyebilmek gerçekten güzel bir başarı. Üstelik bu toplantıya ben gençlerin çok da ilgi göstermeyeceğini düşünmüştüm. Ancak gerek salondaki profilden, gerekse senin toplantıyı bu kadar iyi özetlemenden şimdi yanıldığımı düşünüyorum.

    Bu sene Boğaziçi Üniversitesi’nin tanıtım günlerine gitmiştim. Hocaların öğrencilere özellikle kamu ve siyaset işlerine ilgi göstermesini önerdiklerine tanık oldum. “Türkiye’de gençler ve iyi eğitimli kişiler kamuya ve siyasete ilgi göstermedikçe, Türkiye daha da dibe gidecek” diyordu birçok bölüm başkanı.

    Biz de inşallah çok yakında Obama gibi bir lider bulur ve tüm gençlerle birlikte onun başarısı için çalışırız..

    Teşekkürler
    Tüm okurlarına da sevgiler…

    Pelin Özkan
    MediaCat Dergisi

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: