“Bolluk Paradoksu: Çok seçenek özgürlük mü mutsuzluk mu?”

bollukparadoksuGünlük kararlarımız giderek daha karmaşık hale geliyor. Seçeneklerin bu kadar çok olmadığı günlere göre kendimizi şanslı zannediyoruz. Ama seçenek bolluğunun tehlikelerine dikkat! Barry Schwartz Bolluk Paradoksu’nda şu çıkarıma varıyor: Seçenekleri elemek, stresi, kaygıyı ve yoğunluğumuzu büyük oranda azaltabilir. Seçenekleri makul bir sayı ile sınırlandırmanız, önemli seçeneklere odaklanıp diğerlerini görmezden gelme disiplinini edinmeniz için pratik çözümleri bulacağınız bu kitap, yaptığınız seçimlerden daha büyük tatmin duymanız için size yol gösteriyor.

Kitap boyunca psikologlardan, ekonomistlerden, pazar araştırmacılarından ve karar bilimcilerden, tümü seçim ve karar verme konularıyla ilgili çeşitli araştırma bulguları öğreneceksiniz. Bu araştırmalardan çıkarılacak değerli dersler var ve bunların bazıları sağduyuya aykırı.
Örneğin:

Seçim özgürlüğümüze gönüllü olarak belirli sınırlamalar getirmeyi kabul edersek, daha mutlu olabiliriz.

En iyiyi aramaktansa “yeterince iyiyi” ararsak daha mutlu olabiliriz (siz hiç “Çocuklarım için yalnızca yeterince iyi olanı istiyorum” diyen bir anne baba gördünüz mü?).

Kararlarımızın sonuçlarıyla ilgili beklentilerimizi azaltırsak daha mutlu olabiliriz.

Verdiğimiz kararlar geri alınamaz olursa daha mutlu olabiliriz.

Etrafımızdaki insanların ne yaptığıyla daha az ilgilenirsek daha mutlu olabiliriz.

Barry Schwartz

Barry Schwartz

Bu çıkarımlar, insanların önünde ne kadar fazla seçenek olursa o kadar mutlu olacaklarını, iyi sonuçlar almanın en iyi yolunun çok yüksek standartlara sahip olmak olduğunu ve bir karardan dönme opsiyonuna sahip olmanın buna sahip olmamaktan daha iyi olduğunu iddia eden genel kanıyı hiçe sayıyor.

Kapital Medya aracılığıyla MediaCat Kitapları arasından 2008 yılında yayına sunulan Bolluk Paradoksu, 171 sayfa ve 11 bölümden oluşuyor. Kitap, Haydi Alışverişe Çıkalım, Yeni Seçenekler, Karar Vermek ve Seçim Yapmak, Yalnızca En İyinin İşe Yarayacağı Durumlar, Seçim ve Mutluluk, Kaçırılan Fırsatlar, “Keşke…”: Pişmanlık Sorunu, Neden Kararlar Hayal Kırıklığına Uğratıyor?: Adaptasyon Sorunu, Neden Her Şey Birbiriyle Kıyaslanmak Zorunda?, Kimin Hatası? Seçim, Hayal Kırıklığı ve Depresyon ve Seçim Konusunda Ne Yapmalı? bölümlerinden meydana geliyor.

Kitabın yazarı Barry Schwartz, Swarthmore Üniversitesi’nde Sosyal Teori ve Eylem Profesörü olarak çalışıyor. Schwartz, seçenek bolluğu sorunuyla ilgili olarak Consumers Union (Tüketiciler Birliği), Amerikan Tarım Bakanlığı, Intuit, American Express ve Microsoft gibi farklı kuruluşlara danışmanlık yapıyor.

About Ekin Acar Ulukok

1981 yılında İzmir’de doğdum ve 2004 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Lise ve üniversite yıllarında İngilizce, Almanca ve İtalyanca öğrendim. Bolca mesai harcayacağım profesyonel yaşama, AFM Sinemaları pazarlama departmanında başladım. Teknoloji Holding’de, web ve mobil alandaki yüzlerce yerli-yabancı proje başvurusu arasından en iyilerini bulup hayata geçirmek ve bu projelerin tüm pazarlama & PR faaliyetlerini koordine etmek için çalıştım. TTNET’te interaktif medya bölümünün doğru şekilde kurulup büyümesi, Turkcell Global Bilgi‘de Türkiye’nin lider markalarına dijital dünyada yön göstermek adına mesai yapıyorum. Seyahat etmek, fotoğraf çekmek, Fistikyesili.com‘da blog yazmak ve müzik dinlemek gibi hobiler edindim. Pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya, lokasyon bazlı pazarlama ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar yapıyor, eğitimler veriyorum.

3 Yanıt to ““Bolluk Paradoksu: Çok seçenek özgürlük mü mutsuzluk mu?””

  1. Hiç belediye otobüslerinde giderken dikkat ettiniz mi?

    Otobüste çok yer varsa yeni binen yolcu, oturacağı yeri kolayca seçip oturmaz. Ama otobüste tek bir yer boşsa ister istemez gidip oraya oturur. İster beğensin ister beğenmesin. Bu biraz da nankörce bir durumdur. Belki kaderci olacak ama elindekiyle yetinmek insanı mutlu edebilir. Yoksa insan ruhunun ve bedeninin asla tatmin olmaz tarafı, mutsuzluğu sürekli kılar. Edindikleriyle yetinmemek ileri aşamada, cevremizdekilere de zarar verebilir. Dizginlenmemiş hırs ve elde etme gücü her zaman felaketlere daha açıktır.

    Ruhun ve bedenin terbiyesi toplumu çekilir hale getirir. Kitabı okumadım ama eminim ki bu kitap bu isteğimizin terbiye edilme yöntemlerini anlatıyor. Okuyacağım, bulabilirsem.

  2. Kisiye ne kadar cok secenek sunarsaniz hakikaten hepsini degerlendirme cabasina giriyor. Belki de bu insanin hicbir sekilde doymama ve merak duygularindan kaynaklanmakta. İnsan en iyiyi bulsa dahi daha iyisinin olabilitesini sinamakta ve cogu istersen elindekini de kaybetme.. Bence de kisi bir doyma noktasi belirleyip buna gore hareket etmeli. Kimine gore risksiz, kimine gore hirssiz ve garantici olabiliriz ama onemli olan karmasikliktan uzak ve huzurla yasayabilmek degil mi?

  3. Bana göre, seçimlerde zorlanma ürün çeşitliliği kadar, tüketicinin “ne istiyorum” sorusuna cevap verememesidir. Hızla değişien gündem, ekonomik sıkıntılar, iyi bir yaşam hayali, umutsuzluk ve benzeri etkenler içine kalan tüketici “ne istiyorum” sorusuna cevap veremiyor. Ürünlerin hızlı bir şekilde yenilenmesi, ürün çeşitliliği ve yukarıda saydığımız etkenler sonucu tüketiciler “takip” etmeyi bırakıuorlar. Artık iyi bir yaşam umutları da kalmayan insnalar, alışveriş esnasında “Acaba Hangisini alsam?” sorusuyla karşılaşıyorlar. Çünkü hepsini almak istiyorlar ama ne istediklerini bilmiyorlar.

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: