“İyi bir gerilim için Mahşerin Dört Atlısı”

the-horsemenSinemada iyi bir gerilim ve korku filmi izlemeyeli bayağı olmuştu galiba. Uzun zamandır ekranları kaplayan sorunlu Japon kız çocukları ya da Clive Barker gibi bir ustanın eserinden uyarlanmış olsa bile asla tatmin etmeyen bir “Midnight Meat Train” gibi filmler sayesinde gösterime giren her korku/gerilim filmine ön yargıyla yaklaşmaya başlamışken geçen haftalarda gösterime giren Mahşerin Dört Atlısı (The Horsemen) imdada yetişti ve son 5 dakikası hariç tatmin edici bir gerilim olarak gözüme girmeyi başardı.

Aslında hikayenin teolojik boyutu benim gibi sinemada Omen, televizyonda da Supernatural’ı takip eden birisi için yeterince ilgi çekiciydi. İncil’de de yer alan Mahşerin Dört Atlısı (Salgın, Savaş, Kıtlık, Ölüm) kıyametin habercisi olan yedi mühürden ilk dördü. İşte filmde bu tema üzeriden 4 atlının 4 cinayetle kıyametin yaklaştığını anlatma çabasını aktarmaya çalışıyor.

dennis_quaidDedektif Aidan Breslin (Dennis Quaid), 3 yıl önce eşini kaybetmiş ve bu dönem içerisinde işine odaklanarak çocuklarını ihmal eden bir babadır. Ormanda bulunan bir kanıt nedeniyle davaya dahil olur ve üstüste 2 tane vahşice öldürülerek kancalara asılmış cinayetle karşı karşıya kalır. Bundan sonra hikaye başlar. Film hakkında spoiler olmasın diye fazla birşey yazmayacağım ancak aklıma gelen ilk şey Se7en (Yedi) ile olan benzerlik oldu. Orada da hatırlarsanız katilimiz John Doe (Kevin Spacey), kurbanları İncil’de geçen yedi ölümcül günah çerçevesinde öldürüyor ve filmin herkesi etkileyen finalinde de yedinci günahı başroldeki dedektifimize işletiyordu.

Mahşerin Dört Atlısı elbette bir Se7en değil. Bunda da en büyük etken filmin kapanışının diğer filme oranla bir o kadar kötü olması. Hatta Se7en’ı boşverin filmin tüm gidişatını bence son derece olumsuz etkileyen ve hiç de içe sinmeyen bir finali var. Ama buna rağmen hemen gözden çıkarılabilecek bir yapım da değil.

ziyi_zhang1Oyuncu kadrosuna baktığımızda film Dennis Quaid etrafında cereyan ediyor. Yaşlandığı gözlerden kaçmayan usta aktörü daha önce Jerry Lee Lewis’in hayatını anlatan Great Balls of Fire filmindeki başrolü ya da 94 yapımı Wyatt Earp’deki müthiş Doc Holliday performansıyla hatırlayabilirsiniz. Quaid, bu filminde kesinlikle itici gücü olmuş. Filmin diğer bir ünlü oyuncusu da Ziyi Zhang. Çinli aktrisi hepimiz Kaplan ve Ejderha, Bir Geyşanın Anıları gibi filmlerden hatırlayabiliriz. Bu arada dikkat ettimde filmde Japon değil ama yine sorunlu bir Uzak Doğulu kız varmış bu durum nasıl da  gözümden kaçtı!

Jonas Akerlund’un yönetmen koltuğunda oturduğu Mahşerin Dört Atlısı imdb puanı olarak da 7.7 almış ki bence hak ettiği bir puan. Hatta sağlam bir final olsa daha iyi puan bile alırdı. Bu arada yönetmen Akerlund; daha önce Madonna, Moby, Metallica, Smashing Pumpkins gibi sanatçıların kliplerinin yönetmenliğini yapmış (Se7en’ın yönetmeni Fincher ile bir benzerlik, ilginç değil mi?)

Bu arada bu kadar bahsettik ama Mahşerin Dört Atlısı’na da kısaca değinelim. İlk binici, beyaz ata biner ve Salgını sembolize eder, elinde yay taşımaktadır (bazı kaynaklara göre beyaz ata İsa ya da Sahte İsa binmektedir ki filmde de buna benzer bir anlatım var). İkinci at kırmızı renktedir elinde kılıç taşır ve Savaşı simgeler. Üçüncü at siyah renktedir Kıtlık getirir ve bir terazi taşımaktadır. Son at soluk gri rengindedir, binicisi Ölümdür. (Gerçekten bayağı kısa bir değinme oldu:)

Bu kadar yazıya rağmen hala kafanızda merak varsa buradan fragmanını izleyebilirsiniz. Buna rağmen gitmem diyorsanız karar sizin. Ama bence filme gidin ve izleyin ya da daha doğrusu şöyle de diyebilirim Come and See…

mahserin5

Friendfeed Yorumları

ffmahser1

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve üç kedim var :)

8 Yanıt to ““İyi bir gerilim için Mahşerin Dört Atlısı””

  1. Yorumları kaçırmışım pardon. Aslı, Diriliş aklıma gelmedi ama Se7en ile benzerlikler çok fazlaydı. Bir de bunda son çok belirgin ve barizdi bence.

    Jesterdvine, bence çok önyargılı olma o kadar da kötü bir film değil tabi bir başyapıt da beklememek lazım. Filmin orijinal adı The Horsemen, bu da sanırım The Four Horsemen of Apocalypse’in kısaltması olabilir. Filmin anlatımına uygun olarak Mahşerin Dört Atlısı demeleri bence çok kötü değil zira bizimkilerin filmleri adlandırmada çok daha kötü denemeleri olduğunu unutmayalım. The Horsemen’ı alıp, Atlılar, Atlı Katiller, At ve Adamlar, hatta At Adamlar!!! (bu uzar gider) gibi bir şahesere de çevirebilirlerdi:)

  2. Momo’ya da söyledim, Türkçe ismi bence berbat! O kadar klişe ki, tiksindirdi beni. Yazıyı okumasam bile sırf isim yeterdi sağlam bir önyargı için.

    Ki yine Momo bilir, önyargı konusunda olağanüstüyümdür. 🙂

  3. Olur böyle şeyler canım boşver, ben bir aksilik çıkmazsa haftaya geliyorum mesai sonrasına 😉

  4. Canım mesai sonrası yazın vardı az önce ne oldu?

    • Sorma… Mesai sonrasi haftaya olacak (9 Nisan). Tahmin et ne yaptım? Cumaları karıştırıp bu hafta için etkinlik yazısı yazdım, durumu farkedince de taslağa çektim tabii. Görülen o ki biraz geç farketmişim…

      Şu aralar hafif bir bunama durumu var ama yoğunluktan mıdır, havaların ısınmasından mıdır bilemedim:)

  5. Bana da ‘Seven’ ve ‘Dirilişi’ hatırlattı. Zaten serikatillerin gerçek hayadaki profillerine baktığımızda ‘Aşırı Dincilik eğilimi’ fazlasıyla göze çarpmakta. Ama bence de görülmesi gereken bir film. Senin de dediğin gibi Final daha çarpıcı olmalıydı. Ama yinede son dönem gerilimleri arasında iyi olanlardan biri.

  6. Ben de en kısa zamanda gitmek istiyorum bu filme

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: