“Dikkat! Saçınız Sizi Ele Veriyor!”

Dikkat-Saciniz-Sizi-Ele-VeriyorGünümüzde kadınlar neden saçlarını kimliklerinin merkezine oturtuyor? Saç, aşk ve ergenlik dönemlerinde nasıl bir rol oynuyor? İşyerinde saçlarımız bize hangi kapıları açıyor ya da hangi kapıların yüzümüze kapanmasına neden oluyor? Kadınlar, yaşlanma veya hastalık sonucunda saçlarında oluşan değişikliklerle nasıl mücadele ediyor?

Saçlarımız… Başımızın tatlı belası, sürekli uğraştığımız ama günlük yaşamın rutini içinde neden bu kadar uğraştığımızı düşünmediğimiz saçlarımız… Cinsel tercihlerimiz, yaşımız, dahil olduğumuz sosyal sınıf, kimi zaman politik görüşlerimiz ve psikolojik durumumuz hakkında en aşikar delilleri sunan sevimli oyuncağımız.

Ortaçağda kapatılan saçlardan, devrim öncesi Fransa’sındaki abartılı topuzlara ve günümüzün pembe boyalı punklarına dek kadın saçının tarihi nasıl şekilleniyor? Politik bakışımız ve etnik kökenimiz saçlarımıza nasıl yansıyor?

Rose-Weitz

Rose Weitz

Amerikalı sosyolog ve kadın araştırmaları uzmanı Rose Weitz tarafından kaleme alınan ve Aura Kitapları arasında yayına sunulan “Dikkat! Saçınız Sizi Ele Veriyor!”, 279 sayfa ve 9 bölümden oluşuyor. Bu bölümler, “Kadın saçının tarihi”, “Saç maşaları ve kırmızı kurdeleler”, “Atkuyrukları ve mor renkli punk modelleri”, “Aşk için”, “Maaşlar ve kariyere uygun saçlar”, “Çıplak gerçekler”, “Kuaför salonları”, “Saçlarımı ölene dek boyayacağım”, “Saçlar yüzünden kötü hissetmeye son”.

Orijinal adı “Rapunzel’s Daugters: What Women’s Hair Tells Us About Women’s Lives” olan kitabın yazarı Rose Weitz, Arizona Eyalet Üniversitesi’nde sosyoloji ve kadın araştırmaları profesörü. Toplumda Kadın Araştırmaları organizasyonunun eski başkanı ve bu konuda pekçok kitabı bulunuyor. Bu kitaplar arasında, “Life with AIDS” ile editörlüğünü yaptığı “The Politics of Women’s Bodies” adlı kitaplar da yer alıyor.

Weitz kitap hakkında şöyle diyor:
“Saçlardan bu kadar sık söz etmemizin ve saçlarımızın kötü görünmesinden bu kadar çekinmemizin önemli bir nedeni var. Cinsiyetimiz, yaşımız, politik konumumuz ve toplumsal sınıfımızla ilgili ipuçları sunan saçlarımız, başkalarına kim olduğumuzu anlatan ve onların bizi değerlendirmekte kullandığı başlıca araçlardan biri.

Melanie Griffith

Melanie Griffith - Working Girl

Hollywood’daki senaristler bu etkiyi iyi kavramıştır. Örneğin, 1988 yapımı Çalışan Kız – Working Girl filminde, Melanie Griffith’in saçları sekreter olarak çalışırken uzun, dalgalı, kabarık ve spreylidir. Filmin ilerleyen dakikalarında, “Ciddiye alınmak istiyorsan ciddi saçların olmalı” diyerek, kariyerinde ilerlemek için daha kısa ve kontrollü bir saç modeline geçiş yapar.

Gerçek hayattan örnekler de çok uzağımızda değil. Hillary Rodham Clinton, 1992 yılında seçmenlerin kafasındaki First Lady imajına uyarak, eşinin başkanlık seçimlerini kazanmasına yardım etmek için imzası haline gelen saç bantlarını bir kenara bırakıp daha açık renk ve modaya uygun bir modeli benimsemişti. Senato seçimlerine adaylığını koyduğunda ise daha kısa, sade ve profesyonel bir saç kesimini tercih etti.

Benzer şekilde, Paula Jones o zamanlar başkan olan Bill Clinton’ı cinsel taciz iddiasıyla dava ederken , kurdelalı ve permalı saçlarını omuz hizasında, düz ve ağır başlı bir modelle değiştirerek imajını güçlendirmeye çalışmıştı. Mode değişiminden sonra Jones’un sözcüsü Susan Carpenter-McMillan basına, “O, ayaktakımından çıkma, kabarık saçlı, hafif bir kadın değildir.” diye açıklama yapmıştı.”

Weitz’in kitabı kaleme alırken pek çok kadınla saçları üzerine görüşmüş. Yazarın görüştüğü kadınların yaşları, 10 ile 83 arasında değişiklik gösteriyor. Kitap, kadın saçının tarihiyle başlıyor ve kadınların tüm yaşamları boyunca değişik evrelerindeki saç modellerinin anlatımıyla devam ediyor.

Saç, her zaman toplumsal mesajlar taşımakta olsa da bu mesajların anlamı, zamana ve kültüre göre değişiklik göstermeyi sürdürüyor. Bazı kültürlerde, kadınların uzun saçları yetişkinliğin, bazılarındaysa çocukluğun sembolü olarak karşımıza çıkıyor. Kolayca değiştirilebilir olması nedeniyle saç, sembolik anlamlar taşımaya da son derece yatkın. Bu durum bize, saçımıza istediğimiz zaman değiştirebileceğimiz mesajlar yazarak başkalarına kim olduğumuzu anlatma imkanı tanıyor.

Weitz, saç ve sosyal yaşam arasındaki bağlantıya dair tüm soruların yanıtlarını, hem sosyolojik temellere oturan hem de bir solukta okunan formatta “Dikkat! Saçınız Sizi Ele Veriyor!”da arıyor. Size de kitabı alıp okumak kalıyor:)

İmajlar: Counterfeitchic.com, Wgs.asu.edu.

About Ekin Acar Ulukok

1981 yılında İzmir’de doğdum ve 2004 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Lise ve üniversite yıllarında İngilizce, Almanca ve İtalyanca öğrendim. Bolca mesai harcayacağım profesyonel yaşama, AFM Sinemaları pazarlama departmanında başladım. Teknoloji Holding’de, web ve mobil alandaki yüzlerce yerli-yabancı proje başvurusu arasından en iyilerini bulup hayata geçirmek ve bu projelerin tüm pazarlama & PR faaliyetlerini koordine etmek için çalıştım. TTNET’te interaktif medya bölümünün doğru şekilde kurulup büyümesi, Turkcell Global Bilgi‘de Türkiye’nin lider markalarına dijital dünyada yön göstermek adına mesai yapıyorum. Seyahat etmek, fotoğraf çekmek, Fistikyesili.com‘da blog yazmak ve müzik dinlemek gibi hobiler edindim. Pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya, lokasyon bazlı pazarlama ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar yapıyor, eğitimler veriyorum.

15 Yanıt to ““Dikkat! Saçınız Sizi Ele Veriyor!””

  1. Saçlar bazı şeyleri yansıtır bencede ama o kadar önemlide değiller…

  2. bence de saç bayanın herşeyidir.saçımı yapmzsam kendimi mutsuz hissederim.

  3. Saçlarım benim için çok çok önemli saçıma gerekne özeni gösterememişsem o gün kendimi berbat hissederim.

  4. Saçlara önem verilmeli bence.

  5. yahu saçlar bizi nasıl ele verecek her depresif halimizde değişiyor:)bak bu akşam sarışınlıktan kızıllığa geçiyorum gece mavisi bile gezmişliği var:)

  6. Gerçekten çok doğru saçlarımız bizi ele veriyor :))

  7. saç bayanın herşeyidir.

  8. Ben saçlarımla pek haşır neşir değilimdir,İlgilenmem.Uğraşmam öyle.Benim öyle bir takıntım yok.

  9. saç bir kadın için çok önemli bence de saçlarım kötü göründüğünde ben de kendimi bütünen kötü hissediyorum ne makyaj ne de güzel giyinmek istiyorum ama düzgün bir fön varsa hemen en feminen kıyafetlerimi giyip dışarı çıkmak istiyorum
    bu arada kısa ve uzun saç olayına da katılıyorum
    dikkat ettiysen tüm siyasetle ilgilenen bayanların saçları kısa kesimdir bence bu da kadınlığımı bir kenara bırakın yaptığım işle ilgilenin mesajı vermek gibidir
    sevgiler

  10. Aslı’cım ben uzun zamandır kuaföre gitmiyorum, çünkü saatlerce aynanın karşısında oturup yabancı birinin saçlarımla uğraşmasına dayanamıyorum:)) Ama bu, saçlarımın bakımsız olduğunu göstermez ki… Tabii ki senin de öyle…

  11. İş yerinde ki yoğun çalışmalarım nedeni ile saçlarıma çoook uzun zamandır fön çektiremiyorum 😦 Gayet bakımsız ve ezik duruyorum:(

  12. Yaşasın ihtiyacım olan bir kitap, teşekkürler canımcım 🙂

  13. İsimsiz,

    Yorumun üzerine kitaptan birkaç alıntıyı paylaşmak istedim. Biri saçın kapatılması, diğeri de kadın-erkek saç görüntüleri üzerine…

    “Kadınların toplum içinde saçlarını kapatmak zorunda olduğu kültürlerde bile saç sembolik gücünü yitirmemiştir. Kapanma zorunluluğu bile başlı başına saça yüklenen erotik ve ahlaki anlamın göstergesidir.”

    ” Belki de saçla ilgili en yaygın kültürel kural, kadın ve erkek saçlarının birbirinden farklı görünmesi gerektiğidir. Günümüzde insanlar, her ne kadar saç modelleriyle toplumda kabul görebiliyorsa da kadın ve erkek saçlarının hala birbirinden farklı olması bekleniyor.”

    Evet haklısın, kitabın ülkemiz için bir versiyonu yazılacak olsa muhtemelen birçok tartışmaya da konu olurdu:)

  14. Hani bir deyim vardır: “Saçı uzun, aklı kısa”. Belki de insanların ‘kısa kesim saçların daha ciddi bir görünüm kazandırdığı’ kanısı buradan geliyordur. Amerika’da yapılan araştırma tabii ki onların sosyolojik yapısıyla alakalı. Türkiye’de bu tarz araştırma yapılsa muhtemelen insanların çoğunun Batı özentisi içinde oldukları gibi bir sonuç çıkabilir. Ek olarak baş örtüsü seçimi ve bağlama şekli de araştırılmalı :)))

Trackbacks/Pingbacks

  1. Anonim - 12 Kasım 2009

    […] […]

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: