“X-Men Origins: Wolverine izlendi sırada Magneto var”

x-men-origins-wolverineX-Men serisi denildiğinde birçok kişinin en sevdiği karakter olan Wolverine’nin (ben Gambit ya da Magneto’yu tercih ederim ya neyse) geçmişini anlatan X-Men Origins: Wolverine’e gerek sinemaseverler gerekse X-Men hayranlarının gereken önemi göstereceğine inanıyordum. Zaten dün sinema salonundaki kalabalık da bu görüşümü destekler nitelikteydi. Neyse filmle ilgili konuşmaya başlamadan önce uyarımı da yapayım ki bu yazı spoiler içerebilir.

X-Men serisini seven ve takip eden birisi olarak daha önce sinemada yer alan 3 filmi çok da beğendiğimi söyleyemem. Yine ilk iki film nispeten başarılı sayılabilirdi ama son film X-Men: The Last Stand’de son derece baymış ve sevilen karakterlerin (Hele Professor X) sapır sapır dökülmesini izlerken daha birçok sağlam karakter vardı onlar nerede fikri içimden geçmişti. Örneğin bir Gambit’i üç film boyunca görmemiştik, ek olarak Apocalypse’e değinmiyorum bile. Jubilee’yi bile son anda görme şansımız olmuştu.

Ama yine de bu tarz filmler kendisini izletiyor, hele benim gibi çizgi roman, fantastik kurgu, bilim kurgu seven birisiyseniz kaçırmak mümkün değil. X-Men Origins: Wolverine’de bizim asıl oğlanın geçmişini izleyicilere aktaran bir yapım. Tamam seriyi takip edenler biliyor olabilir ama sinemaseverlerin de bilmesi gerektiği düşüncesiyle çekilmiş ne dört dörtlük ne de yavan bir film. Kısaca iki saatlik sürede bir X-Men filmindeki beklentilerinizi karşılayabilen, aksiyonu bol, seriyi takip edenler için arada sürpriz göndermelerde olan iyi bir seyirlik.

James Logan’ın ve Victor Creed’in hikayesini anlatarak başlayan filmde hızla akan yıllar içerisinde Logan insani yönlerini kaybetmemeye çalışırken, Victor her geçen gün daha da vahşileşmektedir. Albay Stryker liderliğinde kurulan ekibe katılan ikili burada Bolt (Lord of the Rings’te Merry ya da Lost’ta Charlie Pace olarak tanıdığımız Dominic Monaghan oynuyor), Wade Wilson (Two Guys, A Girl and a Pizza Place’in doktoru Berg’i oynayan Ryan Reynolds tarafından canlandırılmış), John Wraith (Black Eyed Peas’in Will-I-Am’i), The Blob ve Agent Zero’dan oluşan bir ekibe katılıyorlar. Ekibin yaptığı vahşetlere dayanamayan Logan hepsini terk etmesiyle hikaye devam ediyor.

Devamını elbette sinemada izleyeceksiniz ama Logan’ın sevdiği kadının ölmesi, Adamantiyum’la tüm kemiklerinin kaplanması ve Wolverine’e dönüşmesi bu kadar etkili anlatılırken Victor Creed’in Sabretooth bağlantısına hiç değinilmemesi hikayeyi bilmeyenlerde bir boşluk oluşturacaktır. Ancak şunu belirtmeli ki bu rolde oynayan Liev Schreiber mükemmel oturmuş karaktere. Hele bir de Sabretooth halini görsek daha harika olurdu gibime geliyor. İlk X-Men’i hatırlayanlar orada Sabretooth’u da hatırlayacaktır. Ama başka biri tarafından canlandırılan bu karakter Sabretooth’un olması gerektiği kadar hayvan gelmemişti bana ve oturmamış diye düşünmüştüm. Ayrıca o filmde Wolverine ile Sabretooth arasındaki ebedi düşmanlığa da (rival) hiç değinilmemişti demek ki bu film bekleniyormuş.

gambit2Wolverine rolünü dördüncü kez canlandıran Hugh Jackman için söyleyecek fazla bir söz yok. Bence bu karakteri oynayabilecek en iyi tercih olan Jackman yine başarılı bir oyunculuk çıkarmış ve bir çizgi roman karakterinin sinemaya başarıyla aktarılmasındaki sayılı örneklerden birisi olmaya devam etmiş. Bakalım X-Men ile ilgili başka bir yapımlarda da Wolverine’i tekrar görebilecekmiyiz.

Bu serinin sanırım en büyük zaafiyeti sağlam karakterleri çok az görme şansımız olması. Buna bu filmde iki örnek gösterebilirim: Gambit ve Deadpool. Yukarıda da yazdığım gibi ekip içinde en sevdiğim karakter olan Gambit’in tüm film boyunca topu topu 15-20 dakika görülmesi, kartları sadece bir kere dağıtması 🙂 beni pek de mutlu etmedi. Deadpool’a gelince o da ayrı bir hikaye. Bu iki güzide karakter gerçekten film içinde çok az ve üstünkörü ele alınmış ama dediğim gibi bu serinin filmlerini izlerken bunu kabullenmek gerekiyor. Bu arada çok kısa sürede olsa Cyclops’un gençliğini (sanki diğer üçlemede çok yaşlıydı da) görmek de güzel olmuş.

Filmin teknik yönü açısından daha başarılı olur olmaz tartışmalarına girmeyeceğim ama ben izlediğim filmden memnun kaldığımı belirtebilirim. Sonuçta bir X-Men filmi ve adında X-Men geçen bir yapımda elbette aksiyon ve birçok farklı karakter görebiliriz. Bu arada yapımcıların X-Men Origins serisini devam ettireceklerini de buradan hatırlatayım. Sırada 2011’de gösterime girmesi beklenen X-Men Origins: Magneto (olleeeyyy) var. Ayrıca X-Men serisinde Strom’u canlandıran Halle Berry’nin de X-Men Origins: Storm olsa oynamak isterim tarzı açıklamaları bu serilerin devam edeceğinin sinyallerini veriyor ki bence iyi de oluyor. Hoş Halle Berry olmasa belki Storm daha iyi bir karakter olurdu ama artık üç filmde de rol aldı bozmasınlar bari…

Son olarak X-Men Origins: Wolverine’ın imdb notunun 7.0 olduğunu da ekleyeyim. Serinin fanatikleri kesinlikle çoktan izlemiştir ama hafta sonu sinemaya gidip güzel bir film izlemek isteyenler de 2 saatlik güzel bir aksiyon içine dalabilir ve bunu da en büyük boy popcorn ile daha da eğlenceli hale getirebilirler. Herkese bol popcornlu seyirler 🙂

wolverine_sabretooth

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

10 Yanıt to ““X-Men Origins: Wolverine izlendi sırada Magneto var””

  1. beyler bayanlar size şunu söyleyeyim Xavier ölmedi filmin yazıları(oyuncular/cast vs.vs.) da bittikten sonra 15 saniyelik bir an da xavier bir hastanede yatıyor başında hemşire var yüzüne oksijen maskesi takılı fakat anlaşımlmaz bişi söylüyor yani ölmedi !!!!
    şunu da söyleyeyim magneto da yeteneğini kaybetmedi filmin o 15 saniyelik kımsmından sonra da magnetoyu huzurevi bahçesi gibi bir yerde kendi kendine satranç oynuyor ve tahta satranç taşını kontrol edebildiğini farkediyor inanmazsanız X-Men : Las Stand baştan sona izleyin 😉 o yüzden heyecanını yitirmedi..
    keşke x-men origins yerine x-men 4 çıksa

  2. magneto’yla xavier kankaydı =))..Ya benim merak ettiğim şimdi bütün x-men kahramanlarının böle hayat hikayelerini anlatmaları izleyicileri sıkar bence magneto dan sonra bir başkasının olucağını hiç sanmıorum…Ama bir yandanda X-men 4 yarım kaldı ve sevilen karekterler öldü..Senarist ufakken x-men mi wardı olucağı bu tabi

  3. sinemada izlerken yaşadığım olay;

    Wolverine çıplak ahıra girer,
    yaşlı amcamız elinde silahıyla korkarak ahıra girer, wolverine kanı ısınıverir ve der “şimdi sana giyecek birşeyler bulalım ki karım heycandan ölmesin…”

    sinemadaki bayan izleyenlerden 5 saniye süren abartılı bir gülüşden sonrada ben ne yaptım dercesine erkek arkadaşlarına bakıp bir sessizlik anı yaşanır …

    sinemadaki bayanlar filim boyunca erkek güzellerini görüp veremedikleri tepkiyi bu espiriyle bir anda coşkuya döküverdiler…

  4. Magneto ile Xavier dava arkadaşı olarak yola çıktılar. Ama daha sonra Magneto şiddet yanlısı yaklaşımı yüzünden, barışçıl giden Xavier’den koptu.

    Aslında adam haklı. Türdaşlarını avlamaya başlarlarsa, Sentinel adında heyvan şeyler takarlarsa peşlerine olacağı budur!

    Ben olsam ben de ateşe ateşle giderdim.

    Sen ne dersin Özkan, Xmen önde gideni olarak? 🙂

  5. Ben izledim gayet güzel ve hoş yapmışlar, daha önce ki bölümlerlede iyi bağlamışlar 🙂 Ben çook beğendim ve sevdim.

  6. Belki magneto’yla xavier da kardeştir 🙂

  7. Magneto ha?

    Tam ben de bugün bir arkadaşımla konuşuyordum, ortak olarak demiştik Magneto çok iyi olurdu, bol bol Xavier de olurdu filmde.

    Nazi kampları, Genosha falan..offfff 🙂

  8. Gambitin saçlar uzamış mı ne?

  9. Bence de güzel olmuş, konu X-Men olunca insan ister istemez heyecanlanıyor. Yaklaşık iki yıl sonra da Magneto gelecek karşımıza o daha da iyi olacak bence…

  10. izledim. geriye nasıl bağlayacaklarını merak ediyordum. gayet iyi yapmışlar..

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: