“Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?”

bfcm1

Geçen hafta Cadılar Bayramını kutladık. Japonya’da böyle bir gelenek olmamasına rağmen Amerika’ya duyulan sempati sebebiyle herkes Cadılar Bayramı telaşındaydı ve her yer de turuncu-siyah Cadılar Bayramı süslemeleriyle doluydu. Ben de bir arkadaşın verdiği kostümle cadı oldum. Evet, Cadılar Bayramında cadı olmak hiç orijinal değil ama elimizde bu vardı ne yapalım. Özel olarak Cadılar Bayramı kostümü alacak değilim. Ayrıca cadı kostümü süper yakıştı, ruhumda var sanırım:)

Japon erkeklerini bilmiyorum ama kızlarıyla bir yerlere gidiyorsanız yandınız. Hiç bir şeye hakim değiller. Gelmeden bir Japon arkadaşım söylemişti zaten Japon kızları çok kararsız olur diye. Ne yaptıkları, ne yapmak istedikleri, ne düşündükleri ya da düşünmedikleri kuşkulu. Hiçbir şey belli olmuyor. Bir de her yere haritayla gitme telaşı var. Sadece Japon kızları değil, bütün Japonlar her yere haritayla gidiyor. Hemen telefonlarını çıkarıp haritaya bakıyorlar, öyle devam ediyorlar yola. Hiç bana göre değil, soruveriyorum birine öğreniyorum işte ne gerek var harita filan. 🙂

Okulun yanında Komatsu adında kocaman bir fabrika var. Girişinde de hep bir adam bekliyor. Sadece durup gelene geçene selam veren bir adam. Neyse geçen gün tam bu fabrikanın önüne geldim. Bu adam içeriden kamyon kolay çıksın diye arabaları durdurmuş kamyona gel gel diyor. Ben de bisikletimle durup kamyonun geçmesini bekledim doğal olarak. Bu sırada bu adam kamyon sebebiyle beklediğimi gördü ve o yüzüne yerleşen üzüntü dolu ifadeyi görmeliydiniz. Geldi yanıma binbir özürler, egilmeler… Ben üzülmüyorum sıkma canını, beklerim 30 saniye demek istedim diyemedim; daha da mahçup olur diye.

Geçen haftasonu okulun şenlik haftasıydı. Okulda her yer öğrencilerin yemek sattıkları onlarca çadırla dolmuş. Bir sürü de etkinlik ve konser vardı. Japonya’nın sıradan okullarından biri olan bu okulun Türkiye’nin en iyi okullarından olan Boğaziçi’nden kat kat üstün olduğunu, öğrenciye kendini geliştirmesi için birçok firsat yarattığını yine gördüm bu şenlikler vesilesiyle.

Neyse ortam tam bir pazar ortamıydı. Her yer insan kaynıyor ve “gel gel sushiye geeeeel” ve ya ” en ucuz ahtapot burada gel abla bizden al” diye bağıran öğrencilerle doluydu okul. Bir de Cadılar Bayramı sebebiyle kostümlerle dolaşan öğrenciler de eklenince bayağı enterasan bir manzara oldu.

bfcm2Şenliklerin ikinci günü uluslararasi festival günüydü. Biz de Türkiye masasında durduk tüm gün. Sadece öğrenciler değil okulun bulunduğu semtin halkı da gelince doldu doldu taştı masamız, çok yorulduk. Çevre halkı ve okulun Japon ve Japon olmayan öğrencileri tarafından Türkiye hakkında en çok bilinen ve sorulanlar şunlardı:
– Türk dondurması ( Maraş dondurması demek istiyorlar)
– Ana diliniz İngilizce mi? ( Niye İngilizce olsun?)
– Türkler hep böyle güzel mi? Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?
– Avrupa Birliği’ne yıllardır başvurup kabul edilmiyorsunuz…
– Başkentiniz İstanbul, değil mi?
– Siz de çubukla mı yemek yiyorsunuz?
– İlhan Mansız

Görüntü olarak en çok ilgi çeken masalardan biri bizimkiydi. Zira cezvesiyle, patikleri ve yemenileriyle başka türlüsü de beklenemezdi zaten. Ama ortam olarak en çok Güney Amerika ülkelerinin bulunduğu kısmı sevdim ben. Çok neşeli, hafif gürültülü, şen şakrak insanlar. Bir de günün sonunda hep beraber Salsa, Merenge filan yaptırdılar süper oldu.

Gelelim Japonya ve Japonlar hakkında bilinmeyenlere… Festivalde masamıza çekik gözlü olmayan bir kız geldi. Babasının anneannesi Türkmüş. Yani babası Japon-Türk karışık. Annesi Perulu. Kız da Peru’da doğmuş, 8 yaşında da yani 10 yıl önce Japonya’ya taşınmışlar. Yanında kardeşi de vardı, öyle konuşurken muhabbet ilerledi, festival bitiminde beraber yemeğe gittik. Çok hoş sohbet, kafası çalışan ve çok dolu bir kız. Geldiğimden beri böyle bir Japonla karşılaşmamıştım. Anlattıklarıyla Japonya’da 2 aydan sonra ilk defa kültür şoku yaşadım sanırım. Gelelim anlattıklarına…

bfcm3Japonya’da hayat “%100 Japon” olmayanlar için çok zormuş. Vatandaslık almak neredeyse imkansızmış. Vatandaşlikla hemen hemen aynı özelliklere sahip sınırsız vize tarzı bir şey varmış ama Japon pasaportuna sahip olmak çok zormuş. Bir tartışma programında bu konu gündeme gelmiş. Bir tarafta Japonya’da doğmuş büyümüş, Japonya’yı vatan bilen ama çekik gözlü olmayanlar, diğer tarafta Japon milletvekilleri. Milletvekilleri bu insanların vatandaşlık almasına karşı çıkmış. Bu konuyla ilgili olarak halk arasında bir anket düzenlenmiş ve halkın %80′i de vatandaslık verilmemesi için oy kullanmış.

Bunları anlatan Sofia isimli arkadaşım, babası Japon olmasına rağmen Japon vatandaşı değil. 20 yaşına gelince vatandaşlik almak icin başvurup bir sınava girmesi gerekiyormuş. Peru’dan Japonya’ya geldiklerinden bu yana oldukça zor günler yaşamışlar. Geçen yıldan beri azınlıkların haklarını iyileştirmeyi amaçlayan bir derneğin toplantılarına gidiyormuş. Normalde Japon vatandaşları için zorunlu olan eğitim azınlıklar için zorunlu değilmiş. Bu dernek sayesinde bu sene azınlıklara da zorunlu hale getirilmiş. Çocuklarımıza daha iyi bir Japonya bırakma adına bir adım diyor kendisi. Çok zorluk yaşamış ama umutlu ve mücadeleyi bırakmamaya da kararlı. Ben bunları duyunca gercekten şoka girdim. Kibar, sonsuz saygılı Japonların içlerinde ne fırtınalar kopuyormuş meğer.

Tabii bir de bir Japon tarafindan dinlemek lazım bu konuyu, ama bunlara cevap verebilecek Japon genci pek fazla olacağını zannetmiyorum çünkü genelde böyle konularla ilgilenmiyorlar. Yoshikolar’a gidince belki de Yoshiko’nun ailesiyle konuşabilirim ama hassas ve konuşulmayacak bir konu da olabilir bilemiyorum; Japon kültürü sonuçta anlamak hayli zor…

Begum-BerberogluYazan: Begüm Berberoğlu
Ülke: Japonya

4 Yanıt to ““Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?””

  1. bütün Japonlar her yere haritayla gidiyor. Hemen telefonlarını çıkarıp haritaya bakıyorlar, öyle devam ediyorlar yola.çok ilginç geldi bana.

  2. Japonlar’ın bu tutuculuğu her vatandaşın kimliğini koruma çabasıdır bence. Bizde ise tam tersi. Yabancı oldunmu el üstünde tutuluyorsun.

  3. Japonya’ya gitmek oraları görmek gibi bir hayalim var.Ama gerçekleşmesi imkansız gibi.Siz ne güzel Türkiye’yi Japonya’ya götürmüşsünüz.Ne kadar güzel.

  4. Çok keyifli bir yazı olmuş.

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: