“Avrupa futbolunun zirvesinde Barcelona var”

Avrupa’da sezonun en büyüğünü belirleyecek final maçında Barcelona ile Manchester United’ın Roma’daki final maçında ben dahil herkesin beklediği gibi zevkli ve güzel bir maç izledik. Geçen senenin şampiyonu Man Utd, Sir Alex Ferguson gibi usta bir koçun yönetiminde kupayı üstüste ikinci kez kazanmayı hedeflerken Barcelona ise Lig ve Copa Del Rey’den sonra Avrupa’nın da en büyüğü olmayı hedefliyordu ve bunu özellikle isteyen genç teknik direktörleri Guardiola olsa gerek.

fc_barcelonaMaça geçmeden önce iki takımın geçmiş maçları ve finallerini kısaca hatırlamak gerekir düşüncesiyle önce bu seneki turlarını hatırlayalım.

C grubunu 13 puanla lider tamamlayan Barcelona, 2. turda son yıllarda Fransa futboluna damgasını vuran ama bu yıl düşüşe geçen Olympique Lyon’u 1-1 ve 5-2 ile elemişti. Ardından çeyrek finalde karşılaştığı Alman ekolü Bayern München’i Nou Camp’a 4-0 ile gömdükten sonra Almanya’da da 1-1’lik beraberlikle yarı finale çıkmıştı. Chelsea ile oynanan tartışmalı yarı finalde evinde 0-0 berabere kalan Barcelona, Londra’da 90+3’te Iniesta’nın golüyle skoru 1-1’e taşımış ve gol üstünlüğüyle finale kalmıştı.

Manchester United ise E grubunu 10 puanla lider tamamladıktan sonra, ikinci turda Mourinho’nun Inter’ini 0-0 ve 2-0 ile geçmiş, çeyrek finalde de Porto’yu 2-2 ve 1-0 ile kupanın dışına itmişti. Yarı finalde Arsenal karşısında 1-0 ve 3-1 ile galip gelen Kırmızı Şeytanlar Roma’daki finale kalmıştı.

Ekiplerin daha önceki Şampiyonlar Ligi finallerine baktığımızda ise Barcelona 3 kere final oynadığı kupada 2 kez kupayı kazanırken 1 kere finalde kaybetmiş durumda. 91/92 sezonu finalinde Sampdoria UC’yi 1-0 ile yenerek kupayı kazanan Katalanlar, 93/94 sezonunda AC Milan’a 4-0 ile kaybetmiş, 05/06 sezonunda ise Arsenal’i 2-1 ile yenip kupayı ikinci kez müzesine götürmüştü.

manchester_unitedManchester United ise ilk olarak 98/99 yılında Bayern München ile Şampiyonlar Ligi finali oynamıştı. Son 2 dakikaya 1-0 geride giren Manchester kalan dakikalara sığdırdığı 2 golle kupayı kazanmış ve Almanları şoka sokmuştu. Ardından geçen sezona kadar final görmeyen Kırmızı Şeytanlar geçen sene finalde Chelsea’yi 1-1 biten maçın sonunda penaltılarla 6-5 kazanarak kupayı ikinci kez kazanmıştı. Kısaca Manchester United şu ana kadar finalde hiç kaybetmedi. Ve bir diğer önemli nokta ise Şampiyonlar Ligi’ni bir takım şu ana kadar üstüste iki kez kazanmadı. Bu nedenle Manchester United bu gece sahaya bunu başaramak için de çıkmıştı.

Bu arada iki takımın geçen sene yarı finalde karşılaştığını ve İspanya’da 0-0 biten maçtan sonra İngiltere’deki maçı Scholes’ın golüyle 1-0 kazanan Manchester United’ın finale (oradan da kupaya) uzandığını hatırlatayım.

Daha önceki yazılardan hatırlayanlar bilir sıkı bir Liverpool fanı olarak final maçında onların olmasını tercih ederdim. Ama finale kalan iki takıma baktığımda her ne kadar Barcelona sempatisine sahip olsam da Manchester’ın da çok güzel bir futbol oynaması nedeniyle taraf tutmadan sadece futbol zevki için ekran başına geçtim ve her iki takımda bunu fazlasıyla sundular.

etooMaça Manchester hızlı başladı ama Barcelona, Eto’o nun güzel golüyle onuncu dakikada Barcelona 1-0 öne geçti. Ancak bu hız devam etmedi ve kontrollü bir futbol oynayan iki takımda rakip kaleye belirli aralıklara uğramaya çalıştılar. Özellikle Barcelona en güçlü olduğu alan olan orta sahaya oyunu taşıyarak rakip kaleye yüklenirken Manchester güçlü defansı ile rakibini durdurmayı bildi. Ve bu tempo ile devam eden maçın ilk yarısı da gelen tek golle tamamlandı ve Barca soyunma odasına 1-0 önde girdi.

İkinci yarıya başlarken Alex Ferguson Anderson’un yerine Tevez’i oyuna sürdü. İlk yarıda orta sahada üstünlük kurmada zorlanan Manchester’ın bu taktiğine karşılık Barcelona ikinci yarıya hızlı bir giriş yaptı önce Henry’nin karşı karşıya pozisyonunda Van Der Sar topu çıkarırken, ardından Eto’o nun yetişemediği pozisyon ve Messi’nin itildiğini iddia ettiği poziyon hemen akabinde de Xavi’nin direkte patlayan serbest vuruşu ile Manchester gerçekten şansıyla ayakta duruyordu. Manchester United bu fırtınayı atlattıktan sonra bir iki atak denemesinde bulundu. İkinci yarının ortalarına doğru Manchester biraz daha yüklenmeyi denedi. Rooney’nin pozisyonunun ardından 65. dakika da Ferguson ikinci değişikliğini yaptı ve Park’ın yerine Berbatov’u sahaya sürdü.

messiVe 70. dakika geldiğinde Xavi’nin ortasında Lionel Messi’nin mükemmel kafa golüyle Barcelona farkı ikiye çıkardı. manchester’ın işi iyice zorlaşırken (bence imkansız) Guardiola, Henry’nin yerine Keita’yı sahaya sürdü. Bu arada Manchester’ın ani atağında önce defans ardından da Ronaldo’nun kaçırmasıyla İngilizler biraz heyecanlandı. Alex Ferguson fazla beklemeden son oyuncu değişikliğinde de 75. dakikada Giggs’in yerine Scholes’ı sahaya sürdü. Bence de Scholes daha önce sahada olmalıydı ama elbette İskoç hocanın benden daha fazla şey bilmesi olası:)

Kalan 15 dakikada da her iki tarafta belirli ataklara yaptı ama çok net bir pozisyondan bahsedeiyorum. Ve son düdük çaldığında da Barcelona sezonu 3 kupa ile kapamış oldu. Josep Guardiola’nın bu sezon gösterdiği başarı gerçekten çok net bir şekilde ortada. Bazı futbol dehaları benim de elimde Barcelona’nın kadrosu olsun bende kazanırım diye bazı yorumlar yapabilir eh onlara yanıtım da başka bir yazıda olsun. Bu arada bir takım bu kadar mı iyi pas yapar o da apayrı… Manchester’a gelince 87. dakikada takımı 2-0 gerideyken bile hala heyecanlanan ve düşünen (elbette sakızda çiğneyen) müthiş bir teknik direktöre sahip bu takım her zaman Şampiyonlar Ligi’nin en büyük favorileri arasında olacaktır. Ha bu arada Cristiano Ronaldo’yu hala sevmiyorum eklemek istedim. Bu arada Manchester United, Şampiyonlar Ligi’nde 25 maçtan sonra ilk defa bir maçı mağlup tamamlamış oldu.

Barcelona 2 sezon aradan sonra tekrar Avrupa’nın zirvesinde. 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasını İspanya’nın kazanmasının ardından 2009 yılında Şampiyonlar Ligi’ni de Barcelona kazanarak Avrupa’daki İspanya hegemonyasını devam ettirdi. Seneye ne olur bilemeyiz ama şu anda Katalanların kentinde, Gaudi’nin müthiş yapılarının arasında Barcelona taraftarları kutlamalara başlamıştır bile. Formasına ve amblemine duyduğu saygı nedeniyle asla formasına reklam almayan, sadece son yıllarda Unicef’e destek amacıyla formasına unicef yazdıran, bir futbol takımından çok daha fazlasını anlatmaya çalışan Barcelona kesinlikle bu gece hak eden taraftı ve kupayı hakkıyla kazandı. Tebrikler Barcelona…

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

4 Yanıt to ““Avrupa futbolunun zirvesinde Barcelona var””

  1. bence sonuç önceden belliydi menu barça nın kalitesine yetişemez
    menu aslında o kadarda iyi takım değil bakıyorsunn deplasman maçlarına şans faktörüle kazanıyor finale çıkma sı şanstı zatennn
    portoyu yenmeleriii
    şans
    geçen sezon barcellona yı elemeleri yine şans

  2. Farklı loca anlayışı:)) kavramı ne kadar hoşuma gitse de bence Alex Ferguson’un emekliliği için daha erken adam son dakikalarda bile heyecanla maçı takip ediyordu. Takdir edilesi. Bir de sorun bence Manchester’da Ronaldo ya da Giggs gibi adamların defansif yönünün zayıf olması bu nedenle Manchester bir Chelsea gibi rakibi fazla durduramadı.

  3. Alex Ferguson artık emeklilik sinyalelrini vermeye başladı bence. orta sahada bir tane Manchester United oyuncusu göremedim. 4 forvet 90 dakika boyunca top bekledi. bu sırada barcelona orta sahada idmanlarında yapmadığı kadar pas yaptı heralde. Manchester United maçı seyirci olarak seyretmek için gelmiş heralde. farklı bir loca anlayışı olsa gerek…

  4. barcelona oynuyor, manchester izliyor :))

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: