Arşiv | 4 Haziran 2009

“Japonya’dan İnciler”

Japonlar trenlerde rahatlarına inanılmaz düşkün oluyorlar. 4 kişinin oturabileceği yere 2 kişi oturuyorlar. Ayakta bir sürü insan olmasına rağmen kimse “Biraz kayar mısın kardeşim biz de oturalım” demiyor. Tabi ki ben diyorum ve güzelce de oturuyorum. Ayrıca güzide yurdum insanının “Arkaya ilerleyelim, otobüsün arkası da aynı yere gidiyor” olayı buradaki trenler için geçerli değil. Tren […]

Okumaya devam et

“Mutluluk Yolu, kısım 1”

Tutturduk gidiyoruz, mutlu olmak istiyoruz. Ama ne resmini çizebiliyoruz ne de kokusunu alabiliyoruz. Bu durumda diğer yolları düşünmeliyiz… Gözlemime göre, pek çok insan ayağında zincirli metal gülle misali (bkz. Daltonlar) geçmişini sürüklüyor peşinde. Yaşanmış her olay, söylenmiş her kelime, yenmiş her kazık ve temasa geçilmiş her eşya sürekli peşimizde, etrafımızda ve aklımızda. Nasıl fazla yüklü […]

Okumaya devam et