“Japonum, Japonsun, Japon”

japonum15 haftalık kış tatilim boyunca yemek, içmek, gezmekle fazlasıyla meşgul olduğum icin 1.5 ay sonra ancak yazabiliyorum. Gezdim, geldim ve geçen hafta da nihayet 2. dönem başladı.

Tatilin en ilginç haftası Yoshikolarda geçirdigim 1 haftaydı. Yoshiko bildiğiniz üzere geçen yılki performansları sebebiyle yılın Japonu ödülünü almış bir insan. Ailesi de kendisi gibi olunca son derece enteresan bir hafta geçirdim.

Söz konusu Japon evi olunca bir hafta boyunca Japon yemekleri yiyecegim diye endişeliydim. Sabah Yoshikolar’a vardım ve beni fotoğrafta gördüğünüz geleneksel Japon kahvaltısı karşıladı. Yosun çorbası, pilav, natto denilen bozulmuş fasulyemsi bir yemek, turşu vs.

japonum2

Bu natto denilen pek kokulu fasulye yabancılar tarafından yenilememesiyle ünlü bir Japon yemeği. Japon değilseniz yemekler hakkında gelen belki de ilk soru “natto seviyor musun?” oluyor. Ben de lezzetiyle bu kadar ünlü! bir yemeği hala yemediğim için merak ediyordum aslında. O yüzden Yoshikolar’da ilk sabah görünce çok sevindim. Gerçekten. Neyse baktım tadına. Fotoğraftaki gibi yapışkan, erimiş kaşar gibi uzayan değişik bir yemek. Evet tattıktan sonra ben de yiyemedim ama abarttıkları kadar da değil, çiğ balık daha kötü bence.

Neyse pilav yerim sorun değil diye düşünürken, Yoshi’nin babası pilava kurumuş küçük balıklar attı. Burada böyle yemeğin üstüne bizdeki pul biber veya karabiber misali kurumuş balık, balık pulu vs. serpmek çok yaygın. Ben de benim bu ufak balıkları çaktırmadan Yoshiko’nun pilavına koydum. Bunların dışında yemekler gayet güzeldi. Zaten çok misafirperver insanlardı.

Japonlar normalde ekmek yemez, benim için ekmek almışlardı. Sonra 1 hafta boyunca annesinin her yaptığı yemeği çok beğenerek yedim. Sanırım bana göre yemek yaptı bir hafta boyunca. Çünkü bazen Yoshiko’ya ayrı, bana ayrı yaptığını farkettim. Sonuç olarak yemek konusunda hiçbir sıkıntı çekmeyip, üstüne üstlük bazılarını çok beğenip tariflerini bile aldım.

japonum3

Yoshikolar ailecek daha once de belirttigim gibi orijinal insanlar. İlk sabah babası beni mehter marşıyla uyandırdı. Aman Allahım ne oluyor, bu ne böyle Japonya’da mehter marşı diye bir telaş gözümü açtım. Bir baktım başımda Touru amca flütüyle mehter marşı çalıyor. Geçen yıl da zaten telefonda Yoshikoyla konuşurken, telefona beni isteyip Japonca şarkı söylerdi. Böyle dünya iyisi bir insan kendisi.

Annesi de babasından geri kalmayacak şekilde süper bir insan. Evlerine giderken dik bir yokuştan çıkılıyor. İlk taşındıklarında alışverişten gelince elinde poşetlerle bu yokuştan çıkmak çok zor gelmiş Keiko teyzeye. Bir eşek alayım, alışverişe onunla giderim, ne güzel eşyaları eşek taşır, ben de rahat ederim diye düşünüp hayvanat bahçesini aramiş eşek almak için. Neyse ki pahalı gelmiş de almamış…

Evlerinin girişindeki sarı renkli balkabağı şeklindeki bölüm, ressam olan babasının atölyesi. Babasının resimleri hep balkabağı üzerine. Sergisinin adı da balkabağı ülkesi. Evin bu balkabağı şeklindeki kısmını da tabi ki kendisi yapmış.

japonum9

Yoshikolar’ın yasadığı şehir olan Kitakyushu gözlemlediğim kadarıyla küçük bir yer. Herkes birbirini tanıyor, komşular birbirlerine kendi yetiştirdikleri sebzeleri hediye ediyor. Beni de carşıda pazarda herkese tanıştırdılar. Zaten şehirdeki tek çekik gözlü olmayan olduğum için inanılmaz bir ilgi vardı. Her girdiğim yerde fotoğraf çektirmek istediler. Bakkalla, balıkçıyla bir sürü fotoğrafım oldu. Bir sürü de hediye aldım. Gerçekten çok sıcakkanlı, çok iyi insanlardı. Japonya’da da büyük şehir ve küçük şehir insanı arasındaki farkı görmüş oldum. Keşke burada exchange olsaymışım bile dedim.

Yoshikolara 4 saat uzaklıkta ünlü bir yanardağ var. Yoshiko’nun babasının arkadaşı benim geldiğimi duyunca, ben onları arabayla yanardağa götüreyim demiş. Sağolsun 2 gün boyunca sabahtan akşama kadar bizi gezdirmediği yer kalmadı.

japonum8

Bu da işte bizi götürdüğü Asosan denilen yanardağ. En son 20 yıl önce ufak bir patlama olmuş. Hala aktif olduğu için etrafında taştan sığınaklar vardı ve içinden çıkan gazlar sebebiyle garip bir koku vardı bu bölgede. Hayatımda gördüğüm en enterasan şeydi bu yanardağ. Bildiğiniz duman çıkıyor, patladı patlayacak. Çok güzeldi.

Yılbaşı gecesi de Yoshikolar’daydım. Yılbaşı Japonlar için bayram özelliği taşıyor. Hristiyanlıkla ilgili değil, tamamen kendi dinleri Shintoismden gelen bir gelenek. Aralığın son günü kapılara kötü ruhların girmesini önlemek amacıyla özel yılbaşı süsleri asılıyor.

31 Aralık akşamı ailecek beraber geçirilip soba denilen spagettiye benzeyen makarnadan yeniliyor. Bu makarna uzun olduğu için yılbaşı akşamı yenilirse ömrün uzun olacağına inanıyorlar. Daha sonra da o gece veya ertesi gün yani yılın ilk günü tapınakları ziyaret edip, dua ediyorlar.

Burası da çok nezih bir geleneksel Japon yemeği restoranı. Kimonolu, kişiye özel bir garsonun hizmet ettiği yine kişiye özel geleneksel bir Japon odasında yiyorsunuz yemeğinizi. İlginçti, güzel bir deneyimdi, hatır için çiğ balık bile yedim.

Yoshikolarda çok güzel bir hafta geçirdim. Yoshiko’nun ailesine, o şehrin insanlarına bayıldım. Japonya’da güneye inildikçe insanlar samimileşiyor galiba. Kyushuluları Osakalılardan, Osakalıları da Tokyolulardan daha çok sevdim. En son ayrılırken Touro amca ile Keiko teyze “ölene kadar arkadaşımızsın, artık seni hiç unutmayacağız” dediler, duygusal anlar yaşadık.

Seviyorum Japonları…
Begum-BerberogluYazar: Begüm Berberoğlu
Ülke: Japonya

7 Yanıt to ““Japonum, Japonsun, Japon””

  1. en cok gıtmek ıstediğim ülke japonya

  2. japonya ya gitmiş kadar oldum ,Çok harika bir yazı olmuş,zaten o ülkeyi de oldukça merak ediyordum.Teşekkürler.

  3. en çok merak ettiğim ülke Japonya.
    insanların gözlemlerini yayınlaması fikirlerimi biraz etkiliyor.ama iyi yönde :)kötü düşünmek istemiyorum çünkü:D

  4. japon yemeklerini merak ediyorum ve bu tarz yazılar sayesinde fikir ediniyorum.Ama nedense bir türlü tatma fırsatım olmadı..teşekkürler bu güzel yazınız için.

  5. japonya günlükleriniz beni de çok çeker oldu her yazınızda farklı şeyler öğrenebiliyoruz ama ben yemekler konusunda sizin gibi düşünemezdim sanırım bana yedikleri şeyler çok kötü görünüyo

  6. çok harika bir yazı…
    yazıyı okurken Japonya ya gittim geldim sayenizde
    kolay değil Japon arkadaş bulmak.
    siz Yoshiko yla nasıl tanıştınız

  7. Japonya ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenlere Pedalımın Altında Japonya adlı kitabı tavsiye ediyorum.

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: