“Çıplak Sohbetler” ile bloglar üzerine…

ciplak-sohbetlerSon zamanlarda blog sözcüğü sık duyulan sözcüklerden biri oldu. İnternet günceleri sanal dünyayla haşı neşir olanların uğrak yerlerinden biri haline geldi. İş dünyası bu büyük değişimin dışında kalamazdı. Kalmadı da… Peki ama bloglar kurumların hedef kitleleriyle iletişim davranışlarını nasıl baştan sona değiştiriyor?

Microsoft’tan IBM’e, GM’den küçük ölçekli şirketlere artık kurumlar da kendilerine blog ediniyor. Microsoft’a insan yüzü kazandırmasıyla meşhur blogcu Robert Scoble ile Shel Israel’in bir iddiası var: Blogsuz şirket kalmayacak. Bloglar, büyük şirketlerin tüketicilere gösterdikleri insani yüzleri, küçük şirketlerin ise tüm dünyaya erişim yolları.

Bloglar, ister şahsi ister kurumsal şirketinizin tüeticilerle samimi ve maskesiz bir iletişim kurması için bulunmaz bir nimet. Sanal dünyada bir devrimi müjdeleyen Cluetrain Manifesto ile birlikte adı anılan Çıplak Sohbetler ise bu nimetten yararlanırken yanlış bir şey yapmanıza engel olmayı amaçlıyor. Samimi olmak hassasiyet ve dikkat gerektiriyor.

Bill Gates’in Robert Scoble hakkındaki sözleri şöyle:

“İnsanların buradaki insanlar hakkında bir fikir edinmesine olanak tanıyorsun. Onlarla ilişki kuruyorsun. İnsanlar kendilerini bir parçamız gibi hissediyor. Belki ürünlerimizi nasıl iyileştirebileceğimizi de bize söylerler. ”

Robert Scoble/Shel Israel’in kaleme aldığı Çıplak Sohbetler, orijinal adı ile Naked Conversations: How Blogs are Changing the Way Businesses Talk with Customers, 2006 yılında Kapital Medya Hizmetleri tarafından yayınlandı.

281 sayfadan meydana gelen kitap üç ana bölümden oluşuyor. Bölümleri biraz daha detaylandıracak olursak:

1. Neler Oluyor?
Borg’un Ruhları
Hiçbir Zaman Her Şey Değişmez
Doping Almış Ağızdan Ağıza Pazarlama (Word of Mouth)
Doğrudan Erişim
Küçük Şirketler, Büyük Açılımlar
Durumu Kavrayan Danışmanlar
Halkla İlişkiler Uzmanlarının Yaşam Savaşı
Bloglar ve Ulusal Kültürler
Güllerin Dikenleri

2. Doğru Blogculuk & Yanlış Blogculuk
Yanlış Blogculuk
Doğru Blogculuk
Blog Yüzünden İşten Atılmamanın Yolları
Kriz Döneminde Blog Yazmak

3. Resmin Bütünü
Yeni Teknolojiler
Sohbet Çağı

Blogculuk gurusu Tom Peters kitabın önsözünde şöyle diyor:

“İş dünyası blogculuğu inanılmaz derecede önemlidir… En azından bazı basit kurallara uyarsanız inanılmaz derecede önemli olabilir. Açıklık, dürüstlük ve abartısızlık. (Bu kuralların iş dünyasının en önemli üç kuralı olduğu söylenemez.)

İş blogculuğu… İşe yarar. Muazzam önem taşır.

(Ya da taşıyabilir.)

Bu adamlar işi biliyor.

Dinleyin.
Lütfen.

(Dinlemezseniz aptallık etmiş olursunuz.)”

Robert Scoble

Robert Scoble

Çıplak Sohbetler, tarafsız bir inceleme değildir. Bizler blogculuğu her şeyin üzerinde tutuyoruz ve inanıyoruz ki blog yayımlamak; müşterileriyle daha fazla yakınlaşmak isteyen iş dünyası için yalnızca akıllıca bir yöntem değil, gerekliliktir de. Blogu olmayan şirketlere bir dereceye kadar şüpheyle yaklaşılacağı, insanların bu şirketlerin saklayacak bir şeyleri olup olmadığını ya da şirket sahiplerinin çalışanlarının söyleyecekleri konusunda kaygı duyup duymadıklarını merak edecekleri günün yakın olduğunu düşünüyoruz.

Bir şirket olarak eğer blogosferi (blogküre) göz ardı ederseniz, insanların hakkınızda neler dediklerrini bilemez, söylenenlerden bir şeyler öğrenemezsiniz ve kimse sizi işinin ve isminin üzerine titreyen içten bir insan olarak görmez.

Daha önce, e-posta, anlık ileti, sohbet odaları, hatta telefon gibi konuşmaya dayanan birçok teknoloji ortaya çıkmıştı. Bu araçların hepsi, teknolojiyi insanların birbirleriyle dolaysız ve gayri resmi görüşmeler yapabilmeleri için kullanır. Blogcular, birbirlerini ileriye dönük ifadeler ve entelektüel mülkiyetin kullanımı ya da baş ağrısı için alınan bir ilacın gözleri kan çanağına döndürebileceği gibi konualrda uyarmazlar. Blogcular birbirleriyle yalnızca konuşurlar. Gramer hataları yaparlar. Bir konudan diğerine, sonra tekrar eski konuya atlarlar. Sorular sormak, önerilerde bulunmak ve savları sorgulamak için birbirlerinin sözünü keserler. Bu konuşmalar, aralarında güven oluşmasına yol açar. Blog öncülerinden Dave Winner, bunu “olduğun gibi gel konuşmaları” diye adlandırmakta ve arada sırada bir hata görmekten zevk aldığını söylemektedir. Çünkü bu hatalar, sahiciliğin ve gerçek bir insanın süzgeçten geçirilmemiş eseriyle karşı karşıya olduğunuzun göstergesidir.

Dört kıta üzerindeki kırktan fazla büroda, yaklaşık 2000 çalışandan oluşan dünyanın en büyük bağımsız PR ajansı Edelman PR’ın başkanı ve CEO’su Richard Edelman, halkla ilişkiler alanındaki havanın döndüğünü ifade ederek blogculukla ilgili şöylediklerine göz gezdirecek olursak:

“Blogculuk gelip geçici bir heves değildir. Bu gerçeği kavrayamayan marka, iş kolu ya da kuruluşların sonu pek iyi olmayabilir. Blogculuk, kitlelerle kendiliğinden oluşan, sürekli bağlar kurmak isteyen her kuruluş için bir ‘olmazsa olmaz’dır.

Şirkete, başka hiçbir pencereye benzemeyen; denetim boyutu olmadığından daha güvenilir, gerçeklere kök salmış olduğu için daha sürdürülebilir ve şirketin ürün ya da hizmetleri konusunda deneyimi olanların yorumlarına ulaşabildiği için daha güçlü bir pencere açar.

Akıllı şirketler, çevrimiçi eleştirilerden öğrendiklerini mutlaka kaale alacaklar, ürün ya da süreci, kendilerini -hangi kaynaktan gelirse gelsin- sürekli iyileştirmeye adayarak ıslah edeceklerdir.”

Çoğu insan pazarlamaya karşı olumsuz bir bakış açısına sahiptir. Büyük bir şirketin ileitşim yönetmeni, bize kendi biriminin elinden çıkan basın bültenlerini artık okumadığını itiraf etmişti. “Bunlar saçmalıktan başka bir şey değil” dedikten sonra “ama gerçekten çok önemli blogcularımız var” diye eklemişti. Bu şirket karşıtlığı duyarlılığının büyük şirketler, küçük işletmeler ve ev ofislerde yaygınalşmakta olduğunu görüyoruz. Blogculuğun ortaya çıkmasının ve önem kazanmasının temel nedeni işte bu duyarlılıktır.

Bloglarla birlikte gerçekleşmekte olan bu iletişim devrimine uyum sağlayamayanların yakında, geçtiğimiz yüzyılın nalbantlarının kaderini paylaşacaklarını düşünüyoruz. Nalbant otomobili ilk kez gördüğünde, bu dokunaklı metal yığınına alaylı bir gülüşle bakmış olmalı. Güçlü kolunu kaldırıp, çekicini örsünün üzerine indirirken yüzünde belki, meslektaşlarının çoğunun yakın işsiz kalacaklarından habersiz, şaşkın bir ifade belirmiştir.

Bizim hararetli tavsiyemiz; sohbete katılma zamanının şu an olduğu yönündedir. Önünüzdeki engeller, sağlayacağınız faydanın yanında devede kulak kalır ve blogculuk eğlencelidir:)

Robert Scoble’ın blogu Scobleizer’a buradan, twitter hesabına buradan, friendfeed hesabına buradan ve flickr hesabına da tam buradan ulaşabilirsiniz. Keyifli gezinmeler…

İmaj: Flickr.com/photos/jdlasica

About Ekin Acar Ulukok

1981 yılında İzmir’de doğdum ve 2004 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Lise ve üniversite yıllarında İngilizce, Almanca ve İtalyanca öğrendim. Bolca mesai harcayacağım profesyonel yaşama, AFM Sinemaları pazarlama departmanında başladım. Teknoloji Holding’de, web ve mobil alandaki yüzlerce yerli-yabancı proje başvurusu arasından en iyilerini bulup hayata geçirmek ve bu projelerin tüm pazarlama & PR faaliyetlerini koordine etmek için çalıştım. TTNET’te interaktif medya bölümünün doğru şekilde kurulup büyümesi, Turkcell Global Bilgi‘de Türkiye’nin lider markalarına dijital dünyada yön göstermek adına mesai yapıyorum. Seyahat etmek, fotoğraf çekmek, Fistikyesili.com‘da blog yazmak ve müzik dinlemek gibi hobiler edindim. Pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya, lokasyon bazlı pazarlama ve blog yazarlığı üzerine konuşmalar yapıyor, eğitimler veriyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: