“Oyun, oyundan öteye geçerse: Call of Duty Modern Warfare II”

İşte geldik arkadaşlar o malum oyunun malum bölümüne. Bu öyle bir bölüm ki, bu oyunun (Call of Duty Modern Warfare 2) Rusyada satışını yasaklatmış. Ve hatta öyle bir bölüm ki, oyunlar tarihinde hiç yapılmamış şekilde başlamadan önce soruyor: “Bu bölüm şöyle şöyle şöyledir, yine de oynamak ister misiniz? Eğer geçerseniz, hikaye bu bölümü geçmiş gibi ilerleyecektir.”

Ben ve diğer hardcore oyuncular bi hell yeah! koparıp gidiyoruz. Konuya göre Amerikan ajanı olarak o kötü adam Makarov’un ekibine sızmışız ve güvenini kazanma ile daha sonra teslim etme amacıyla kötü adamın ortalığı karıştırma planına katılmışız. Neyse, ilk önce Makarov’un son sözünü duyup, asansörden çıkıyoruz. “Remember, no Russian!”

Ardından da oyunun daha en baştan uyardığı kısım geliyor, elimizdeki full otomatik tüfeklerle hava alanındaki insanları indirmeye başlıyoruz!

5 kişi de birden ateş açınca ortalık cehenneme dönüyor ve ölenin haddi hesabı olmuyor. Yaralılar yada kaçanlar..yerde yatarken “vurma!” diye yalvaranlar bile mermilerin hedefi oluyor. Ortam harap halde, barut dumanı etrafı sarmış ve sağ kalabilenler de çığlık çığlığa, böyle bir atmosfer.

Sivil yada polis dinlemeden tüm terminali dolaşıp içeriyi talan ettikten sonra, ekip kaçacakları araca gitmek için terminalden çıkıyor. Bu sefer de Rus müdahale timleri baskın veriyor ama onlar da aynı akıbete uğruyor, hepsi biçiliyor.
Ardından son metrelerini koşan kötü adamın ekibi ve gizli ajanımız önlerindeki kapıya çekmiş minivana tam girecekken ekipten biri “hmm bu güzel bir mesaj oldu” diyor. Makarov da ona “Hayır..esas mesaj bu!” deyip kafamıza bir kurşun sıkıyor!

Ardından bizim ölü Amerikan cesedimizi bırakıp kaçtıktan sonra, tüm bu hava alanı katliamı Amerikanın üstüne yıkılıyor ve zaten ilişkiler gerilmişken tam kopuyor, Rusların Amerikayı darmadağın edeceği Amerika – Rusya savaşı başlıyor. Ve evet, o bölümleri de oynuyoruz…

Yok artık! demek istiyorum sayın seyirciler. Bu bir bilgisayar oyunu! Daha önce Postal http://en.wikipedia.org/wiki/Postal_(video_game) dışında masum insanları hiç öldürmemiştik. Ama burada Postal’ın izometrik çizgi film havasından çok uzaktayız.

Bölümde vurulan masumların kimisi aman derken mermiyi yemişti, kimisi kaçarken kimisi de şoka girmiş bas bas bağırırken. Bize saldıran polisleri saymıyorum, tamam onlar da masumdu ama koruyucu ekipmanlarından dolayı ne yüzlerini görebiliyorduk nede başka birşey.

Nette de inanılmaz fırtınalar koparmış bu bölümün bir inceliği vardı ama. Tüm o katliamda biz tek kurşun sıkmayabilirdik 😉 Fakat sıktık. En azından ben sıktım. Sadece eğlence için adam öldürmeyi gördüm. Aslında niyetim Makarov’un emirlerine uymaktı sadece. Sanırım itaati ölçen Milgram deneyi fazlasıyla geçerli.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: