“Toy Story 3 ile eski dostlar yine aramızda”

Pixar animasyonlarının başlangıç filmlerinden birisi olan Toy Story’i ilk izlediğimde ne kadar çok sevdiğimi hala hatırlıyorum, aynı şey serinin ikinci filmi için de geçerliydi. O zamanlar animasyonlar bu kadar çok değildi bu da yapımların daha kaliteli olmasını sağlıyordu. Ardından Monster Inc., Nemo, Ratatouille ve son olarak UP gibi güzel filmler izledik ama bundan çok daha fazla başarısız yapımda izlemek zorunda kaldık özellikle Nemo’dan sonra çekilen enfes su altı görüntülü Okyanus animasyonlarından illallah gelmişti.

Diyeceksiniz ki Shrek ve Ice Age’e ayıp olmuyor mu? Tamam onları da atlamıyorum ama maalesef Shrek 4 yazısında da dediğim gibi bu iki başarılı filmin devamları maalesef çok da iyi değil ve ilk filmlerin gölgesinde kalıyordu. İşte bu düşünceyle yıllar sonra gelen Toy Story 3’de de benzer bir durum olur mu diye korkmadım değil ama dünyanın en iyi dostu Woody ve arkadaşları beni yanıltmadı ve yıllar sonra karşılaştığınız bir dostun sıcaklığı ve kahkahaları ile zamanın nasıl geçtiğini anlamamamızı sağladı. Film baştan sona mükemmel bir hikaye içerisinde hem sizi çok güldürüyor hem de özellikle son sahneleriyle gözlerinizi doldurmayı başarıyor. Ben bu yaşımda etkilendiysem, filmi izleyen küçük bünyeler nasıl etkilenmiştir bilemem. Özellikle dostluğu ve son ana kadar birbirine destek olmanın anlamını ve gerçek dostukların bir ömür süreceğini daha iyi anlatan bir animasyon ben izlemedim.

Gelelim hikayeye. Andy ile geçen oyun dolu güzel yılların ardından Woody ve arkadaşları kolej çağına gelen Andy tarafından ilgi görmezler ve genelde sandıklarından çıkamazlar. Zaman içerisinde ekipde iyice küçülmüştür. Woody, Buzz, Jessie, Bullseye, Rex, Slinky, Hamm ve Bay ve Bayan Patates Kafa ve 3 küçük yeşil uzaylımız kalan son ekiptir. Andy koleje giderken yanına sadece Woody’i almaya karar verir kalan ekip tavanarasının yolunu tutacaktır ama karışıkla ekip çöpe atılır. Ama son anda Woody tarafından kurtulmasına rağmen Woody hariç diğerleri Sunnydale kreşine bağışlanmayı isterler zira Andy’nin artık onları istemediğini düşünürler. Hikayede bundan sonra başlar ekibe katılan Barbie ile kreşe giden çocuklar burayı yöneten çilek kokulu oyuncak ayı Lotso tarafından sıcak karşılanmalarına rağmen işin öyle olmadığını çok kısa sürede anlarlar. Andy’e dönmeye çalışan Woody ise gerçekleri öğrenince arkadaşlarını orada bırakmamaya karar verir ve herkesi kurtarmak için geri döner.

Bundan sonrası ise baştan sona dörtdörtlük bir komedi ve aksiyon şölenine dönüşür. Buzz’ın resetlenmesi, ardından İspanyolca konuşup Jessie’ye kur yaptığı sahnelerde ne kadar güldüysem, çöplükte hep beraber ölüme giderken elele tutuşmalarında da o kadar duygulandım. Diyeceksiniz ki ne zaman çöplüğe gittiler, neler oluyor oraları da filmde takip edersiniz. Serinin diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmin sonunda da kötü karakter Toy Story tarzında layığını bulur ve ekip kurtulur. En son sahnede ise Andy, özellikle Woody ile vedalaşırken sanıyorum her yaştan izleyiciği kendi çocukluklarının özel oyuncağını hatırlamıştır. Sonuç olarak kesinlikle harcayacağınız zamana değecek hatta tekrar izlemek isteyeceğiniz bir film var karşınızda. Film, Imdb’de ise 9.1 ortalama ile hem serinin en yüksek puanını aldı hem de şu an itibariyle en iyi 250 film listesinde 6. sırada. Bu arada ek olarak filmden önce yayınlanan kısa animasyon Day & Night’ta çok güzel bir çalışmaydı.

Sürekli söylenen Domuz, güvenilir ortak Bullseye ve Slinky, Taco kılığıyla beni gülmekten öldüren Bay Patates Kafa, ödlek karakterimiz Rex, dünyanın en kişilik sahibi ve güvenilir Barbie’si, her zaman savaşan Buzz, yeni karakterler ve elbette her zaman dostunum ben senin diyen ve asla vazgeçmeyen Woody ile harikulade macerada herkese iyi seyirler.

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

4 Yanıt to ““Toy Story 3 ile eski dostlar yine aramızda””

  1. offffff şimdi de ingilizceeeee yaaaaaa ingilizce bilmiyorum 3. sınıfa gidiyorum offfff püffffffffffffff

  2. offffff 😦
    müziği dinliyemiyorummmmmm gıcık oldum yhaaaaa bıktım dün geceden beridir gözüme uyku girmiyorrrrrrrrrrrrrr çıldırıcammmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: