“Afrika’da Düzenlenen İlk Dünya Kupasında Şampiyon İspanya”

Sinir bozucu Vuvuzela sesleri ve Afrika’da yapılan ilk Dünya Kupası olarak hatırlayacağımız turnuva Hollanda-İspanya finaliyle tamamlandı. Kahin Ahtapot Paul’un final tahminini 3 dakikada vermesinin ardından İspanya rahat kazanacak diyenler yanıldı ve tam 116 dakika boyunca göremediğimiz gol maç penaltılara gitti derken döndü ve İspanya, Avrupa Şampiyonluğunun üzerinden 2 yıl geçmişken en büyük başarıya Dünya Şampiyonluğuna ulaştı. O zaman maçla eş zamanlı aldığım notlara bakabiliriz:

Maç beklendiği gibi İspanya’nın daha domine edici oyunuyla başladı ancak Hollanda’da rakibine kolay teslim olmayacak bir görüntü sergiliyordu. İlk 10 dakika geçilirken akılda kalan pozisyonlar Ramos’un kafasını son anda Stekelenburg’un çıkarması, David Villa’nın yan ağlarda kalan şutu ve Kuyt’un ceza sahası dışından çektiği ve Casillas’ın rahat kurtardığı şut oldu.

23. dakika geçilirken Sneijder’in frikiği dışında bir pozisyon yok. Bu arada maçın başından beri Hollanda’da Van Persie ve Van Bommel, İspanya’dan ise Puyol ve Ramos sarı kart görmüş durumda. Maç sert başladı. Bu arada Hollanda oyuna denge getirmiş gibi gözüküyor. İspanya’nın başlardaki hareketliliği şu anda yok. Ve maçta 35. dakika geçerken daha gol görebilmiş değiliz. Bu arada De Jong’da sarı kart görenler kervanına katılmış durumda. Her iki takımda temkinli ve kontrollü oynamaya çalışıyor. Bu arada Robben’in korneriyle etkili bir atak çalışması Hollanda’dan ancak Mathijsen vuramadı. 2 dakikalık uzatma tabelasıyla fazla da heyecanlı gitmiyor dediğimiz dakikalarda Robben güzel vurdu Casillas son anda topu kornere tokatladı. İlk yarı geneline bakıldığında herkesin favorisi İspanya’nın etkili olamadığını, Hollanda’nın rakibinin yollarını iyi kapadığını söyleyebiliriz.

İkinci yarıya İspanya hızlı başladı. Xavi korneri kullandı, Puyol kafa ile indirdi ama Capdevila tamamlayamadı. 53. dakikada Van Bronckhorst’da sarı kart gördü. Xavi tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kullandı ama az farkla auta çıktı. Bu arada Heitinga’nın sert hareketi onun da sarı kart görmesine neden oldu. 60. dakikada maçta ilk oyuncu değişikliği İspanya’dan geldi. Pedro oyundan çıkıyor ve Navas yerine oyuna dahil oluyor. Hollanda’da yavaş yavaş rakip kaleye gelmeye başladı. Bu yönüyle ilk yarıyı hatırlatan bir devre diyebiliriz.

61. dakikada maçın en ciddi pozisyonunda Robben karşı karşıya kaldığı pozisyonda vurdu ve top son anda Casillas’ın ayaklarından kornere gitti. Gerçekten süper bir kurtarış. 66. dakikada Van Persie’yi indiren Capdevila’da sarı kart gördü. Amabiz hala gol göremedik. 70. dakikada ise bu sefer David Villa’nın kaleye giden şutunda Heitinga son anda topu çıkardı. Ve Hollanda’da da ilk değişiklik Kuyt çıktı Elia girdi. 76. dakikada da Ramos kornerden gelen topa tek başına yükseldi, kafayı vurdu ama top auta çıktı.

Ve son 10 dakikaya girdik. Bu dakikadan sonra gelen bir golün telafisi diğer takım için çok zor olacaktır. İspanya iyice ağırlığını koymuş gözüküyor. Ancak Hollanda gerek sert futbolu gerekse presleriyle İspanya’nın pas trafiğini durdurabiliyor. Dakika 82 Robben iki İspanyol oyuncunun arasından ceza sahasına giriyor ancak Casillas’ı geçemiyor. Sanıyorum maçın adamı Casillas olacak zira iki mutlak gol pozisyonunda da başarılıydı. Bu arada itirazlarını sürdüren Robben’de sarı kart gördü. Bitime 4 dakika var ve İspanya’da Xabi Alonso çıktı, Fabregas oyuna dahil oldu. Ve 3 dakika uzatma oynanacak. Ancak bu dakikalarda da gol yok ve maç uzatmalara gidiyor.

İlk uzatma devresine İspanya başladı. 95. dakika Fabregas karşı karşıya bu sefer Stekelenburg ayaklarıyla gole izin vermedi. Hemen ardından Sneijder’in kornerinde Mathijsen kafayla çerçeveyi bulamadı. Daha gol göremedik ama bayağı pozisyon izledik. 99. dakikada da Fabregas’ın müthiş pası Iniesta ceza sahasında ama Van Bronckhorst zamanında müdahale ile pozisyonu engelledi. Hollanda’da ikinci değişikliği yapıyor. De Jong çıktı Van Der Vaart girdi. Hemen 2 dakika sonra Navas’ın şutu TRT spikeri gol sanarken Van Bronckhorst’un müdahalesiyle top kornerde. 105. dakika da Van Bronckhorst çıkarken Braafheid oyuna girdi. Hollanda değişiklikleri tamamlarken ilk uzatma dakikası da golsüz tamamlandı.

Artık penaltılar öncesi son 15 dakikadayız. Onca sarıdan sonra kırmızı kart gelir diyordum ama gelmedi. Bu arada İspanya son kozunu sahaya sürüyor ve David Villa’nın yerine 13 maçtır gol atamayan Torres oyuna giriyor. Bu arada kırmızı kart konusunda 109. dakikada yanıldığım ortaya çıktı. Heitinga’nın Iniesta’ya yaptığı harekette hakem ikinci sarıdan gelen kırmızı ile Heitinga’yı oyundan attı. Ancak çokta sert bir hareket değil bence. Kalan 10 dakikada İspanyollar bir kişi fazla. Bu arada Van Der Wiel’da sarı kart gördü. 115. dakika Sneijder’in serbest vuruşu barajdan sekerek dışarı gitti. Bu top kornerdi ama hakem aut kararı verdi ve o aut atışından gelen atak maçın kaderini değiştirdi.

Gol bu atakla 116. dakikada şansında yardımıyla geldi. Fabregas’ın pasında Iniesta çaprazdan karşı karşıya kaldı vurdu ve gol geldi. Hollanda (ve bende) yıkılmış durumda. İtirazlarından dolayı Mathijsen, gol sevinci nedeniyle Iniesta’da sarı kart gördü. Gerçekten çok dramatik bir maç daha izlemiş olduk. 1974 ve 1978’de o güzel futboluna rağmen şampiyon olamayan Hollanda yine kaybedecek gibi görünüyor. 2 dakika uzatma açıklandı ama moralleri de bozuk Portakallar için işler iyice zor. Ve mucize gerçekleşmedi İspanya maçı 1-0 ile kazandı.

Bu maçtan sonra eminim herkes İspanya’ya övgüler yağdıracak ancak şunu sormak lazım bence bu kadar sağlam pas yapan takım neden maçlarını (Honduras 2-0 ve Şili 2-1 hariç) 1-0 ile kazanabildi? Ek olarak ben oyumu ona vermiştim ama Iniesta seçilmiş bence maçın adamı maçın en net gol pozisyonlarının ikisinde de Robben’e geçit vermeyen Casillas’dır.

Ne diyelim İspanya’ya tebrikler. Kaderleri 1998 şampiyonu Fransa’ya benzemez umarım ama yine de şu anda sevinme zamanı onların. Bu arada tarihte ilk defa ilk maçını kaybeden bir takımın şampiyon olduğunu da söyleyelim. Ayrıca kupanın forma şampiyonu da Adidas olmuş durumda. Son olarak tekrar kahinimize dönersek turnuvayı %100 başarı ile kapatan Paul sanıyorum bu turnuvanın en başarılı ve istikrarlı karakteri. Bundan sonra bir maçla ilgili o ne derse o olur derim:)

İmajlar: Fifa.com

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: