Opera “Duvara Karşı” ile şehre indi

“Şoför beeey, şoför beeey… Müsait bir yerde inecek vaaar… ”

Televizyon reklamlarını seyrettiğimiz 1. Uluslararası İstanbul Opera Festivali başladı. Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenen festival bir İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi. 2 – 23 Temmuz tarihleri arasında toplam 8 operanın sahneleneceği festivale İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Samsun Devlet Operaları yanı sıra Almanya’dan Berlin ve Bremen Operaları da katılıyor.

Festival süresince Rossini’den Fatih Sultan Mehmet ile Sevil Berberi, Mozart’tan Zaide ve Saraydan Kız Kaçırma, Haendel’den Imeneo, Verdi’den Aida, Türksoy’dan Köroğlu operaları meraklarını bekliyor. Sürpriz olarak ünlü yönetmen Fatih Akın’ın ödüllü filmi Duvara Karşı’nın operası da festivalde yer alıyor.

Bu festivalin en önemli özelliği opera gösterilerinin opera salonlarında değil açık havada yapılıyor olması. Zaten festivalin “Opera şehre iniyor” sloganı da bunu çok iyi belirtiyor. Opera, salonlardan çıkıp şehrin değişik yerlerinde gezintiye çıkıyor. Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, Rumeli Hisarı, Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı ve Sütlüce Kongre Merkezi festivalin uğrak yerleri arasında.

Festival programına baktığım zaman ilgimi ilk çeken Duvara Karşı operası oldu. Fatih Akın’ın 2004 Berlin Film Festivali’nden Altın Ayı ödülünü alan ve gerek konusu gerek oyuncularıyla çok ses getiren filmi operaya uyarlanmış. Almanca ve Türkçe olarak hazırlanan operada klasik enstrümanların yanı sıra mey, zurna, saz gibi Türk enstrümanları da kullanılmış.

Bremen Operası tarafından Almanya’da sahnelendiği zaman büyük ilgi gören bu operayı görmek istedim. İçinde küfrü ve cinsel içerikli sahneleri barındıran bir filmin opera uyarlaması nasıl olur diye merak ettim açıkçası. Filmde altyazı ile çözülen dil sorunu bir opera sahnesine nasıl yansıtılabilir diye de düşünmedim değil.

Duvara Karşı Operası, 5-6-7 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’de ilk defa Rumeli Hisarı’nda seyirci ile buluştu. 21.30’daki gösteri başlamadan önce yerlerimizi aldığımızda etrafımızda oturan diğer insanlarla operanın Almanca olan bölümlerini nasıl anlayacağımız üzerine sorularla dolu kısa konuşmalarımız oldu. Ayrıca seyirci yerlerinin tam ortasına kurulan ve sahneyi o noktadan görmeyi oldukça zorlaştıran yüksek ses ve ışık platformu bizim için akşamın sürprizi oldu. Ben de internet üzerinden bileti alırken özellikle en ortadaki yerleri seçmiştim. Şansımıza boş olan yerler vardı ve biz de sahneyi rahatlıkla görebileceğimiz yerlere geçtik. Opera başlayınca izleyicilerin sahne görüşünü kesen yüksek platformun sebebini anlamış olduk. Platforma yerleştirilmiş projeksiyonla dekorun üst kısmına Almanca ve Türkçe librettoların çevirileri yansıtıldı. Böylece Duvara Karşı’yı hem dinlemiş hem okumuş olduk.

Alman besteci Ludger Vollmer’in bestelediği operada tenor Levent Bakırcı ve soprano Şirin Kılıç’ın yanı sıra Martina Parkes, Achim Rikus, Can Tufan gibi Bremen Theater sanatçıları rol alıyor. Filmi bir kez daha izleyip de operasına gitmek yerinde bir karardı çünkü filmdeki çoğu diyaloglara aryalarda birebir yer verilmiş. Özellikle filmdeki küfür ve argo içeren diyalogları arya olarak dinlemek benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu. Operanın en etkileyici ve heyecanlı kısmı olan ikinci perdede soprano Martina Parkes’in yorumu oldukça büyüleyiciydi.

Festivalle ilgili birkaç not eklemek yerinde olacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin repertuarında yer alan İtalyan besteci Giuseppe Verdi’nin ünlü operası Aida, Aspendos’tan sonra ilk defa Cemil Topuzlu’da açık havada sahnelenecek. Ankara’da geçtiğimiz sezon kapalı gişe oynayan bu ünlü operayı festival kapsamında izleme fırsatını yakalayabilirsiniz.

Bu yıl Türk kültürünü ve yaşantısını konu alan eserlerden oluşan festival umarım seneye daha çok operayı daha uzun soluklu bir etkinlik olarak gerçekleştirilir.

Festival sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: