“Takımımız sınıf atladı!”

Aslında her şey geçen sezon kurulan iyi kadro ve Tanjevic önderliği ile başlamıştı. Euroleauge grubumuzda muhtemel şampiyonluk favorileri Regal FC Barcelona ve Montepaschi Siena yer alıyordu. Nitekim Barcelona Final Four’a kaldı ve yarı finalde CSKA Moskova takımını ardından da finalde Olimpiyakos’u yenerek kupaya uzandı.

Grupta evimiz Abdi İpekçi Spor Salonu’nda yaptığımız ilk maç Barcelona’ya karşıydı ve 23 sayılık bir fark ile yenildik. Daha sonra 4. hafta yine evimizde Siena’yı ağırladık bu sefer skor bulabilsek de defansta aksadık 4 sayılık bir fark ile yenilgiye karşı koyamadık. Fenerbahçe Ülker kendi evinde aldığı bu yenilgiler ile havlu zaten atmıştı ve bu çok da yadsınamazdı zira oyuncular maçlara yenildik diye başlıyorlardı.

Tanjevic ustanın rotasyondaki hataları da buna çanak tutuyordu. Korkulan olmuştu ve deplasmanda Barcelona şahlanmış 34 sayı farkı bulmuştu, Siena ise işi daha da abartmış farkı 43 sayıda tutmuştu. Her sene koyulan Final Four hedeflerinin fantezi olduğu zaten belliydi önemli olan yeni sezonda neler yapılabileceğiydi.

Neyse ki yeni sezona kan değişikliği ile başlayan Fenerbahçe Ülker kendine özgüveni olan bir takım haline gelmeye başladı. İlk maçını Sinan Erdem Arena’da Rytas’a karşı güzel bir oyun ile kazanmasını bildi. Grup mücadelelerinde başlangıç her zaman çok önemlidir. Fenerbahçe Ülker uzunlarından ve yabancılarından verim almayı sağladı ve galibiyet kaçınılmaz oldu.

Defans yönü kuvvetli olmasa da Lavrinovic’in hücum katkısı ve Spahija’nın rotasyon ve taktik zekası Ukic’in penetreleri, Marko Tomas’ın soğukkanlı kuvvetli oyunu daha çok galibiyet getirecektir diye düşündürttü bizlere. Ardından Zagreb’te gelen galibiyet umutların iyice yeşermesine sebep oldu. Nihayet kazanamasak da seviyemizi ölçebileceğimiz Barcelona deplasmanına gelmişti sıra. Barcelona’nın kaybetmesi demek inanılmaz skor gücüne sahip oyuncularını kilitleyip çok ama çok iyi defans yapmak demekti.

Fenerbahçe Ülker’in kazanması demek işlerin yolunda olması, çıtanın gerçekten de yükselmiş olması demekti.Unutulmamalı ki Barcelona geçen sezonun şampiyonu ve hazırlık maçında da Lakers’ı yenen takımdı.

Derken düdük çaldı ve maç başladı. İki takım da ideal 5leri ile parkedeydi. Maça iyi başlayan ekip Fenerbahçe Ülker bulduğu sayılar olsun, uyguladığı defans olsun kendi oyununu rakibe kabul ettirdi ve maçın hemen hemen tümünü önde geçirdi. Çarkın dişlilerinden Lavrinovic’in skor katkısı yapamamasına rağmen yerinde değişiklikler, benchin katkısı, Vidmar’ın 3. periyottaki, Ukic ve Tomas’ın son periyot performansları maçı aslında çok da zorlanmadan getirdi.

Barcelona açısından Rubio haftalardır kayıpken Navarro’nun de Greer ve Ömer Onan’ın savunmalarında bocalaması, 3 sayılık atışlarındaki %15 civarı düşük yüzdeleri galibiyeti kolaylaştıran etkenlerdi.

Maç sonunda Mirsad’ın güzel bir cümlesi vardı. “Takımımız sınıf atladı.” Ardından da yorumunda Kaan Kural çok önemli bir saptamada bulundu. Barcelona’yı yenen Fenerbahçe Ülker’in ondan daha büyük, iyi takım olmadığını ama büyük iş yaptığını adım attığını belirtti. Ne diyelim, şimdi en önemlisi değeri yüksek olan bu haftaki Siena mücadelesinin değerine değer katması. İlk yazımıza klasik bir son yazalım.

Haydi herkes bu haftaiçi takımımızı desteklemek için Sinan Erdem Arena’ya!

Görsel: Euroleague.net

Yazan: Andaç Şenyurt
Şehir: İstanbul

Bir Yanıt to ““Takımımız sınıf atladı!””

  1. fenerbahce ulker bu sene bomba gibi. 4 te 4 yaptık ve euroleagu de tek yenilgisiz takım biziz

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: