“2006 İtalya… 1.Bölüm: Verona”

İtalya Roma İmparatorluğu’na 1800 yıldan fazla ev sahipliği yapmış, topraklarında M.Ö.8000 yılına uzanan yerleşimleri barındıran; havası tarih ve kültür kokan yılda yaklaşık 50 milyon turisti ağırlayan dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biridir.

2002 yılında Prag-Çek Cumhuriyeti’ne kardeşimle gerçekleştirdiğimiz ilk yurtdışı seyahatinden 4 yıl sonra, 2006 yılı Haziran ayında bir haftalık İtalya turuna yine kardeşim ile beraber çıktım. THY’nin İstanbul-Milano seferini yapan uçağımız, Milano yakınlarındaki Malpenza Uluslararası Havaalanına 3 saatlik bir uçuş süresi sonunda öğleye doğru indi. Bavullarımızı bizi bekleyen midibüse yerleştirdikten sonra Milano yanından geçen otobandan ilk durağımız Verona’ya doğru yol almaya başladık.

Milano yanından geçen otoyolda ilk başlarda trafik oldukça sıkışıktı. Aynı Türkiye’deki gibi. İtalyanlar da bizim gibi araba kullanıyor. Korna sesleri, kamyonların orta şeritten gitmesi ve motorsikletlilerin -özellikle Roma’da çok gördüm- araçların arasında slalom yapması. Öyle ki; arabaların kırmızı ışıkta durdukları yer yaya geçidi çizgisinden en az 3 metre geride.

Bakmayın güldüğüme gözlerimden yorgunluk akıyordu. İzmir’den 22:00 uçağı ile İstanbul’a geldik. İç hatlardan dış hatlara gidip, orada sabahladık desem yeridir. Zira Milano uçağı sabah saat 7:30’da. Bekleme salonundaki koltuklar da mindersizdi. Sabaha kadar buz kestik, haliyle uyuyamadık.

İtalya’da bazı otoyollar üzerinde; Autogrill firmasının işlettiği, benzinliklerin yanında market-büfe-tuvalet karışımı işletmeler var. Lavaboya gitmek için mutlaka marketin içine girmeniz ve çıkarken de marketin içini dolaşmanız gerekiyor. İyi taktik. Öyle ki; alışveriş yapmasanız dahi sırada bekliyorsunuz. Kasiyerin yanından ancak eliniz boş geçebiliyorsunuz.

Brescia yakınlarındaki “Katı Atık Enerji Tesisi”nde Brescia ve civar yerlerden toplanan evsel katı atıkların yakılması ile elde edilen elektrik enerjisi Brescia şehrinin ihtiyacını karşılıyor. Dikkatimi çeken; bu ve benzeri birçok işletmeyi yol boyunca geçtik. Ancak, bahçesi bakımsız ve anlamsız yığınlarla dolu bir tane bile işletme gözüme çarpmadı. Brescia şehri bilimsel araştırma merkezlerinden biridir.

Verona’ya varmadan önce tur midibüsümüz Garda Gölü “Lago di Garda” kıyısında kurulu Sirmione kasabasına uğradı. Burası bizim sahil kasabalarımıza benziyor. Zenginlerin ve Avrupa jet sosyetesinin göl etrafında malikaneleri var. Buradayken çok ilginç birşey oldu. Rehberimizi başka turun rehberi aradı. Turistlerden biri gölün derinliğini merak etmiş:) Bizim rehber de şaşırdı kaldı. Metreyle ölçecek sanki :)) Garda Gölü, kuzeydeki Po Ovasını besleyen italya’nın en büyük nehri olan Po’ya akmaktadır.

Verona’da yerleşim M.Ö. 1500 yıllarına kadar dayanıyor. Galyalılar ve Venetler M.Ö. 1. yy.’a kadar hüküm sürüyor. Bu tarihten itibaren Roma hükümdarlığına giriyor. Batı Roma 470 yılında yıkılınca, Kuzey bölgeler sahipsiz kalıyor. Verona taraflarında 800 yılına kadar Germenler hüküm sürer. Pagan olan Germenlerin 9.yy.’da atılması ile şehir tekrar hristanlığa dönüyor ve şehirde yapılaşmaya hız veriliyor. Tarım ve hayvancılık geliştiriliyor. Verona şehri Adige Irmağı etrafına kurulmuştur. Verona’nın en önemli köprüsü, Adige Irmağı üzerine yapılmış olan Pietra’dır.

Verona’nın kuşkusuz en önemli tarihi yapılarından biri de Klasik Roma İmparatorluğu döneminde M.Ö.30 yılında yapılan “Arena”dır. Günümüzde de tiyatro ve opera festivallerine ev sahipliği yapmaktadır. William Shekespeare’in “Romeo ve Juliet” adlı trajik aşk hikayesini oyunlaştırdığı eserini bilmeyenimiz yoktur. Shekespeare’in oyunları hep İtalya’da geçer. Bu oyun; Verona’nın iki düşman ailesinin gençleri arasında geçen trajik aşk hikayesini betimlemektedir. Juliet’in ailesi papa yanlısı iken, Romeo’nun ailesi papalığa karşıdır. Bu oyunun en çarpıcı sahnesi ise Romeo ile Juliet arasında balkonda geçer.

Juliet Evi’nin avluya giriş kısmındaki duvar çeşitli milletlerden insanların evlenme dileklerini içeren kağıt parçacıkları ile dolu. Bizdeki dilek ağacı misali. Söylemeye gerek yok, hınca hınç turist ile dolu. Verona’daki gezimiz yaklaşık 4 saat sürdü. İtalya’nın bu tarihi kuzey şehrindeki fotoğrafları buradan inceleyebilirsiniz.

About Yildir Yeygel

Yıldır Yeygel was born on 1971, in Izmir. He was graduated from Ege University Engineering Faculty, Food Engineering Department as a Food Engeineer. He has a Master of Science degree on Food Engineer. He lives in Izmir and is interested in hiking,camping, travel, photography and blogging.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: