“Jacques Tati’den Mösyö Hulot serisi”

Jacques Tati’nin Mösyö Hulot filmlerini keşfetmem, ilkokul kütüphanesinden Milliyet Yayınlarına ait Tatil Günleri (Jean-Claude Carriere) kitabını ödünç almam ile başlar. Mizah tarzı oldukça hoşuma giden kitabın içinde yer alan çizimler de ayrı bir güzellikti.

Yıllar sonra internetin etkisiyle birçok filme ulaşma şansı doğunca bu kitabın filmini izleyebildim. Kitapta yer alan tarz ve çizimlerdeki estetik filme direk yansımıştı.
Mösyö Hulot’un bir macerasını okumuşken, kendisine ait 4 tane çekilmiş film olduğunu öğrenince keyfim katlandı.

İlk filmimiz olan Les Vacances de Monsieur Hulot (Mr. Hulot’s Holiday) 1953 yılına ait. Bu film beni ilkokul yıllarındaki keyif aldığım kitaba alıp götürdüğü için 4 filmin içinde en çok sevdiğim bu. Yönetmen Jacques Tati’nin aynı zamanda Mösyö Hulot’u oynuyor. Filmin fazla konuşma içermediğini, görsel gag’lerin filmin genel stilini yansıttığını söylemek mümkün.

Mösyö Hulot tatil için bir tatil beldesine gider ve aksilikler ve yanlış anlaşılmalar dizisi içinde olaylar gelişir. 1953 yılının Fransa sahil bölgelerinin güzelliğini arka planda keşfederken, doğal ve samimi bir tonda ilerleyen film insanı içine çekiyor.

İkinci film olan Mon Oncle (My Uncle) 1958 yılında çekilmiş. Bu filmde modern mimari, mekanik verimlilik ve Amerikan tarzı tüketim anlayışı hicvediliyor. Hulot, kızkardeşi ve eşinin teknolojik evine ziyarete gider. Modern mimari ve en son teknolojiye ait düzeneklerin yer aldığı evde 9 yaşında yeğeni Gerard ile vakit geçirir. Üzerine oturulması oldukça rahatsız tuhaf dizayn edilmiş mobilyalar ve gürültülü birçok elektrikli cihaz, sade ve doğal bir yaşam süren Hulot’a çok değişik gelir. Hulot’un eve karşı verdiği mücadele Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar’ını anımsatır.

Üçüncü filmimiz Playtime 1967 yılına aittir. Tıpkı ikinci filmde olduğu gibi bu filmde de Hulot modern mimari ve teknolojik cihazlara karşı savaş verir. Havaalanı, ofisler, fuar merkezi gibi mekanlarda Hulot resmen bir labirent içindeki fare gibi kaybolur. Paris içinde Amerika’lı bir turist kafilesi ile dolanır durur ve her zaman olduğu gibi ortalığı karışıtırır.

Dördüncü ve son filmimiz olan Traffic 1971 yılında çekilmiştir. Modern toplumu hicvetmeye devam eden Tati, bu filmde Hulot’u bir otomobil tasarımcısı yapmıştır. Amsterdam’da yapılacak fuara gitmek için Hulot tasarladığı arabayla birlikte Paristen yola çıkar. Adı üstünde yolda trafikte başına bir sürü olay gelir.
Mösyö Hulot teknolojiye ve modern mimariye karşı insancıl bir karşı duruşun simgesi, eski dönemlerin son temsilcilerindendir. Çağa ayak uydurmayan birinin Anti Kahramana dönüşmesini suratımda tatlı bir tebessümle izlerken, günümüzde bazı durumlarda ben de Hulot ile aynı duruma düştüğümü farkediyorum.

Yazan: Burak Emiralp
Şehir: İstanbul

Reklamlar

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: