Dario Argento ve Giallo

Giallo İtalya’da sarı renkli kapaklar ile yayınlanan polisiye romanlara verilen isimdir. Giallo, italyancada “sarı” demektir. Sinemada Giallo denince akla Dario Argento, Mario Bava, Michel Soavi gelir. Giallo filmlerinin karakteristik özelliği katiller ve onların şiddet içeren cinayet sahneleridir.

Argento, Giallo türünde çok etkili filmler yazmış, yönetmiştir.

Genelde gerilim filmlerinde katiller erkek, kurbanlar kadın olurken, Argento’nun Giallo’larında gerek katil gerekse kurbanlar her iki cinsten, hatta eşcinsel, biseksüel, travesti veya transeksüel gibi farklı karakterlerden oluşur.

Filmlerini izlerken kamera açılarının kime ait olduğu belirsizdir. Saldırgana mı, izleyiciye mi yoksa başka birinin bakışına mı ait olduğu kestirilemez. Bu anlamda korku filmlerinde önemli olan “Ötekilik” durumu yaygınlaşarak belirsizleşir.

Argento’nun Giallo’ları merkezinde genelde geçmişte çocuklukta yaşanan, derin izler bırakan korkunç şiddetli deneyimler yer alır.

Herşeyin anahtarı geçmiştedir. Geçmişteki şeyler geri gelerek, bugüne musallat olur / Dario Argento…

Profondo Rosso (Deep Red) filminde cinayete tanık olan bir piyanist, bu cinayeti çözmeye çalışırken, tekinsiz bir malikanede sıvanın altından bir çocuk tarafından duvara çizilmiş bir kanlı bir cinayet resmi bulur. Sonra bir ilkokul arşivinde eski resim ödevleri arasında benzer bir resim daha görürüz. Resmin altındaki imzadan yıllar önceki kanlı olayın kişilerine ve asıl cinayetin faillerine ulaşırız.

Tenebre adlı filmde yine cinayetlerin anahtarı geçmiştedir. Film boyunca parça parça sergilenen flashback sahnesinde bir kadın ergen delikanlıların önünde soyunurken çocuklardan bir tanesi onu tokatlar. Diğerleri ceza olarak çocuğu zorla yere yatırırlar ve kadın kırmızı ayakkabısının sivri topuğunu çocuğun ağzının içine sokarak suratına basıp, ezer.

Opera adlı filmde katil genç kızı bağlar ve gözlerinin altına bantla iğneler yapıştırarak onun gözlerinin kapaması veya kırpması durumunda iğnelerin batacağı bir düzenek hazırlar. Sonra kızın sevgilisini, gözlerine iğne batmaması için açık tutmaya çalışan onun gözleri önünde öldürür.

Argento filmlerine bayılma sebeplerimden en önemlisi, bazı sahne detaylarının filmin akışının önüne geçerek, bağımsız bir kesit gibi sunulmasıdır. Opera’da kızın telefonla konuşurken kamera kızın renkli parmak düğmelerine odaklanır. Bu düğmeler ne katille, ne de cinayetlerle alakalıdır. Ama hipnotize olmuşcasına görselliği takılıp kalınır.

Giallo sayılmasa da Inferno filminde kızın evin su dolu altkatına dalarak düşürdüğü anahtarı  almaya çalışması yine buna bir örnektir. Anahtarın düşürülmesi ve bulunması filmin akışına bir katkı sağlamaz ama bu sahnelerde inanılmaz bir görsellik vardır. Görsellik Argento filmlerinde senaryonun önünde yer alır.

Son olarak Argento’nun Giallo filmlerinin çoğunun müziğini Goblin grubu yapmıştır. Goblin’in müzikleri filmi tamamlayan bir öğe değil, direk filmin temel öğelerinden biri olarak izleyeni yönlendirir diyebilirim. (Özellikle Suspiria’da)

Yazan: Burak Emiralp
Şehir: İstanbul

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: