“Bir sürü teenage arasında Maroon 5”

Aslında şimdi düşünüyorum da neden Maroon 5 konserine bilet almışız bilmiyorum. Zaten konser günü geldiğinde de gitmek için oyalanmamız ve konsere geç girmemiz de bunun kanıtıymış. Şimdi bu girişten sonra Maroon 5’a laf ettiğimi sanıp da hemen yorum yapmayın. Sadece bu grup bana göre değilmiş ve bunu anlamam için canlı bir performansa ihtiyacım varmış.

Birkaç şarkısını bildiğim Maroon 5 konserine yaklaşık 1 saat rötarla ulaştım ve Kuruçeşme Arena’nın deniz kıyısındaki güzel atmosferine rağmen soğuk havanın etkisiyle çokta konser havasına giremedim. İsmini bilmiyorum ama geldiğimde çalan şarkıyı biliyordum ve bayağı kalabalık bir seyirci kitlesinin coşmuş bir halde eğlendiğini görüyordum. Ama sonra biraz daha dikkatle baktığımda etrafta bir çok teenage’in (yaş ortalaması 13-14 olsa gerek) olduğunu gördüm. Eleştiri değil ama kendimi bir anda lise yıllarındaki basit bir parti havasında hissetmem pek de güzel bir his değildi. Zaten bu kalabalık güruh konser alanının ön kısımlarını hınca hınç doldurmuştu. Bize de grubu sadece ekrandan izleyebilmek kaldı.

Geçen şarkıların ardından da grup konseri tamamladı istek üzerine iki şarkılık bir bis yaptı ve o kadar eğlenen ve grubu yoğun bir istekle sahneye davet eden insanlar hızla çıkış kapılarına ve yanaşan teknelere yöneldi. En azından biraz daha direnebilirledi bence.

Kesin güzel şarkıları ve sağlam hayranları vardır ama Maroon 5, konseri sonunda benim için anne ve babalarıyla konsere gelenlerin (şaka yapmıyorum bir sürü vardı!) ve tertemiz ifadeleriyle belki de bu ailelerin güvenini kazanmış bir grup olarak aklıma kazındı. Bu arada kazanmış demişken sanıyorum gecenin kazananı ışıklı kafa zımbırtılarını (adı ne gerçekten bilmiyorum) satan adam olsa gerek. Sahne önündeki rengarenk çiçek ve şeytan boynuzlarından ve en sonunda grubunda bunları takmasından çıkarıyorum ki sağlam satış yapmış olsa gerek. Bu arada konser çıkışında yaşanan izdiham ve ulaşım sorunu ise apayrı bir hikaye. Yine de böyle grupların gelmesi ve konser vermeleri gerçekten mükemmel sadece ben bu konserde yanlış yer ve zamandaydım sanıyorum o kadar. Bir de aynı akşam Michael Nyman’da İstanbul’daydı kader işte…

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: