“Karanlık atmosferiyle Kutsal Savaşçı”

Metro istasyonlarında reklamını gördüğümde ilk olarak bir bilgisayar oyunu sanmıştım. Aslında bunda afişinin Thief Deadly Shadows’un kapağına fazlasıyla benzemesinin de etkisi vardı ama ardından bir film olduğunu öğrendim ve fragmanın ardından da haftasonu gece seanslarını takip etmeyi seven birisi olarak son seansta yerimi aldım. Öncelikle hemen söyleyeyim karşımızda bir şaheser yok ama nette okuduğum bazı yorumlar çerçevesinde de o kadar fazla eleştiriyi hak ettiğini sanmıyorum. Bu nedenle dilimize Kutsal Savaşçı (neden rahip denmemiş çok ilginç!) adıyla çevrilen Priest eğer bu tarz filmlere ilginiz varsa zamanınızı boşa harcatmayacak bir yapım.

Gelelim konuya, Min-Woo Hyung’un çizgi roman serisinden uyarlanan filmin başında da sanıyorum orada kullanılan çizimlerle hikaye anlatılıyor ama bende kısaca değinirsem, tarihin ilk günlerinden beri vampirler ve insanlar arasında amansız bir savaş vardır. Burada bir dipnot, buradaki vampirler biraz daha farklı ve hikaye bu yönüyle benzerlerinden oldukça farklılaşıyor. Neyse vampirler daha üstün durumdayken, insanların özel yeteneklerle donatılmış rahipleri işi tersine çeviriyor ve insanlar savaşı kazanıyor. Ama savaşın sonunda oluşan gelecek oldukça karanlık zira büyük şehirlere çekilmiş insanlar, ütopik ve karanlık bir atmosferde kilise tarafından yönetilirken, vampirlerde gözetim noktalarına yerleştirilir. Ve bu düzende de rahiplere ihtiyaç kalmaz. Ve ardından da hikaye başlar.

Film bir kere birkaç farklı yapıyı bir arada sunuyor. Öncelikle şehirlerin karanlık atmosferi bana Dark City’i hatırlattı. Böyle karanlık, gotik atmosferlere her zaman hastayım zaten. Neyse ardından fanatiklik derecesinde dine bağlı ve yönetimi alan ütopik bir şehirde baskıcı kilise karşımıza çıkıyor (Burada da Warhammer’ı hatırlamadım dersem yalan olur). Ardından şehirden çıktığınız anda ise karşınıza Mad Max tarzı post-apokaliptik bir ortam çıkıyor ki bu da Fallout hayranı ben için ayrı bir mükemmellik. Son olarak da bölge şerifi ya da baş kötü Black Hat gibi karakterlerle bir anda Spagetti Western havasına girebiliyorsunuz.

Oyunculara gelince başrolde, Paul Bettany var. Legion’da Michael’ı, Da Vinci Code’da Silas’ı oynayan Bettany’i ayrıca eğlenceli şövalye filmi A Knight’s Tale’deki Bard Geoffrey rolüyle de hatırlayabilirsiniz. Rahibe rolüyle ise son dönemlerde Nikita dizisinden hatırlayacağınız Maggie Q’da başarılı bir oyun sergilemiş. Kötü adamımız eski rahip yeni insan vampirimizi ise Lord of the Rings’de Eomer’i oynayan Karl Urban canlandırıyor. Ek olarak da yılların usta aktörü Christopher Plummer, Monsenyor Orelas olarak kilisenin başında, daha çok dizilerden tanıdığımız Alan Dale’de Monsenyor Chamberlain olarak rol kesiyor. Bu arada çok kısa rolü de olsa usta aktör Brad Dourif’de (Lord of the Rings’de Grima Wormtongue olarak karşımıza çıkmıştı) filmde yer alıyor.

5.6 imdb puanıyla Priest ya benim gibi iyi ya da nette okuduklarım gibi berbat diyebileceğiniz bir yapım. Açıkçası ben geçen zaman içinde eğlendim. Öyle çok sağlam aksiyonlar, efektler yoktu (ki bu da son yapımların hepsi birbirine benzediği için tartışılır) ama sanıyorum özellikle ortam ve atmosfer nedeniyle hoşuma gitti. Bir de oynadığım oyunlarda bazen Priest açmayı sevmemin de etkisi olabilir. Aşağıda fragmanının da yer aldığı Priest’e gitmek size kalmış, gidenlere de şimdiden iyi seyirler.

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

2 Yanıt to ““Karanlık atmosferiyle Kutsal Savaşçı””

  1. Gotik şehirlerin en iyisi kanaatimce “Gotham City” dir. Sevgi ve saygılarla… Soner Recai Öner

  2. İşte görmek istediğim film! Gazetede tanıtımını okur okumaz ağzımın suları akmıştı. Demiştim A-HA!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: