Fıstıkyeşili’nin Bu Hafta Seçtiği Filmler

Haziran itibariyle resmen! yaz mevsimine girmiş oluyoruz. İnsanlar bu güneşli ve sıcak günlerde kapalı sinema salonlarında değil de açık havada vakit geçirmeyi çoğunlukla terich ediyorlar. Yine de eğlenceli ve iyi film olduğu zaman klimalı serin sinema salonlarına neden vakit ayrılmasın? Bu yazı sinemaya gitmeden geçirmeyin derim ve bu hafta vizoyna giren yeni filmlere şöyle bir bakalım. Bu hafta biri Türk filmi olmak üzere toplam 6 yeni film vizyona giriyor. Bunlar Kaledeki Yalnızlık, The Hangover 2 (Felekten Bir Gece Daha), Koğuş (The Ward), X-Men (Birinci Sınıf), Ateşli Oda (Room in Rome), Gördüğüm En Güzel Kadın (La Prime Cosa Bella)

Kaledeki Yalnızlık

2011 Türkiye yapımı olan dram türündeki filmin senaristi ve yönetmeni Volga Sorgu. Oyuncuları ise Erkan Can, Özlem Tekin, Menderes Samancılar, Nur Sürer, Özlem Tekin, Tolga Sarıtaş, Numan Çakır ve Yıldırım Beyazıt.

Futbolda oynadıkları takımın kalesini savunan kaleciler saha içinde en yalnız oyunculardır. Maç sırasında tek başlarına kaleyi savunurlar ve galibeti de mağlubiyeti de yedikleri ve yemedikleri gole göre belirlerler. Nurettin de parlak bir kaleciyken kendi kullandığı araba ile yaptığı kaza sonucunda hem eşini hem de geleceğini kaybetmiş bir adamdır. Oğlu Feyyaz onun tek yaşama sebebidir.

Kaledeki Yalnızlık aslında oyuncu olan Volga Sorgu’nun ilk filmi. 2008 yılında gösterime giren Başka Semtin Çocukları filminde rol alan Sorgu o zamanlarda bu filminden bahsetmişti ve sonunda onu izleme şansını bulabileceğiz. Konusu ve oyuncularıyla dikkat çeken film benim favorilerim arasında. Tabii ki bunda bir Türk filmi olmasının payı büyük. Yolu açık, gişesi bol olsun diyelim.

The Hangover 2 (Felekten Bir Gece Daha)

Aman Tanrım! İlki kesmedi, çete yine ikinci bir komik macera ile karşımızda! 2009’un en çok sevilen ve tüm zamanların en çok hasılat yapan komedi filmi olan The Hangover’ın ikincisi bu hafta sinema salonlarında sevenlerini bekliyor.

Yönetmen koltuğunda yine Todd Phillps oturuyor. Phil (Bradley Cooper), Alan (Zach Galifianakis), Stu (Ed Helms) ve Doug (Justin Bartha) yine birlikte komik bir maceranın içine atlıyorlar. Bu sefer yanlarında onlara eşlik eden bir de maymun var!

İkinci filmin hikayesi de ilkine baya benziyor. Phil, Alan, Stu ve Doug birlikte Stu’nun düğünü için Bangkok’a giderler. Stu bir önceki filmde yaşadıklarından aldığı dersten dolayı düğün öncesinde sakin bir vakit geçirmek ister. Ancak hayatta her şey istendiği ve planlandığı gibi olmayabilir. Çılgınca eğlenilen gecenin sabahında ekip bu sefer bilmedikleri bir otel odasında uyanırlar ve geçen gece ne yaptıklarını hatırlamaya ve bulmaya çalışır.

Geçen hafta Amerika’da gösterime giren film rekor üstüne rekor kırınca yapımcıları 3. filmi çekmeye karar verdiler.  Onu da merakla bekliyorum.

Koğuş (The Ward)

2010 ABD yapımı bir korku filmi olan Koğuş’un senaryosunu Michael Rasmussen kaleme alırken yönetmen koltuğunda ise korku Hallowen, Vampirler gibi bir çok korku filmine yönetmen ve senarist olarak imza atmış olan John Carpenter oturuyor. Oyuncular arasında ise Kristen rolünde Amber Heard, Iris rolünde Lyndsy Fonseca ve Sarah rolünde Danielle Panabaker yer alıyor.

Filmin konusu 1966 yılında bir akıl hastanesinde geçiyor. Kristen bir çiftliği yakınca sadece kadın hastaların kaldığı bir akıl hastanesine kapatılır. Ama hiçbir şey hatırlamaz. Bir süre sonra acımasız ve çirkin bir hayalet onu ve koğuştaki diğer hastaları rahatsız etmeye başlar. Ölüm sayısı arttıkça, ölenlerin de ruhları acı çekmeye devam ettikçe Kristen amansız bir hayatta kalma mücadelesine girer.

Koğuş slasher tarzı korku filmlerinin iyi örnekleri arasında yerini alacak gibi görünüyor. Söz konusu Carpenter olunca bu kaçınılmaz bir durum zaten. Korku filmi sevenlere tavsiye edebilirim.

Gördüğüm En Güzel Kadın (La Prima Cosa Bella)

2010 İtalya yapımı olan romantik komedi türündeki filmin senaristi ve yönetmeni İtalya’nın son dönemde dikkat çeken ve söz getiren yapımlara imza atan ismi Paolo Virzi. Filmin oyuncuları ise  Valerio Mastandrea (Bruno Michelucci -2009), Micaela Ramazotti (Anna Nigiotti – 1971-1981), Stefania Sandrelli (Anna Nigiotti – 2009), Claudia Pandolfi (Valeria Michelucci -2009)

Filmin hikayesi 1971 yılından başlayarak günümüze kadar geliyor.  Anna iki çocuk annesi, güzeller güzeli bir kadındır. Kocasından şiddet görmeye başlayınca evi terk eder ve oyuncu olmak için bir maceranın içine atılır. Bir sahil tesisinde geleneksel olarak düzenlenen güzellik yarışmasında en güzel anne seçilir ve bundan sonra hayatı ve düzeni olağanın dışına çıkarak değişmeye başlar. Film, 40 yıllık bir süre içinde bir anne ve iki çocuğunun değişen hayat hikayesini anlatıyor ve çok güzel, dikkat çeken ve kabına sığamayan bir annenin oğlu olsanız neler hissedersiniz sorusuna cevap arıyor.

Gördüğüm En Güzel Kadın, İtalya’nın 2010 yılında en çok izlenen filmlerinden biri ve ayrıca bu yılki Oscar ödülleri için de seçilen filmi. İtalyan sinemasını sevenlerin kaçırmaması gereken filmlerden biri.

Reklamlar

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: