NBA 2011’de yeni bir şampiyon: Dallas Mavericks

Final serisi başlamadan önce Dallas’ın kazanabileceğini yazmıştım. Çevremizdeki Miami’lilere rağmen küçük bir Dallas grubu olarak Mavs’e güvendik ve onlarda bunu boşa çıkarmadılar. Son iki sezondur Lakers şampiyon olduğu için zaten yeterince bozuktum. Hele son sene Celtics’i yenerek şampiyon olmuşlardı. Ardından bu sene de herkes Lakers-Heat finaline banko oynarken Dallas genelde kötü olan playoff performanslarını tersine çevirdi ve fazlasıyla hak ederek şampiyonluğa ulaştı.

Final yolunu hatırladığımızda tek şüphem ilk turdu. Zira Portland iyi oynarsa playofflarda başarısız performansıyla bilinen Mavs’i geçebilir demiştim ama o serinin üçüncü maçında gördüm ki Mavs hiç de bu sene kötü değil. Ardından Lakers’ı süpürmenin ötesinde ezerek 4-0 ile geçtiler sonra da batının yükselen yıldızı Oklahoma’yı tecrübeleriyle devirip NBA finaline çıktılar. Karşılarında ise beş sene önce tek NBA finalinde dramatik bir şekilde yenildikleri Miami Heat vardı.

Özellikle Wade, LeBron ve Bosh üçlüsüyle bu sene şampiyonluğun en büyük adaylarından Heat karşısında Mavs’e şans verenlerin sayısı çok da değildi. Çekişmeli geçen ilk maçı da son çeyrekte Wade’in performansıyla Heat alınca akla hemen 5 yıl öncesi geldi. Ama serinin ikinci maçında yine mükemmel bir son çeyrek oynayan Nowitzki ve arkadaşları Miami’de Nowitzki’nin son atağında Bosh üzerinden oynadığı mükemmel sayıyla maçı aldı ve evine saha avantajıyla döndü.

Dallas’da ilk maçı Miami iki sayı farkla alınca Heat taraftarları yine coştu ama sakin olmak lazımdı zaten 2-3-2 final sisteminde ortadaki 3 maçı evinde kazanıp şampiyon olmayı tarihte sadece iki takım (Detroit, Miami) başarmıştı. Kısaca maçın telafisi olabilirdi. Önemli olan dördüncü maçı kaybetmemekti zira seri o zaman geri dönülmeze girebilirdi. Ama Mavs o maçı 86-83 hemen ardından da beşinci maçı 112-103 alarak seride 3-2 öne geçti ve deplasmana moralle gitti. LeBron’ın bu maçlardaki performansını konuşmaya gerek bile yok. Ve Miami’de de yine üstün ve kontrollü oyunla Dallas maçı 105-95 aldı ve tarihlerindeki ilk NBA şampiyonluğuna ulaştı.

Şöyle bir dönüp bakıyorumda uzun zamandır hiçbir takımda bu kadar hak ederek ve favorileri devirerek şampiyonluğu alan ve kupayı almalarını içime sindirdiğim bir sezon (Boston hariç:)) hatırlamıyorum. Serinin tüm maçlarındaki Nowiztzki’nin müthiş oyunu, son maçlarda kendine gelen Terry ve Barea, özellikle hırsı ve savaşçı oyunuyla Chandler ve Marion her zaman güven veren Kidd, bench desteğiyle Cardinal, Stevenson ve Mahinmi, Rick Carlisle’nin koçluğunda yüzükleri fazlasıyla hak ettiler. Mark Cuban’ın içten, coşkulu ve sıcak tavırları da sanıyorum çok daha fazlasını anlatıyor.

Son olarak LeBron’ın Michael Jordan ile kıyaslanması saçmalığının yanıtını da bu seri sonunda sanıyorum LeBron’ın kendisi vermiş oldu. Son maçta Kaan Kural’ın LeBron ile ilgili Space Jam filmindeki yeteneğini kaybeden oyuncular gibi oynuyor yorumu ise unutulmazlar arasına girdi bile:) Miami’de savaşan ve istekli oynayan tek adam kesinlikle Dwayne Wade idi o kadar. Final serisinin MVP’si ödülünü almayı fazlasıyla hak eden ve tüm açıklamalarında hala takım olduklarının altını çizen gerçek bir sporcu Dirk Nowitzki’nin ikinci maçın sonundaki kupa yolunu açan unutulmaz sayısıyla NBA tatiline girelim o zaman. Uykusuz 6 geceye değdi doğrusu. TEBRİKLER DALLAS MAVERICKS…

About Özkan Ulukök

1977 yılında Ankara'da doğdum. ama yaşamımın büyük bir kısmı daha bir yaşına gelmeden taşındığımız İzmir'de geçti. 1999 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldum. Burada önce 2002'de yüksek lisansımı zorlu bir süreç sonunda 2009'da da doktoramı tamamladım. Doktora tezim Marka Değeri üzerine oldu. 2004'e kadar Ege İletişim Reklamcılık Bölümü'nde Araştırma Görevlisi olarak Reklam Yazarlığı, Yaratıcı Düşünce, Marka Değeri konuları üzerinde çalıştım. İstanbul'a gelişimle özel bir akademide geçen eğitmenlik tecrübesinden sonra 2007-2011 arasında Shell & Turcas Petrol'de Eğitim Uzmanı olarak, 2011-2015 arasında da Imperial Tobacco Türkiye İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak çalıştım. 2015'den beri Şişecam Paşabahçe Mağazaları İK departmanında Eğitim ve Gelişim Yöneticisi olarak görev yapıyorum. Seyahat etmek, fırsat buldukça bol bol PC,PS3,iPad farketmez oyun oynamak, sinema, kitap, müzik, elbette fistikyesili.com'da blog yazmak ve bunları paylaşmak gibi hobilere sahibim. Evliyim ve Ümraniye'de yaşıyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: