Eğitim Serüveni-1

Yıllardır süregelen bir yarış. Sınavlara gir, başarılı ol ya da olma. Başarılı olmak için verilen çabalar. Bir insan hayatının yarısından fazlası zamanında süren adeta bir savaş. Biz buna eğitim-öğretim süreci diyoruz. Ortalama olarak 7li yaşlarımızda başlar ve gene ortalama olarak 25imize kadar devam eder. Tabi ki bu yaşlar erken olabilir, geç olabilir. Ancak gerçek olan şudur ki ciddiye alınan bir eğitim süreci yaklaşık 18 yıl sürer.

İşte ben bugün bu 18-19 yıllık eğitim-öğretim hayatımdan bahsetmek istiyorum. Acısı ve tatlısı ile geçen tam olarak 19 yıl. 6lı yaşlarda başlayan ve 25li yaşların başına kadar süren bu süreç, resmi olarak 15 gün sonra sona eriyor. Ben başını hatırladığım bu hikayenin sonunu göremiyorum. Belki anlattıklarımdan sonra sizler bana yardımcı olursunuz.

Anaokul klasiğini bende yaşadım. Daha ayakkabımın bağcıklarını bağlayamıyor, okula kendim gidemiyor ve büyük abdestimi adam gibi tutamıyordum. Böylesine salak bir mental yaşantım vardı. Nedendir bilmem ama anaokuluna gönderildim. Cumhuriyet İlkokulun’daki anasıfındaydım. Kırmızı önlüğüm ve daha önce hiç görmediğim coğunluğu benim gibi saçma sapan düşüncelere sahip bebeler topluluğu. “Ne gereği var? Neden buradayım?” Soruları içinde kafam meşgulken, kıçım da bir yandan sabah ki yediğim artık neyse hatırlamıyorum onunla meşgul. Anaokul süresince neler öğrendim şu an hatırlamıyorum ancak bildiğim sonuç olarak bildiğim tek şey “anaokul gereksizdir.” vızıldalarının aslında gereksiz olduğudur. Eğer çalışan tiplerseniz ki bir çok aile artık öyle, çocuğunuzun sosyal bir varlık olması için en azından 6 yaşında okul ile tanışmalıdır diyorum.

Kendimce çalkantılı bir anaokul macerasından sonra sıra geldi ilk okula. Tercih olarak o zamanlar adı İnönü İlkokulu seçildi. E tabi benim bir payım olmadı bu seçimde çünkü hala ayakkabılarımı kendim bağlayamıyordum. Her ilkokul çocuğu gibi bende ilk gün okula ailem ile gittim. O gün tanıştığım ve hala görüştüğüm insanlar var. Bu işin diğer tarafı ancak diğer tarafı da şu ki o gün ailemden kopmam her çocuk gibi zor olmuştu. Tamam 2. gün alıştım belki ama ilk gün eziyetti. Evet ortalama bir tip olacağım buradan belliydi. Ne çok vızırdadım ne de çok cooldum. Normal bir adamdım işte. Hatta çok iyi hatırlıyorum babam tahtaya “Ender Ahmet Yurt” yazmıştı. Okul numaram 150 idi o zamanlar. İyi hafızam varmış helal olsun. İlk okul 1-2-3 çok ilginç olmasa da asıl hikayer pardon yarış ilk okul 4′den sonra başladı. Neden çünkü o zamanlarda Anadolu Liseleri Sınavı var. Bu sınavın son nefeleri bizim dönemimizdir ayrıca. Bu konuda da kendimle gurur duyuyorum. Gerçi ÖSS konusunda da son neferiz. Bizden sonra sistem değişti. Hangi sınava girsem benden sonra ya kapadılar sınavı ya da sistemi değiştirdiler. Neyse işte seneler ben ben ilkokul 4deyi gösterirken, dershane kavramı ile tanıştım. Ünye Canik Dershanesi. Biliyor musunuz o dershane tozunu yutunca artık kopamıyorsunuz. Sigara, alkol gibi dershane de bağımlılık yapıyor bünyeye. Yanılmıyorsam ben 6-7 yıl çeşitli dershanelere gitmişdir. Tabi bir de özel ders boyutu var. O boyut zaten önüne geçilemeyen bir boyut. Özellike 5. sınıfta hız kazanan bu dershane ve özel ders trafiğime okulda ekleniyor ve git gide sınırlarım zorlanıyordu. Çok başarılı bir öğrenci olduğumu söyleyemem. Tamam karnelerde hep 5 var okey de o zaten herkesin karnesinde var. Diyorum ya standart paket bir adamım. Ta o zamanlar da belli işte ne olacağım. 5. sınıf hakkında unutmadığım hikayelerden biri çok isteyipte bilgi yarışmasına katılamadığımdır. Aslında yırtınmadım değil ama bilgi yarışması için yeterli bilgim olmadığı ön görüldü ve sonuçta bende bir loser olarak katılamadım. Ha katılamayan herkes loser mı değil ama ben loser olarak gördüm kendim. Üzüldüm ancak asıl üzüntü ve seviç ilkokuldan sonra başladı.

Bu yazı dizimin ilk yazısını toparlarsam dicek aslında çok şey yok. Herşey yukarıda anlattığım şekilde gelişti. Boklu bir anaokul dönemi ve sonrasında hayal kırıklıkları ve koşuşturma ile dolu ilkokul yılları. O yıllar bana macera dolu gelse bile asıl maceranın ilkokuldan sonra başlayacağından zerre haberim yokmuş. Geçmişe baktıkça anlıyorum, o yılların ne kadar sakin olduğunu.

Bir Yanıt to “Eğitim Serüveni-1”

  1. İlkokul günlerime dönüverdim. Bazı şeyler anahtar kelimeler gibi aklımdadır hala 🙂
    a. Okul numaram: 3
    b. Öğretmenden Şiddet: 2. sınıfın ilk gün, ıslık çaldığım için.
    c. Öğretmenin Taktığı Lakap: Muz

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: