Bir Garip Köy: Garipçe

Hayatı Maksimumda Yaşayanlar Gezi Grubu ile haftasonu Garipçe Köyü’ndeydim. Sarıyer’e bağlı köylerden biri olan Garipçe, Sarıyer merkeze10 km. mesafede bulunan küçük bir balıkçı köyü. Şehre yakınlığı ile ulaşımı çok kolay. Sarıyer merkeze geldiğinizde Garipçe levhasını takip etmeniz yeterli. Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız ve henüz buraya gitmemişseniz bence İstanbul’u biraz eksik yaşıyorsunuz. İlk fırsatta gitmenizi şiddetle ve ısrarla tavsiye ediyorum.

Bir koyun içine kurulmuş olan Garipçe Köyü’nün aktivite olarak pek bir alternatifi yok aslında. Doğal yapısı bozulmamış ender yerlerden biri. Zaten bu özelliği ile köye adım attığınızda kendinizi doğanın, denizin ve sakinliğin içinde buluveriyorsunuz.

Garipçe’de topu topu 3 balıkçı lokantası var. Eğer sabah giderseniz İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan kapısının eşiğindeki harika manzaranın kenarında enfes bir kahvaltı yapabilirsiniz. Taşı Kumluk’ta yaptığımız kahvaltıda tereyağından peynirine kadar her şey doğal ve gerçek tadındaydı. Özellikle Karadeniz’e özgü bir kahvaltılık olan mıhlama da çok lezzetliydi. Balıkları taze taze yiyebileceğiniz yerlerden biri de aynı zamanda. Balıkçıların sabah getirdikleri balıklar hemen pişirilip müşterilere sunulabiliyor. İlla orada yemeniz de gerekmiyor, balıkları satın alıp evinizde kendiniz de yapabilirsiniz.

Kahvaltıdan sonra koyun bir tarafı olan Garipçe Burnu’ndaki kaleyi gezdik. Kale fazla yüksekte olmadığından ve merdivenle çıkıldığından kolayca gezilebiliyor. Ancak bakımsız halde. Kalenin dibindeki kayalara inip Karadeniz’e doğru bir göz atmanız da mümkün.

Kaleden sonra Garipçe halkı koyun diğer tarafındaki Papazburnu’nun tepesinde bulunan kuleyi mutlaka görmemizi söyledi. Gerçekten kuleye çıkmamıza değdi, tepeden boğazın ve Karadeniz’in manzarası muhteşemdi. Ancak denize uzanan dik ve yüksek kayalıkların hemen kenarından tepeyi çıkarken baya dikkatli olmak gerekiyor. Korkmadım değil.

Köy boğaz sit alanı içinde olduğundan yeni yapılara izin verilmiyor. Bu sayede köy kendi doğal yapısını ve köy dokusunu korumayı başarmış. Terk edilmiş ve metruk halde birçok ev de bulunuyor. Köyün her yerinde mutlaka bir balıkçı ağına denk geliyorsunuz. Köyün içini gezdikçe adının neden Garipçe olduğunu anlıyorsunuz.

Garipçe’de çok güzel, keyifli ve huzurlu bir zaman geçirdim. Hakikaten ne stres kaldı ne sinir. Üzücü olan ise, yapılması planlanan boğazın 3. köprüsü Garipçe’den geçecek. Bu doğa ve güzellik bir köprüye feda edilemez. İstanbul’un içindeki bu cennet yere arabalardan çok insanların ihtiyacı var. Garipçe’yi gördükten sonra 3. köprüye daha da karşıyım.

Hayatı Maksimumda Yaşayanlar Gezi Grubu ile gezmeye devam edeceğim ve gezdikçe, gördükçe sizinle paylaşacağım.

Bu arada duyurulur; gezi grubu herkese açıktır. Geziler oldukça e-mail ile bilgilendirme yapılıyor.

İLGİNİ ÇEKEBİLİR


Kahve sevenler için Galata’da keyifli bir mekan: Cherrybean

Cherrybean

Hafta sonları Taksim‘den Galata’ya doğru yapacağınız güzel bir yürüyüşün ardından Galata’daki Cherrybean‘de aromalı enfes kahveler ve tazecik kekler eşliğinde gazetenizi okuyabilirsiniz.

Galata Kulesi’nin giriş kapısının karşısındaki Camekan Sokak’ta ilerleyin, sokak sağa doğru kıvrıldıktan biraz sonra sağ hizada Cherrybean Coffees’i göreceksiniz. Beş masalık küçük ve samimi bir ortamı olan kafede, sıcak ve soğuk onlarca kahve çeşidi, meyveli ve çikolatalı ev yapımı keklerle güzel bir müzik sizi bekliyor.

Yazının devamı >>

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

3 Yanıt to “Bir Garip Köy: Garipçe”

  1. garipçe de çok birşey bulamayabilirsiniz, hatta abartıldığı kadarda değil, sizlere tavsiyem Demirciköy’ü görmenizdir. Demirciköy garipceden sonraki 2. koy sahili takip edin garipce kalesini geçin ordan devam edilebiliyo. Goldenbeache ugrayabilirsiniz damsız denize almazlar giriş 25 tl sosis tabagi 10 lira efes 7 lira kutu iceekler 5 lira. Ama burda yapciaginiz kahvalti yerine Demirciköy uzunya koyunda cok daha uygun bir fiyata daha güzel bir atmosferde yemeginizi yiyebilirsiniz.

  2. MERAKLANDIM.
    GÖRMEYİ DE İSTERDİM.

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: