Amon Amarth’tan yeni albüm: Surtur Rising

Bilen bilir ya ne kadar Amon Amarth hayranı olduğumu. Her ne kadar deli gibi tişörtlerini giyip gezmesemde Amon Amarth’ı dinlemeyi ve dinletmeyi severim. Gerçi dinletme kısmında sorun yaşıyorum ancak varsın herkes dinlemesin zaten.

Amon Amarth, Türkiye konseri ile biraz beni üzmüştü çünkü o albümlerde dinlediğim Amon Amarth, sahnede bekleneni vermemişti. Belki ben çok büyük umutlar ile konsere gittim. Belki de ses sistemi bozuktu. Ne olursa olsun 1 hafta boyunca boynum ağrıdı. Günler günleri kovaladı ve ben o konserden sonra yeni albüm diye heyecanla bekledim. Hani belki gene gelirler gazı da vardı içimde ama yeni albüm yeni aldüm diye de yanıyorduk zaten.

Havaların sınıması ile Amon Amarth yeni albümünü duyurdu. Ben “nasıl ya?” dedim ilk önce. Aslında takip etmeyi biraz bıraktığım için çünkü yeni albüm umutlarım iyice sönmüştü. Yeni albüm haberini ilk okuduğum anda daha Avrupa’da bile satışı başlamamıştı ancak bende ki nasıl bir gazsa hemen yurt dısından siparişi verdim. Online ortamlarda albüm geziniyordu ancak indirmedim. “İlk orjinal dinleyecegim” dedim.

Albüm geldi. Tabi yurt dısından aldığındı ve orjinal olduğu için yanında bir takım hediyeler de geldi. Albümü direk dinlemek için yanıp tutuşuyordum. CD yi taktım ve başladım dinlemeye.

İlk olarak bütün şarkıları tek tek dinledim. Hiç bir yorum yapmadan bakalım neler hissedeceğim. Hangi sarkılar “oha” dedirtecek durup dururken. Bütün CD sonunda böyle bir durum çıkmadı ortaya. Zaten Amon Amarth albümlerinin hepsinde bu ve buna benzer durumlar yaşadım. Üstünden biraz zaman geçirip (2-3 saat) tekrar taktım CD yi ve başladım dinleyeme. Bu sefer kıpırdanmalar başladı. For Victory or Death de bi kopmalar yaşadım. Son şarkıya gelince. “Tanıdık la” dedim. Baktım ki covermış. Accept’in Balls to The Wall’u..

Albüm ateş devi olan Surtur adına yapılmış. Surtur, Kuzey Mitlerine göre Dünya’nın sonunda ortaya çıkar ve her yeri yıkar geçer. En önemli tanrı olan Freyr’yi öldürür.

Albüme genel olarak bakmak gerekirse. Klasik bir Amon Amarth albümü demek istemiyorum. Bana göre ilk başlardaki Amon Amarth tarzı ve son 2 albümdeki Amon Amarth tarzının karışımı bir albüm olmuş. Ne çok sert ne çok melodik. Ancak son 2 albümdeki melodik havayı pek yakalayamamışlar diyebilirim. Her ne kadar Kuzey hikayeleri ve melodileri ile güzel işler çıkarmaya çalışmışlarsa da bu albümde, diğer albümlere göre eksik bir şeyler kalmış diyebilirim. Henüz açıklamakta zorluk çektiğim bu durumu sanırım ciddi Amon Amarth dinleyicileri cevaplayabilir.

Şarkılara hızlı bir şekilde bakacak olursak 1. şarkı olan War of The Gods ile Amon Amarth klasik bir giriş yapıyor. Sakin bir gitar girişi ve sonra scream vokal ve kopuşlar. 2. şarkı itibari ile işler düzelir diyorsanız yanılıyorsunuz daha da sert ve melodik ezgiler ile karışımıza çıkıyor. 3. sarkı olan Destroyer of the Universe tam tamına klasik bir Amon Amarth şarkısı olmaktan öteye geçememiş bir şarkı olarak karşımıza çıkıyor. Bu ve buna benzer parçalar eşliğinde giden bir albüm yer yer eski şarkıları bizlere hatırlatıyor. 10. şarkı olan Doom Over Dead Man, direk Under the Northen Star şarkısını hatırlatıyor bana. Şarkılar güzel olabilir ancak eski albümler ile benzerlikleri fazlasıyla var. Yeni şeyler denemeye pek hevesli olmayan Amon Amarth, bir sonraki albümde de aynı şekilde devam edecek gibi görüyorum.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: