Çöp’ten Bir Belgesel: Çöplük (Waste Land)

Vik Muniz, Brezilya asıllı NewYork’ta yaşayan tanınmış bir görsel sanatçıdır. Toprak, çöp, çikolata şurubu, balık yumurtası, iplik, ham pamuk, tel gibi geleneksel olmayan bir çok sanat materyalini kullanarak eserlerini ortaya çıkartıyor. 1983 yılında New York’a gelmesiyle sanat kariyerinde büyük gelişmeler yaşar.

Farklı materyaller kullanarak yaptığı eserler ve fotoğraflama çalışmaları sanat otoriteleri tarafından büyük ilgi görür. Karayiplerde karşılaştığı şeker işlemede çalışan çocukların portrelerini siyah kağıt üzerine toz şekerle yapar ve bu portreleri sergilediği sergisinin adı ise “Sugar Children”dır. Ben de Vik Muniz’den Çöplük belgeselini izlediğim zaman haberdar oldum ve sanatçılığın dışında “insan” tarafını da görünce kendisine hayran olmamak mümkün değil. Vik Muniz’in web sitesine buradan ulaşıp, hakkında daha çok bilgi edinebilirsiniz.

Bu tarzda çalışmalarına devam ederken yeni bir çalışma için Brezilya’nın Rio de Janerio şehrindeki Jardim Gramacho olarak adlandırılan dünyanın en büyük çöplüğüne gider.

Buranın kendine ait bir sistemi vardır, buradaki çöplükten geri dönüşüm materyalleri toplayarak geçimi sağlayarak yaşam mücadelesine devam eden “catador” olarak adlandırılan insanların oluşturduğu bir yerleşim yeri vardır. Hem burası hakkında bir belgesel çekip hem de yeni eserleri malzeme toplayacaktır.

Dışarıdan bakıldığında oldukça kapalı ve pis bir dünya gibi görünse de Vik Muniz samimi tavırları sayesinde catador’ların saf ve onurlu hayatlarına kendisini kabul ettirmeyi başarır.

Catador’lardan topladığı geri dönüşüme uygun atıklardan yine catador’ların kendi portrelerini yapar. Bunu yaparken portre sahipleri de işin ucundan tutar tabii ki.

Atıklardan yapılan portreler New York’ta düzenlenen bir müzayedede satılır ve gelirler portre sahiplerine verilir. Ama belgesel sadece bununla bitmiyor, bu süreç içinde catador’ların değişen hayatlarına tanık olurken hayatlarının ne yönde devam edeceğini de düşünüyorsunuz. Yalnız onların değil Vik Muniz’in de hayatında değişimler oluyor.

Çekimleri 3 yıl süren 98 dakikalık belgeselin 2010 Berlin İnsan Hakları Ödülü, Panoroma-İzleyici Ödülü, 2010 Seattle En İyi Belgesel, 2010 Sundance İzleyici Ödülleri var. Hem izlenilmesi hem arşivde tutulması gereken bir yapım.

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: