Git Başımdan adamım!


Bu filmi izlememin en büyük sebebi tabii ki Felekten Bir Gece ve Zach Galifianakis’dir. Felekten Bir Gece’nin ilk filmi ile göz önüne çıkan ve bu çıkışı ikinci filmle de devam ettiren Zach Galifianakis’i Git Başımdan’ın afişinde görünce kendinizi ister istemez filmi izlemek zorunda hissediyorsunuz.

Git Başımdan (Due Date) filmi, 2009’da vizyona giren Felekten Bir Gece (The Hangover)’nin başarısından ve filmdeki performansından dolayı Galifianakis’in ön plana çıkmasının ardından yapımcı ve yönetmenin bu oyuncu ile başka bir komedi filmi çekmek istemesi gayet doğal. The Hangover’ın kaymağını başkası yiyecek değil ya!

İki Hangover filmi arasına sıkıştırılmış ve 2010’da vizyona giren Due Date itiraf etmeliyim ki bende hayal kırıklığı yaratmadı değil. Belki bu film beklenen ilgiyi görebilseydi belki de yapımcıları Hangover 2’yi çekmekten vazgeçebilirlerdi. Bu bakımdan bu filmin vasat olması yerinde olmuş. (bence)

Filmin konusu ise Ethan (Galifianakis), (Hangover’daki Alan’a benzer nev-i şahsına münhasır saftirik tiplemesiyle) en sevdiği tv dizisi Two and a Half Man’de (İki Buçuk Adam) oynamak hayaliyle Hollywood’a gitmek için havaalanındadır. Peter (Robert Downey Jr.) ise iş için geldiği Atlanta’dan Los Angeles’taki evine ve eşinin 5 gün sonraki doğumuna yetişmek için havaalanındadır. Ethan ve Peter’in bindikleri uçakta öyle akıl almaz bir olay olur ki ikisi de uçağı terk etmek zorunda kalırlar. Aynı zamanda ikisinin de artık ülke genelinde uçuş yasağı vardır. Bu durumda Amerika’nın en doğusundan en batısına gitmek için tek seçenek vardır, o da karayolu. Uçakta devam eden aksilikler Peter’in bir türlü yakasını bırakmaz ve hiç istemediği halde mecburen Ethan’ın kiralık arabasına binmek zorunda kalır. Ve böylece film başlar. Neticede ikisi de canlı bir şekilde sağ salim gidecekleri yere varırlar ama yol boyunca da akıl almaz şeyler yaşarlar.

İşte bu akıl almaz olaylardan biri ve benim en çok güldüğüm, yanlış yola girerek Meksika sınır kapısına ve  Ethan’ın müthiş planını devreye sokarak sınırdan kaçtıkları aksiyon dolu komik sahne. Filmdeki benzer güldüren sahnelerin çokluğuna rağmen tekrar tekrar izleyip gülebileceğiniz bir komedi filmi değil açıkcası. Çerezlik niyetine izlenecek bir film olmuş.

Ama hakkını yemeyelim, Zach Galifianakis’in canlandırdığı rol güldürüyor. Bu yüzden oldukça başarılı diyebilirim ama bir kaç benzer tiplemeyle daha seyirci karşısına çıkarsa kendini tekrar etmekten öteye gidemeyecek sanırım. Tabii ki “business is business”, akıyorken biriktirmeli. Robert Downey Jr. ise beklediğim gibi rol sergilememiş, senaryonun arasına serpiştirilmiş bazı duygusal sahnelerdeki oyunculuğu yapay gözüküyor.

Yapacak daha iyi bir şeyiniz yoksa filmi izleyin, gülün ve sonra unutun derim.

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: