Benim Hikayem (Barney’s Version)

Aşk bir erkeği ne kadar değiştirir? Ben hiçbir şey bir erkeği değiştiremez diye düşünürdüm. Ama bu film sayesinde bir erkeğin değişebileceğini görmüş oldum. Sonuçta tabii ki bu bir film, karakterleri gerçek kişilerle ilişkilendirmiyorum. Bir film kurmaca hikayeler bütünü olsa da hayatı içinde barındırır.

Filmin karakterleri gerçek olmasa da anlattığı olaylar hayatın kendisinden alınmıştır. Masal da olsa, yalan da olsa, hayal de olsa her hikayede mutlaka bir gerçeklik payı vardır. İşte hikayedeki o gerçeklik payı da asıl anlatılmak durumdur, verilmek istenen mesajdır, anlatıcı ve aktarıcıdaki karın ağrısıdır.

Aşk bir erkeği değiştirmez, onu değişmiş gibi yapar. Onu tam tersi davranışlara sürükler, bambaşka bir insan haline getirir. Eğer erkek gerçekten seviyorsa ve karşılığını alıyorsa (buradaki ‘karşılık’ duygusal anlamda, başka bir şey anlaşılmasın), yani seviyor ve seviliyorsa, değişmesi mümkündür. Davranışları değişir, daha kibar, anlayışlı ve romantik olabilir ama özünde yine aynı kalır. Ama durum değiştiği zaman eski haline geri dönme de gecikmeyecektir. Asla! Değişmesinin sebebi olan aşk ortadan kalktıysa neden eskiden olduğu gibi biri olmasın?

Kahramanımız Barney, sıradan bir insan gibi görünse de sıradışı bir hayat süren egoist, fırsatçı, duygusallıktan uzak, arsız, sıkılmaz bir kişiliktir. Başından mutlu olmadığı iki evlilik geçmiştir. Hatta ikinci kez evlendiği düğününde konuklar arasında gördüğü Miriam’a görür görmez tutulur. Düğünden kaçarak Miriam’ın peşinden bile gider. Evliliği süresince de karşı taraftan onaylanmasa da gönül çelmeye yönelik komplimanlarına devam eder. İkinci karısının kendisini en iyi arkadaşıyla aldatmasına sevinir, çünkü Miriam’ı elde etmek için önünde tek engel de ortadan kalkmış olur.

Sonunda muradına erer ve Miriam’ı evliliğe ikna eder. Uzun yıllar mutlu bir evlilikleri olur, çocukları olur, büyür, ikisi artık yalnız kalırlar. Ama Barney’in sevecen ve aşık görüntüsünün arkasında Miriam’ın anlayışlı ve aşık hali gizlidir aslında. Yıllar sonra da Barney’in yaptığı bir hata son damla olur ve Miriam onu terk eder. Ve filmin başında izlediğimiz Barney ortaya çıkar. Miriam’ın yeni kocasına telefon açarak onun kalp krizi geçirmesine sebep olur. Bu arada yıllar yıllar önce adının karıştığı ama hiçbir zaman çözülemeyen bir cinayet davası yeniden gündeme gelir. Sanki çıkmazda gibidir ve Miriam da yanında yoktur. Barney pişman mıdır? Pişmandır. Karısını geri istiyor mudur? İstiyordur. Denediği yol doğru mudur? Hayır. Sonunda da Miriam ona hastalığında şefkat gösteren eski bir eş olacaktır.

Benim Hikayem’de anlatılan da işte bu. Aşık ama bencil bir koca. Barney Panofsky’i canlandıran Paul Giamatti’nin saygıdeğer oyununu ve babası Izzy’i oynayan Dustin Hoffman’ın varlığını filmin uzun süresi birazcık gölgede bırakır gibi olsa da genel anlamda iyi bir film. Mordecai Richler’in aynı adlı romanından filmdeki performansıyla Giamatti 68. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu dalında aday olmuştu. Filmi izleyin, Barney’in haline gülün ve sonra unutun. 🙂

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: