Eğitim Serüveni-3

Yazı dizisine yolculuklar dolayısı ile bir süre ara verdikten sonra devam ediyorum. Anaokul, ilkokul ve ardından gelen ortaokul maceralarından sonra sıra tabi ki de lise de. Lise yılları kanımca özlenmesi gereken yıllar başında birinci geliyor. Bu durum benim için geçerli. Gerçek dostluklar ve sağlam arkadaşlıklar benim için lise yıllarında oluştu. Özellikle lise2deyken yaptığımız Çanakkale Gezisi’nden sonra hala devam ettiğimiz sıkı dostluklar oluştu.

Gene bir sınav ve gene bir Ordu yollarındayız. Şu an ki gibi Ordu İli’ne gidip gelmek öyle kolay değil. Çevre yolu olmadığı için sahil yolunu takip ediyorsunuz ve çok virajlı dolambaçlı bir yol. Hele önünüze bir tır alırsanız artık 1 saatlik yolu 2 saatte alır bir de üstüne virajları çekersiniz.

Sınav, sınav derken zaten alışmıştık. LGS sınavının artık benim için bir önemi yoktu. Ancak her zaman ki gibi babam gene “bizim oğlan yapmalı yoksa biteriz” triblerinde olduğu için onun gerginliği bana da yansıyordu. Bu sınava ilkokuldakine göre daha sıkı hazırlandığımı söyleyebilirim. Fakat sınav zamanı ne olduysa gene patladım gibi geldi. Her çocuk gibi çocuk diyorum çünkü o yaşlarda çocuktuk cidden ben de sınavın nasıl geçtiğini dürüstce söyledim. “Olmadı yapamadım” dedim. Babam hayal kırıklığına uğradı. Ona kalsa sınavdan sonra ki gün beni normal liseye yazdıracaktı. Bir ton laf etti. Sonra küstü falan ama ben tatilime baktım. Ben kurcalamadım. Zaten hayatım boyunca sınavlardan sonra üzülmedim. Çünkü mantıklı değil. Sınav olmuş, bitmiş. Üstüne konuşmanın, üzülmenin bir alemi yok. Artık yapılacak tek şey beklemek ve gelen sonuca göre kendini ayarlamak. O yaz neler yaptım ve nasıl ruh halindeydim hatırlamıyorum. Sanırım ruh halim çok fazla değişken olduğu için hatırlamıyorum. Klasik Ünye yazları. Bilen bilir. Aslında yüzmeler, bisikletler, garip grup işler. (Grup derken lütfen kötü düşünmeyelim!)

Uzunca geçen günler ve üstüne gelen sınav sonucu. O günlerde bilgisayarım olmadığı için sınav sonucunu direk bakamadım. Sonuçlar açıklandı diye haber yayıldı ve akşam babamdan telefon geldi. Ses tonu seviçli, gururlu ve ona benzer şeyler. Tebrikler anadolu lisesini kazanmışsın. Hayır baba ben başaramadım. Ben anadolu öğretmen lisesi istiyorum. Tabi bunu direk demedim. Adam sevinçliydi. Karışmak olmazdı. Normal lise harici bir yerlere gitmek ona göre bir başarı sayılırdı. Sonrası günlerde anadolu ögretmenin taban puanını ögrenince işlerin değişti tabi ki. Ben ve yaz aylarında Ünye’de olan emekli ögretmen teyzem ile anadolu ögretmen lisesine gittik. Ancak komiktir. İleride müdür yardımcım olacak Halife Hoca çok ciddiyetsiz tavırla bizi karşıladı. Teyzem davranışlarını beğenmedi. Sanırım “klasik” öğretmen kalıbı dışında kaldı. Ancak ben nasıl taktımsa kafaya illa da o okul olacaktı ve oludu da. Ünye Anadolu Öğretmen Lisesin’deydim. Sene 2000…

İmaj: Alphasoftz.com

About enderahmetyurt

Full Stack Developer

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: