Yaz durakları: Gökova’nın incisi Akbük

Gökova’nın en güzel koylarından Akbük Koyu, birinci derece doğal koruma alanı. Sit alanı olmadan önce yapılan bir kaç ev dışında hiçbir beton yapı bulunmuyor. Arabayla ya da deniz yoluyla bu koya ulaşım sağlanabiliyor.

Milas Ören’den Gökova’ya doğru Alatepe Köyü yolundan devam edildiğinde muhteşem manzarasıyla selam veriyor Akbük. O manzarayı gören insan yerinde duramıyor, yukarıdan gördüğü bu güzelliğin içine bir an önce dahil olmak istiyor. Alatepe’nin çam ağaçları arasından aşağıya kıvrılan yolundan Akbük’e vardığımda kendimi bir rüya aleminin içinde hissettim.

Yeşilin arasına adeta sızıvermiş tertemiz denizi göz kamaştırıyor. Plajının taşlı olması ise hiç rahatsız etmiyor. Plaj kenarında sıralanmış ağaçlar doğal şemsiye görevi görüyorlar. Dağın eteğindeki azmak küçük bir dere oluşturarak denize dökülüyor. Plajın ötesindeki sazlıkların arasından sevimli ama kabadayı bir kaz sürüsü hiçbir şeye aldırmadan denize doğru yürüyorlar. Hafif esen melteme yüzlerini dönüp sanki dini bir ritüeli yerine getirirmişcesine huzur içinde öylece duruyorlar. Sanki denize ve güneşe şükranlarını sunuyorlar. Fotoğraflarını çekmek için yanlarına yaklaşmaya başladığım anda bizi rahatsız etme diyerek uzaklaştırıyorlar beni ve ritüellerine aynen devam ediyorlar.

Akbük’te Yerkeşik Belediyesi’nin düzenlediği bir piknik alanı, çadır ve bunglowların olduğu bir kamp alanı ve tekneler için de küçük bir iskele var. Belediye Akbük’e girişte araba parası alıyor, piknik alanına giyinme ve duş kabinleri de yerleştirilmiş. Ayrıca her şeyin satıldığı küçük bir büfesi de var. Kamp alanının olduğu yerde de bir balık lokantası var. Çoğunlukla piknikçilerin geldiği bu koya bizim gibi “yolumuzun üstüydü, bir bakalım dedik” şeklinde ve hazırlıksız giderseniz gölge bir yer bulma konusunda zorluk yaşayabilirsiniz.

Akbük’te doğa ve deniz o kadar güzel ki, günebirlik burada vakit geçirmek insana hiç yetmiyor. Denizine doyamıyorsunuz. Birkaç gün kampta ya da teknede kalıp Akbük’ün keyfine tamamıyle varmak gerek diye düşünüyorum.

İLGİNİ ÇEKEBİLİR


Kahve sevenler için Galata’da keyifli bir mekan: Cherrybean

Cherrybean

Hafta sonları Taksim‘den Galata’ya doğru yapacağınız güzel bir yürüyüşün ardından Galata’daki Cherrybean‘de aromalı enfes kahveler ve tazecik kekler eşliğinde gazetenizi okuyabilirsiniz.

Galata Kulesi’nin giriş kapısının karşısındaki Camekan Sokak’ta ilerleyin, sokak sağa doğru kıvrıldıktan biraz sonra sağ hizada Cherrybean Coffees’i göreceksiniz. Beş masalık küçük ve samimi bir ortamı olan kafede, sıcak ve soğuk onlarca kahve çeşidi, meyveli ve çikolatalı ev yapımı keklerle güzel bir müzik sizi bekliyor.

Yazının devamı >>

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: