Eğitim Serüveni-6

Bir süreliğine bu yazı dizisine ara vermiştim. Hepinizden özür dilerim. Biliyorum dizinin devamını heyecanla beklediniz ama ben tembellik yaptım. Şimdi kaldığım yerden devam ediyorum.

Herkesin hayatında önemli bir yer taşıyan eğitim hayatının belki son basamağı olan üniversite hayatına 2005 yılında başladım. Bir sene geçikmelide olsa üniversite hayatım sonunda başlamış oldu. Yaşımın 19 olduğu o yıllar da tam olarak sağlıklı bir düşünme içerisinde olduğumu söyleyemem. Belki 18 den sonra sağlıklı düşünebilen bireyler olarak görülüyoruz ama ben kendim için bu yaşın özellikle üniversiteden sonrası için olduğuna inanıyorum ki daha gerçek hayatla tanışamadan bunun doğru olduğunu savunamam.

Üniversite sınavı malum çok iyi geçmemişti ve de sonuç o doğrultuda geldi. Çalışmak ve bir şeyler için çabalamak her zaman size iyi sonuçlar vermiyor. Etrafımızdaki parametleride hesaba katmak gerekiyor. Hala neden o zamanlarda başarısız olduğumu anlayabilmiş değilim. Bir kaç ihtimal üzerinde durdum ama sanırım onlar da değil.

Sınav sonuçları açıklandıktan yani puanlarımızı öğrendikten sonra açıkcası tercih edebileceğim üniversite sayısı azdı. Puanımın düşük olması, benim üzüntüm ve buna eklenen aile içindeki üzüntü ve kaos ortamı herşeyi daha da zora sokuyordu. Ancak bir şeyler yapılmalıydı. Ya üniversiteye gidilecekti ya da tekrar sınava girilecekti.

Çok iyi hatırlıyorum. Ben o günlerde odamda oturmuş “Nasıl olacak lan?” diye düşünürken babam kıça geldi ve seçenekleri güzel bir şekilde söyledi. Tekrar sınava girmek, devlet okulunda sınıf ögretmenliği, özel bir okulda istediğim bölüm olan bilgisayar mühendisliği.

Seçeneklere bakıp tek tek yorumladık. Acaba hangisi en iyisi olabilirdi.

Yeniden sınava girmek mi? Hayır çünkü sistem değişiyordu. 2006 senesinde olacak olan sınav benim lise de görmediğim konuları kapsayacaktı. Bu durum bir risk almaktı. Çünkü lisede görmediğim konuları dersanelerde hızlı şekilde görecegim ve bakalım öğrenebilecek miyim? soruları kafaları kurcalıyordu. Ayrıca 3. bir sene daha denemek kişide güvensizlik yaratacağı için bu ihtimal üzerinde çok düşünülmedi.

Devlet okulunda sınıf ögretmenliği. Anadolu öğretmen lisesi mezunu olduğum için aldığım ek puanla ki öyle böyle yüksek bir puan değil istediğim bir devlet okulunda sınıf öğretmenliği programına gidebiliyordum. Ancak sınıf öğretmeni olmak ve sonrasında neler yapabileceğim hakkında pek bir fikrim yoktu. Belki yapabilirdim ama o zamanlarda çok cazip gelmiyordu. Ailemde zaten bu durumu desteklemiyordu. Sınıf öğretmeni olmamı onlarda istememişti. Böylelikle bu şıkta elenmiş oldu.

Belki benim için iyi ama ailem için zor olan tercih özel bir okulda istediğim bir bölüm. Puanım öyle yüksek olmadığı için her özelee gidemiyordum tabi ki. Biraz daha 2. sınıf özel okullar cazip duruyordu. Ama “özel” okul olduğu için yüksek paralar ödemek gerekiyordu. Ailem biz ayarlarız sen araştır bakalım dedi ve araştırma serüveni başlamış oldu.

İşte böylelikle üniversite hayatına giriyordum. Okul araştırmaca. Hemde kendi başıma. Bütün bunları herkes ailesi ile yaparken ben kendi başıma yaptım. Ara sıra ailemden üniversiteden yeni mezun olmuş olanlar yardımcı oldu evet ama genel olarak tek başımaydım ve 19 yaşında. Bu olsun dediğimiz gün herşeyin aslında başlangıcıydı.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: