Medya Okuryazarlığı dersi şart mı?

Eğer dünyada televizyonun en çok izlendiği 2. ülkede yaşıyorsanız, bence şart. Hatta seçmeli değil tarih, coğrafya, matametik gibi zorunlu derslerden biri olmalı.

2004 yılında İletişim Fakültesi’nden mezun olduğumda Medya Okuryazarlığı dersinin ilköğretim sınıflarına konulacağı henüz bir tasarı halindeydi. Benim gibi İletişim mezunlarının da belli kriterleri tamamladıktan sonra bu dersi okutabileceği söyleniyordu. İlk 2006 yılında pilot uygulama olarak Medya Okuryazarlığı dersi ilköğretim öğrencilerine seçmeli ders olarak verilmeye başladı. Bu yeni eğitim-öğretim yılında ise Türkiye genelinde seçmeli ders olarak gösterilmeye başladı.

Belki televizyon izlerken reklam aralarında bu dersin seçilmesine yönelik dönen reklamlara denk gelmişsinizdir. RTÜK bu konuda en yaygın medya aracı olan televizyonu da kullanarak oldukça ciddi çalışmalara imza atıyor. Milli Eğitim Bakanlığı zaten dersin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını yürütüyor. Medya kuruluşlarının ve profesyonel medya çalışanlarının da bu konudaki desteklerinin artması gerekiyor.

Televizyon izleme ve medya kullanımı üzerine çeşitli araştırmalar yapılıyor. Ama o kadar uzağa gitmeye gerek yok. Çevremize baktığımız zaman rahatlıkla araştırma sonuçlarını görebiliriz. Konumuz medya okuryazarlığı dersi olduğu için bu dersi alacak kesim olan ilköğretim 6-7-8 sınıf öğrencilerine bir bakalım isterseniz. Çocuklar okul saatleri dışındaki zamanlarının çoğunluğunu ya televizyon ya da bilgisayar başında geçiriyorlar. Hatta bir çok çocuk okuldan eve giderken zamanlarının bir kısmını internet kafelerde geçiriyorlar. Yani uzun saatlerce televizyonun -iyi veya kötü- etkisi altında kalmaktalar.

Televizyon seyretmenin yanlış, televizyonda yayınlanan programlarının yanıltıcı olduğunu kesinlikle söylemiyorum. Ancak gerçek dünya ile televizyonun kurmaca dünyası arasındaki farkın ayırt edilmesi gerekiyor. Bu da insanların genç yaşlarda medya yayınları hakkında bilgilendirilmesiyle, bu konuda eğitim almalarıyla sağlanabilir. En başta televizyon olmak üzere bütün medya araçları daha bilinçli bir şekilde tüketilir hale gelir. Ben eminim ki, biz profesyonel medya çalışanları bilinçli bir seyircinin karşısına daha kaliteli programlarla çıkacağız.

Tabii ki medyayı sadece televizyonla sınırlandırmıyorum. Basını, radyoları ve interneti göz ardı etmiyorum. En çok tüketilen ve evimizde bir kumanda uzaklığında olan televizyonun etkisinin ve yönlendirmesinin daha fazla olduğunu kimse inkar edemez.

Bu yüzden velilerin de bu konuda özenli olması gerekir. Çocuklarına mutlaka medya araçlarının nasıl kullanılmasına ve daha bilinçli tüketilmesine yol gösteren Medya Okuryazarlığı dersini seçtirmeliler.

 

 

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: