Kader Ajanları bile aşkın önüne geçebilir mi?

Başlıktaki sorunun cevabı filmin içinde saklı. Ama filmi izlemeseniz de cevabı bilmek o kadar zor olmasa gerek.

Kader Ajanları orijinal adıyla The Adjustment Bureau Mart 2011’de gösterime giren filmlerden. Ölümünden sonra bir çok hikayesi filme çekilen -ki bunların en bilinenlerinden biri Blade Runner’dır- Amerikalı bilim-kurgu yazarı Philip K. Dick’in kısa bir öyküsünden uyarlanan filmin yönetmeni George Nolfi. Oyuncuları arasında Matt Damon, Emily Blunt, Michael Kelly, Anthony Mackie’nin yer aldığı romantik bir bilim kurgu filmi olan Kader Ajanları “kaderimiz kimin kontrolünde” sorusunun etrafında dolanan bir vazgeçilmez aşk hikayesini anlatıyor.

 

Matt Damon’ın canlandırdığı David Norris karakteri azimli ve geleceği parlak bir genç politikacıdır. New York’tan senatör olabilmek için oldukça başarılı bir seçim kampanyası yürütmektedir. Ancak seçimlerin arifesinde gazetede çıkan bir haberi ile hesapta olmayan bir yenilgi yaşayarak bu büyük yarışı kaybeder. Evet, senatörlük seçimlerini kaybederken hayatının en büyük seçimini yapacağını birisiyle tesadüfen tanışır: Elisa ile. Yine ertesi gün tesadüfen Elisa ile karşılaştığında inanılmaz bir aşkın içinde hisseder kendini. İşlerin yolundan çıktığını ve yazılan planın sekteye uğradığı gören Kader Ajanları David ile Elisa’yı ayırmak ve bir daha biraraya getirmemek için ellerinden geleni artlarına koymazlar. Bu çiftin aşklarını engellemek için her şeyi her şekilde yaparlar. Aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen Elisa’yla tesadüfen karşılaşınca aşkını engelleyen adamlara rağmen onunla birlikte olabilmek için elinden gelen her şeyi yapar, bu gizemli adamları bir şekilde alt etmeyi başarır. Ama kendisi için yazılan planı kabul etmek ve sadece ona sunulanlara boyun eğmek kaderi mi olacaktır?

İnsanın kaderini kim yazar? Kendisi mi yoksa başka biri tarafından mı yazılır? Yazılan kaderinde olmayan şeyler yaşarsa bunlar tesadüf müdür? İnsan yazılan kaderini değiştirebilir mi? Eğer özgür iradesini kullanarak hayatında bir değişim yaparsa aslında kaderi o mu olur?

Matt Damon ve Emily Blunt’un oyunculuklarındaki başarıları ve kameradaki uyumları ile birlikte güçlü bir film ortaya çıkmış. Sanırım ikisini başka yapımlarda birlikte görme ihtimalimiz olabilir. Takım elbiseli, fötr şapkalı melek de diyebileceğimiz kader ajanları bana Fringe dizisindeki “gözcü”leri hatırlatmadı değil. Senaryosundaki bir kaç mantık yanlışlığına rağmen akıcı temposu, fazla boğmayan ve yormayan aksiyonu ile Kader Ajanları filmini oldukça beğendim. Filmin sonunda özgür iradenizi ve kaderinizi sorgulatacak bir sahne bekliyor sizi. İzlemeyenler varsa hala mutlaka izlesinler derim.

 

 

 

Reklamlar

About Sergul Sungur

Sergul Sungur, 2004 yılında Ege Üniversitesi Radyo TV Sinema Bölümü'nden mezun oldu. 2013 yılına kadar dizi film ve sinema sektöründe profesyonel çalışma hayatını devam ettirdi. Kariyerine dijital medya alanında uzmanlaşarak yeni bir yön verdi. Deniz, güneş ve kitaplar büyük tutkusu.

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: