Salı-

Bugün Salı. Lanet bir Salı günü bu gün.

O lanet sıcak yaz günü de bir Salı günüydü, hani sallanmayacağına dair bir Pazartesi gecesi geçen kış, sana söz verdiğim.

O kış günü sallanıyordun ve ben, sen sallanma diye, senden önce kuşanmıştım erken saat Tyr’le boğuşmaya gitmek için ve sallanmamıştı o günün. Yine de ne yazık balıklar dördüz doğurmamıştı ancak ve sen bana yazmamıştın.

Olsun varsındı, Salı‘yı sallatmamıştım.

Ondan sonraki Salı‘ların da sallanmadı. Sen uzun süre; “için için yanıp soğuduğundan kendisine yapışan buz olsan da düşünerek…” vakit bulup yazmadın. Önemli değildi, sallamamayı beceriyordum artık Salı günlerini ve sen hiç yazmadın.

Sen yazmıyor olsan da, her lanet Salı sabahı erkenden kalkıp, kuşanıp Tyr’in karşısına çıkmak zor olsa da, ben aksatmıyordum görevimi.

Sonra sallanmadığından Salı‘lar, sen sallanan Salı‘larını unuttun. Ben unutmamıştım oysa, her Salı erken kalkmaya gayret ediyordum, farkında olmasan da…

Sonra, aylar sonra, bir Pazartesi gecesi habersiz eve gelmedin.

Çok acıdım, içtim.

Sabah uyanamadım.

“Nefret ettiğin Salı günlerinden birinde, başına felaketler gelmesin diye Tyr’le savaşamadım.”

Gelmemiştin.

İçmiştim.

Yoktun.

Uyanamamıştım.

Salı fena salladı yine seni, sadece seni değil bu kez ne yazık, beraberinde de beni…

O sallantıda aklım yitti.

“Sana yaptıklarımın telafisi yok”, kalan tek düşünce bu ardından, yitik aklımda sonsuz sarmal şeklinde dönüp duran.

Biliyorum ne yazık, yanımda olsan, sallanmazdı o lanet Salı günü!

Kalkardım erkenden, önce kahveni hazırlardım suyunu iki kere kaynatmamı istediğin, sonrasında bi’ koşu aldığım tazecik ekmeğin, sevdiğini bildiğim domates, hıyar ve taze biberin, kahvaltını hazırlardım, yanında beyaz peynirin ve sarı kedin. Yumulurdun seni çok yedirdiğim için bana kızarak.

Giderdin, akşam gelene dek…

Evet, sallanmazdı Salı. Tyr’in gazabı yine sana dokunamazdı. Sen sezmeden karşısına dikilirdim ben. Bilmeden sen, sabitlenirdi, felaket getirmeden.

Meraklanma ama felaketlerine bir yenisini eklememek için dikkat edeceğim, vaktim geldiğinde göçmek için mutlaka bir başka günü seçeceğim.

Bu Salı günü ise, lanet Salı kabusuna son vermek için, bıkmadan, usanmadan yaptığımı yine deneyeceğim; senden dönmeni isteyeceğim.

Salı‘nın lanetini bu kez, sonsuza dek sileceğim.

“Gel lütfen, yetti acıdığımız, gel ve bu Salı hayatının en güzel günü olsun…”

Yazan: Kaan Volkan

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: