sona son kala…

yeterince acı çektik ve çoğunu ödedik hesabın. çok az kaldı, inan son demlerini yaşıyoruz, titreyerek yatak kuytularında bir diğerimizi özlemenin. benim tarafımda eşelenecek geçmişin kalmamış olması da bir diğer güzel tarafı işin. sorgu yok, sorular da yok üstüne gelinecek artık… belli ki bir süre bedenlerimizi kopartmış olsak da, ruhlarımızı ayıramadık.

kolay mı? izlerimiz var nakşolmuş kemiklerinde birbirimizin…

hal böyleyken; ne konu kalmış olabilir kuşkulanacak? nedir sorun üstüne arıza yapılacak?

artık önüme bakıyorum. söylüyorum, biliyorsun. çalışmam çabalamam senin için, gelecek için, can sevdiğim iki cüce için…

bu arada, fark etmişsindir sabitliği, her ne kadar sallanmasın diye günün, erken kalkmış olsam da dün, özür dilerim, vakit kalmadı sana haber uçurmaya… hem işe güce yoğundum, hem de Tyr’le boğuşmaya.

aklımdaydın ama her an, farklı olmadığından söylemesi yersiz, daim olduğundan.

diğer yandan, boş kaldım mı neyle uğraştığımı soracak olursan:

şimdi, telafisi peşindeyim, kapris yaptığımdan başına açtığım bir rezaletimin. seni ağlatmış olduğumdan, berbat geçirdiğin mühim bir gecenin.

gerçi sürpriz olsa daha iyi olurdu ama ön hazırlık gerekirse diye bir kaç ipucu vermeli. zira konuştuğumuz ancak oynamayı beceremediğimiz bir oyundu bu, kuralları belli.

sorma sırası bende, bilme sırası sende şimdi:

“bence vakti geldi. yaşı geçkin bir Kraliçe, 796 yıldır bir ‘büyük kağıdın’ ayakta tuttuğu topraklarına, güzel ayaklarını basacağın için sana sayısız kez teşekkür etmeli…”

önemsediğin kostüm ve kıyafetlere atfen, yapılacaklara gelince;

“madem … seviyor(uz)sun.” konu başlığında ilk cevabının hatırlattığı bir grubun, sahayı istilasını izlemeli. (sahi elin giderse bir hatırlatsana, ismi neydi? anımsadığım kadar sanki yalnız gittiğin, çalıntı Ishtar kapısının durduğu şehirde, emsalsiz gözlerine değmişlerdi…)

ertesi gece, oldukça asil bir binada, bir dehanın “zafer marşı” dinlenmeli ve “nohut-pilav tadı damakta olsa da“, üstüne iyi bir ustanın elinden yemek yemeli.

sonrasında vakitlice eve dönmeli ve sevdiğin tek diziye yetişmeli…

“az kaldı” diyorum ya, gelecek Şubat’ın son Cuma’sı, sabah epey erken saat, seni mevsiminde göçenlere öykünen, insan icadı demir kanatlı kuşların orada bulmalıyım. “hey! otuz üç alemin en güzel Kadını, tanışalım mı?” diye sormalıyım.

emsalsizliğinde bu sefer kekelemeden ancak; kendime geldiğimden ve kim olduğumu iyi bildiğimden. oldukça emin, seni mutlu edebileceğimden…

ağzımdan çıkan her lafı bilerek konuşmalıyım. tüm diğer sorumluluklarımı, öğütlediğin şekil yerine getirmiş olacağımdan, rahat bakmalıyım. layık olduklarının ölçüsü olmadığından, tasarlayabileceklerimden sıkılacağın bir hafta sonu sunmalıyım. sadece senin için, sana ve güne özel. sana ait ve dair. seveceğini umduğum biçim.

farkındayım maalesef bu arada, tüm bunları düşünürken ve organize ederken bir yanda, arada sorguluyorum kimi yazılarımda, kusura bakma. sen yanımda olmadığından, sürekli ihtimaller var aklımda, oysa ne güzel yasak etmiştin bir zamanlar düşünmeyi bana, sarılıp uyuduğun anlar koynumda…

yine yerine koyacağım seni meraklanma. kimsem yok sensiz. olmayacak da. aklın kalmasın, benim de yokluğunda çaldığım sen bağıran şarkılarla, müzik zevkim oldukça neşesiz. her fotoğrafta acıtan parçalarım ve ben, yalnız ve suskun aynı kederli karedeyiz.

konu müzikten açılmışken, adında ve notalarında “acı” geçen, keşfedilmesini sıklıkla öğütlediğin bir gruptan, ben de bir örnek vereyim de seni bir daha asla acıtmayacağıma dair temin etmeyi deneyeyim.

arkadaşların bahsi geçmişken, seni tanımadıklarından olsa gerek, yanlış bildikleri bir şeyi de düzelteyim:

“ben eminim Kadın! seni bildikten sonra; sadece bu dünyada değil, en güzel Kadını olduğun otuz üç alemin her birinde, tekrar tekrar gözlerinde ölmeliyim.”

fark et ve lütfen rahat ol Kadınım, salt yazmaktan da öte artık yapıyorum:

“yaşadığım her an emsalsizliğine tapıyorum.”

Yazan: Kaan Volkan

No comments yet... Be the first to leave a reply!

Yorum Yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: